12 Ay Çeşme
Bu hareketi Ekrem Oran isimli genç, gazetelere ilanlar vererek başlattı.
En büyük destek de, Çeşme’de yazlık sahibi olan İzmirli işadamlarından geldi.
Hareketin hedefinde, iki – üç aylık değil, on iki aylık Çeşme var.
Termal tesisleri, hastaneleri, kolejleri, konser salonları ile dopdolu bir Çeşme.
Ekrem Oran :
“Dünya markası bir Çeşme olmalı. Televole malzemesi değil…”
Ekrem Oran, önümüzdeki yerel seçimlerde oylarını Çeşme’de kullanmak isteyen yazlıkçıların 1500′e kadar yükseldiğini anlatıyor ve ekliyor:
“Hedefimiz siyasi değil. Şu veya bu kişinin başkan seçilmesi de bizim için önemli değil. Biz, Belediye Meclisi’nde temsil edilmek istiyoruz. Bu da bizim doğal hakkımız. Seçimlere kadar en az 4 bin oyluk bir kitle olacağız.”
* * *
EBSO Meclis Başkanı Kemal Çolakoğlu, bu hareketin destekçilerinden sadece biri.
Ziya Beşe “Çeşme’ye dünyanın en lüks otoyolu ile gidiyorsunuz. Bu Çeşme’de hayat neden yılın 12 ayı canlı olmasın. Dükkanlar, restoranlar hergün açık olacak. Termal tesisleri de öyle. Buna bir de sosyal aktiviteleri eklediniz mi, ortaya dünya cenneti Çeşme çıkar.”
Bu hareketin destekçileri arasında Muharrem Kayhan, Atıl Akkan, Necip Kalkan, Muammer Müdüroğlu, Bülent Kürşad, Mahmut Özgener, Halit Özboyacı, Muhip Gürpınar, Metin Tekin Özker de var.
bi dakka
Sevindirici bir açıklama
Necmettin Erbakan hocamız, trilyonlara varan suiistimal davasında 2 yıl 4 ay hapse mahkum olduktan sonra, işin ciddiyetini kabul ederek her türlü kurtuluş yolunu denemeye başladı.
Son olarak tashihi karar ve iadei muhakeme haklarını kullandı. Fakat, yine sonuç alamadı.
İşin fenası, Yargıtay Başsavcılığı, Saadet Partisi’ne gönderdiği bir yazı ile sevgili hocamızın parti genel başkanlığından alınmasını, hatta partiden üyelik kaydının silinmesini istedi.
Saadet Partisi Genel Sekreteri, değindiğimiz bu durumlara işaret ederek:
” Kimse heveslenmesin. Mirasımızı kimseye bırakmak niyetinde değiliz.”
açıklamasını yapmış.
Allah kendisinden razı olsun…
Aksi halde “reddi miras için” mahkemelere başvurmak zorunda kalacaktık.
Y. İsmet Anıl
kentten
Bir efsaneyi toprağa verdik
Eğitim dünyamızdan bir yıldız daha kayboldu. Bir ışık daha yok oldu.
Kemal Kemahlı’yı ebediyete uğurladık.
O’nun “küçük gemisi”ni çok sevdiği kıyı kentine demirledik. Bir daha demir almamacasına…
O gün İzmir’den adeta bir eğitimci ordusu Foça’ya akın etti. Sokaklar doldu taştı.
Arkadaşları, öğretmen grupları, öğrencileri ve tüm Foça halkı Kemal Hoca’nın ardından yürüdü.
Binlerce öğrenciye ışık tutmuş, saygı ve sevgi yüklü adamdı Kemal Kemahlı Hoca…
Başka liselerdeki öğrencilerin de sığındıkları bir limandı Kemal Kemahlı Hoca’nın gönlü.
* * *
Öğretmenliğe ilkin Kayseri’den başladı. Ardından gelen 26 senesini Anadolu’ya adadı. 27′nci senesini mezun olduğu İzmir İnönü (Namık Kemal) Lisesi Müdürlüğüne bağladı.
Sırası ile İzmir Kız Lisesi, Karşıyaka Gazi Lisesi, İzmir İnönü (Namık Kemal) Lisesi Müdürlüğü ile eğitimde 38 yılını doldurdu. Bunun üstüne 6 yıl da İzmir Özel Türk Koleji yöneticiliğinden sonra köşesine çekildi.
Kemal Kemahlı’nın öğrencilerinden Mehmet Büyükçam anlatıyor:
“Aramızdan hiç kaybolmadı. Hep içimizde oldu. Bizleri irşad etti. Hiçbir dönemde Atatürkçülüğünden taviz vermedi. Maddiyat ile ilgisi yoktu. Bildiğinden başka işlere karışmadı.”
küpe
Dert insana yol gösterir
Mevlana
Sarhoş
günün fıkrası
Adam zilzurna sarhoş halde otelin kapısına gelir. Orada gördüğü apoletli, sırma üniformali birine seslenir:
“Heeey! Bana bir taksi çağır”
Adam yanıtlar: “Ben kapıcı değil amiralim…”
“Öyleyse bana bir gemi çağır…”
Erkin USMAN


