Başladığım yere döndüm yani.
EBRU DREW ( VATAN)Kuş olup kanatlansam bu kadar gezerdim anca… Antalya, Alanya, Marmaris derken hafta sonu nerede buldum kendimi?..
Çeşme…
Başladığım yere döndüm yani.
Bizim Cihan’ın (Doğan) hatrına gidildi oraya…
Çeşmeliler’i yemekli eğlenceyle tanıştıran Alla Turca’daydım geçen hafta. Aya Yorgi Koyu’nu illa ki duydunuz. Bir zamanlar yolunu bulmaya zorlandığımız, şimdi ise Çeşme’de gece hayatının nabzını attıran o meşhur koy hani.
Granada Beach’in içinde yeni bir meyhane ‘merhaba’dedi gecelere. Daha önce anlatmıştım size, “İlla ki gidin” diye.
Ben de geleceğim demiştim ama uzaklardaydım, yetişemedim size.
Kısmet iki gün önceyeymiş. Gittim nihayet.
Çeşme’ye giderken Dalyan sapağına saptığınızda, Aya Yorgi yazan küçücük tabelayı gördüğünüzde sola döneceksiniz. Daracık yolu biraz gidince göreceksiniz Granada Beach’i…
İşte onun içinde Alla Turca.
İşletmeciliğini bizim Ergun (Yıldız) yapıyor. Bir zamanlar İstanbul gecelerinin tozunu attıran Dedikodulu Meyhane, Gatto, Meridian Ice’ın başındaki isimdir kendisi. İşinde titizdir, dakiktir, müşteri memnuniyeti ilkelerinin başında gelir. Benim canımdır da ayrıca…
Ama bu yüzden kayıracak değilim. Gördüklerimi yazarım bir bir… O da bilir ve hiç kızmaz ya. Öyle yüreklidir.
Öncelikle…
Granada Beach’e giriş ücretsiz. Arabayla giderseniz otoparka 10 YTL ödersiniz. Alla Turca girer girmez hemen solda. Çimlerin üzerinde tahta masalarda canlı müzikli bir eğlence bekliyor sizi. O yüzden fazla allanıp pullanmanıza gerek yok.
Öyle kokoşluk yapıp ince burun yüksek topuklarla şık olacağım derken tepe taklak gelip, komik duruma düşebilirsiniz, demedi demeyin. Tabii buradan sonra sonra başka bir yere zıplamayacaksınız. Ki, zıplayacak halinizde kalmayacak ya. Cihan öyle bir eğlendiriyor ki…
Gece 21.00′de yemekle başlıyor Alla Turca’da… Önce mezeler geliyor. 7-8 çeşit. Patlıcan salatası, zeytinyağlı enginarı, deniz börülcesi, her biri ağzınıza layık. Ardından sigara böreği vs… ara sıcaklar sunuluyor. (Ki, ciğeri nefisti.) Ana yemek olarak da tavuk, et veya balık, kim neyi seviyorsa…
Bu arada canlı fasıl başlıyor. Ayağınız çimlerde, yıldızların alanda, şarkılardan fal tutuluyor.
Gördüğüm kadarıyla İzmirliler pek meraklı fasıla. Hep bir ağızdan eşlik ediyorlar gruba. Dım tıs dım tıs club’lardan şöyle yemek yiyip içlerini titreten şarkıları söyleyebilecekleri bir yere duydukları özlemin de etkisi vardır bunda. Alla Turca bu özlemi dindiriyor işte. 13-14 yaşındaki bebeler cirit atmıyor buralarda. Benim gibi yılları devirmiş, ununu elemiş, asacak ip arayanlar geliyor daha çok. Bu demek değil ki gençlere hitap etmiyor. Bilakis, en eğlenceli doğum günü kutlamaları Cihan’ın çıktığı mekanlarda gerçekleşiyor.
Saatler 00.00′ı geçince ‘favori sesim’ Cihan’ım Doğan’ım çıkıyor sahneye. Yine kendine en yakışan, en şık kıyafetler içinde. Bir insan sahneye bu kadar mı yakışır, en damar şarkıları bu kadar mı içten okur, gidince göreceksiniz siz de.
Arak duymayan kalmadı. Benim ondan dinlemeye doyamadığım, İbrahim Tathses’in Bir Ayrılık Şarkısı… Hoş İbo’nun bütün şarkılarını hakkını vererek okuyor o… Sadece o mu?.. Beach club’larda tepindiğiniz Bittin Gözün Aydınlar, Of Of’lar… hepsini sıralıyor maşallah.
Beni her gördüğünde repertuvarının bir yerine Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar eklemeyi de unutmuyor tabii…Söyledi yine… Eli elimde gözü gözümde.
Uzun lafın kısası Çeşme gecelerine güzellik getirmiş Alla Turca. Tek kusuru, Çeşme’nin popo ıslatan çiğlerinde. Sandalyeler bez olduğundan altınıza yapmış hissiyle kalkıyorsunuz masadan. Ama onun da çaresini bulmuş Ergun’cuğum. Havlu seriyor alanıza, poponuz moponuz kuru kalıyor.
Her çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi fasıl üzeri Cihan Doğanla eğlence sizi bekliyor Çeşme’de. Her daim arayış içinde olan Ergun’un sürprizleri ise bitmek bilmiyor. Pek yakında muhteşem danslarıyla Sibel Barış’ı da görürseniz o sahnede şaşırmayın sakın. Eğlencenin tadını çıkarın. Yemek, limitsiz içki dahil 60Tel: (0232) 71215 06 YTL’ye…
drew tavsiyesi
Kahvaltı dediğin böyle olur
İnsanoğlu alışkanlıklarından kolay vazgeçemiyor. Ben de öyle… Ilıca’da, yine aynı otelde kaldık bu gidişimizde de. Delmar Otelin termal havuzunda toksinlerimizden arındık, ruhumuzu hafiflettik Kahvaltıyı da her zamanki durağımızda, Veli Usta’da yaptık. Nedense Çeşme’ye her giden Alaçatı’dan dem vuruyor. Alaçatı’yı da gezdim, nedense büyülenmedim ben. Başlamadan bitecek bir rüya gördüm orada. Çok fazla restoran, çok fazla kafe. O yüzden Ilıca’yı ve Veli Usta’nın kahvaltı gibi kahvaltısını öneriyorum yine yeniden size. Kuşburnu reçeli, balı, kaymağı, zeytini, beyaz, ve harbi izmir tulumu peyniri, salatalığı, domatesi, üzerinde az zeytinyağı, kekiği ve pul biberi. Ne yavan salam, ne bizim olmayan jambon var. Bakır sahanda yumurta da söylediniz mi… Pazar kahvaltısı böyle olur işte. Beni dinlerseniz, gözlemenin piştiği yer minderlerine outrun. Kahvaltının üzerine de Veli Usta’nın o leziz dondurmalarından götürmeyi ihmal etmeyin, ki ağzınız tatlansın. Öyle başlayın güne. Bu arada “Ah Ilıca vah Ilıca” yazıma konu olan, halkın denize girdiği plajın dibindeki yol inşaatı da sonlanmış gibiydi. En azından daha önce tüylerimi diken diken eden buldozerler yoktu plajda. Faik Tütüncüoğlu çalışmıyor diyen utansın vallaha!.. Başkan, yaz bitmeden yolu bitirmiş işte!.
