Küba`nın Edith Piaf`ı Çeşme`ye geliyor
Küba müziğini verdiği konserlerle dünyanın çeşitli ülkelerinde tanıtan ve “Küba`nın Edith Piaf“ı olarak bilinen “Latin Müziğinin Divası“ Omara Portuondo, ülkesinin müziğini dünyaya tanıttığı için mutlu olduğunu söyledi. 20. Uluslararası İzmir Festivali çerçevesinde Çeşme Kalesi`nde konser vermek üzere Çeşme`de bulunan Portuondo, AA muhabirinin sorularını cevaplandırdı. Müzik sayesinde hayal bile edemediği ülkeleri tanıdığını belirten Portuondo, 15 yıl radyolarda çalıştığını, bundan sonra festivallere katılmanın kendisi için bir üst aşma olduğunu bildirdi. 7-8 yaşlarındayken Küba`da kapı kapı dolaşıp giysi ve battaniye satan Türkler olduğunu, Türkleri ve Türkiye`yi o yıllardan bildiğini ifade eden Portuondo, gittiği ülkelerin müziğinden etkilenip etkilenmediği yönündeki soruyu şöyle cevaplandırdı: “Küba müziği, diğer ülkeleri etkiliyor. Örneğin İstanbul`da Küba müziğini dinlemek mümkün. Bunun gibi pek çok ülkede Küba müziğini dinleyebiliyorsunuz. Ama benim tarzımı değiştirmiyor ve etkilemiyor. Müzikten değil, gittiğim ülkelerin danslarından etkileniyorum. Aslında Küba müziğinin içinde pek çok ülkenin dans ve müziği var. Örneğin vurmalı çalgılar Küba`ya Afrika`dan geldi. Bu arada darbukanın Türkiye`ye nereden geldiğini çok merak ediyorum. Türkiye`de oryantal danstan ve o tarz kıyafet ile ayakkabılardan etkilendiğim doğru. İnanıyorum ki hiçbir savaş ve hiçbir politika, insanlığın dans ve müzikle olan birleşmesini yok edemeyecektir.“ Küba`nın çeşitli sorunları bulunmasına rağmen müziğinin çok canlı olmasını, ülkenin “hayat dolu ve canlılığına“ bağlayan Portuondo, şunları söyledi: “Her ülkenin kendi içinde çelişkileri var. Küba`da da yoksul bölgeler var. Mutluluğun müziğe yansımasının nedeni, Kübalıların pozitif olmaları ve hayata olumlu bakmaları. Örneğin İngiltere`de İngilizler içlerine dönük, kendimi orada rahat hissetmiyorum. Küba`da insanlar yolda yürürken de konuşurken de pozitiftir. Ayrıca sizin olduğunuz gibi çok da romantiğiz.“ -500 YILLIK KALEDE KONSER- Portuondo, 500 yıllık tarihi geçmişi olan Çeşme Kalesi`nde konser vereceği için çok heyecanlandığını belirterek, “Çok güzel olacak. Çok hoş bir his. Çok etkileyici, çok heyecanlıyım“ dedi. Türk müziğiyle ilgili görüşü sorulan Omara Portuondo, “Türk müziği ritimleriyle Küba müziği ritimleri benziyor. Küba müziğinin içinde İspanyol müziği var. İspanya müziği ile Türk müziği de birbirine çok yakın“ diye konuştu. Portuondo, Küba`da söylenen ve melodisi kulaklara yer etmiş “Guantalamela“ şarkısı gibi Türkiye`de bilinen “Üsküdar`a Giderken“ şarkısını çalışacağını ve konserinde Türk dinleyicilerine bununla sürpriz yapacağını söyledi. Portuondo, “Sonsuz aşkınız kim?“ sorusuna, “3 aşkım var. Birincisi oğlum, ikincisi ülkem Küba, üçüncüsü tüm insanlık. Bu üçünün birleşimi olan aşk, beni besliyor“ dedi. Omara Portuondo, Türkleri çok sıcak kanlı ve keyifli bulduğunu da söyledi. -OMARA PORTUONDO KİMDİR?- Havana`da 1930 yılında doğan sanatçı, sahne kariyerine 1945`te Tropicana kabaresinde dansçı olarak başladı. 1959 yılında yayınlayan ilk solo çalışması “Magia Negra“da Küba`nın geleneksel müziğiyle Amerikan caz standartlarını buluşturdu. Wim Wenders`ın unutulmaz belgesel filmiyle tüm dünyada milyonlarca hayran kazanan efsane topluluk Buena Vista Social Club ile 2000 yılında “Buena Vista Social Club Presents: Omara Portuondo“ adlı albümü yayınladı. Topluluğun tek kadın üyesi olan Omara`nın sesindeki tutku ve duygu yüklü dürüstlük, onu Küba`da çok sevilen biri haline getirdi. “Flor de Amor“ albümüyle Latin ve Tropikal dallarında iki kez Grammy ödüllerine aday gösterilen sanatçı, 2005 yılında Billboard Latin Müziği Ödüllerinde kadın sanatçılar kategorisinde “Yılın Albümü“ seçildi.


