<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çeşme bilgilendirme portalı &#187; Nerede Kalınır</title>
	<atom:link href="http://www.infocesme.com/cesme/cesme-rehber/nerede-kalinir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.infocesme.com</link>
	<description>Çeşme&#039; ye gidecekseniz muhakkak okuyunuz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 10:01:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Çeşme&#8217; ye HOŞGELDİNİZ!</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/cesme-de-muhakkak/cesme-ye-hosgeldiniz/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/cesme-de-muhakkak/cesme-ye-hosgeldiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Dec 2010 15:57:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alaçatı]]></category>
		<category><![CDATA[ÇEŞME]]></category>
		<category><![CDATA[Çeşme' de muhakkak ...]]></category>
		<category><![CDATA[Dalyan]]></category>
		<category><![CDATA[Ilıca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=3217</guid>
		<description><![CDATA[* Dünyanın en önde gelen medya yazarlarının ‘tatil için gidebileceğiniz en güzel turizm beldesi’ diye tescil ettiği  Çeşme’ye hoş geldiniz. * Eğlenceyle dinlenceyi bir arada sunan, termaliyle pek çok derde çare olan, rüzgar gülleriyle hem Türk ekonomisine, hem de doğaya katkı sağlayan Çeşme’ye hoş geldiniz. * Dünyaca ünlü sörf profesyonellerinin başkent olarak ilan ettiği ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2010/12/s4.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-3218" title="s4" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2010/12/s4-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>* Dünyanın en önde  gelen medya yazarlarının ‘tatil  için gidebileceğiniz en güzel turizm beldesi’ diye tescil ettiği   Çeşme’ye hoş geldiniz.</p>
<p>* Eğlenceyle  dinlenceyi bir arada sunan, termaliyle pek çok derde çare olan, rüzgar  gülleriyle hem Türk ekonomisine, hem de doğaya katkı sağlayan Çeşme’ye hoş  geldiniz.</p>
<p>* Dünyaca ünlü sörf  profesyonellerinin başkent olarak ilan ettiği ve binlerce sörf profesyonelinin  dört mevsim sörf yapabildiği Çeşme Alaçatı’ya hoş geldiniz.</p>
<p>* Her Yıl  Uluslararası Balıkçılık Turnuvası’na ev sahipliği yapan Çeşme- Alaçatı’ ya  hoşgeldiniz.</p>
<p>* Beachleriyle,  eğlence mekanlarıyla, Mavi Bayrak’lı plajlarıyla, lavanta kokan rüzgarların  kucakladığı Çeşme’ ye hoş geldiniz.</p>
<p>* Ayayorgi’siyle,  Dalyan’ıyla, Alaçatı’sıyla, Ildırı’sıyla, Şifne’siyle, Ovacık’ıyla Ege’ nin tüm  güzelliklerini yaşamaya ve  benzersiz lezzetlerini tatmaya  hoşgeldiniz.</p>
<p>Tüm güzellikleri  burada bulacaksınız, en iyi lezzetleri burada tadacaksınız. Günlerinize, yöresel  yiyeceklerle hazırlanan ve müptelası olacağınız  en keyifli kahvaltılarla  başlayacaksınız.</p>
<p>En güzel Ege  mezelerini, şifalı otlardan yapılan salataları, en taze deniz ürünlerini burada  tanıyacaksınız. Alaçatı’nın ve Çeşme Marina’nın  keyifli, samimi atmosferinde  birbirinden şık mekanlarda dünya mutfağının en sevilen lezzetleri ile  buluşacaksınız.</p>
<p>Son yıllarda çok  konuşulan Beach kültürünü , güneşin kumsalı ne kadar sahiplendiğini, kumsalın  denize ne kadar yakıştığını burada göreceksiniz. Dünyanın en ünlü tropik ve  uzakdoğu plajlarını aratmayan Beach Club’larında  deniz, güneş ve kumun tadını  çıkarırken, usta barmenlerin hazırladığı içeceklerle serinleyip,  en popüler  dj’lerin müziği ile eğleneceksiniz.</p>
<p>Romatizmadan cilt  hastalıklarına kadar, birçok hastalığı tedavi edici özelliği olan termal sularda  şifa bulup yenilenecek ve  usta parmakların masajları ile  rahatlayacaksınız.</p>
<p>Yöreye adını veren  tarihi çeşmelerin , Osmanlı mimarisinin tüm özelliklerini taşıyan kale, Kanuni  Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Kervansaray  ve Ildırı Antik Kent  ziyaretleri ile tarihte keyifli bir yolculuk yapacaksınız.</p>
<p>Çeşme’nin görkemli  gecelerini de bir başka güzel yaşayacaksınız. Günün yorgunluğunu hafif esinti  eşliğindeki akşam yemeği ile bir nebze olsun attıktan sonra, şarkılarını  dilinizden düşürmediğiniz sanatçıların program yaptığı Club’larda çok  eğleneceksiniz.Çeşme’nin gündüzünde huzuru, akşamında heyecanı  yaşayacaksınız.</p>
<p>Çeşme’de kaldığınız  sayılı günlerin göz açıp kapayıncaya kadar geçtiğini  farkedeceksiniz. Ve   unutulmaz anılarınız arasına Çeşme’ den de  pek çok şey katarak ayrılırken,  Çeşme’ ye bir daha gelmek için kendinize söz vereceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/cesme-de-muhakkak/cesme-ye-hosgeldiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yapmadan dönmeyin</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/yapmadan-donmeyin/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/yapmadan-donmeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 21:33:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşme' de muhakkak ...]]></category>
		<category><![CDATA[Faydalı bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Yenilir İçilir Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[Nerede Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[REHBER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=2838</guid>
		<description><![CDATA[Kumruyu icat eden Kumrucu Hüseyin&#8217;den kumru yemeden, Çeşme&#8217;den dönmek olmaz. Hüseyin Amca askerde hamburger pişirirken keşfetmiş kumruyu. İçine eski kaşar koyarak hazırlıyor. Peynirlisi 3.50 TL, karışığı ise 4.50 TL. Antikacılar Pasajı içindeki Şişerka&#8217;daki rakı-balığın keyfi başka oluyor, bizden söylemesi. Midyeci Seyfi artık Çeşme&#8217;nin sembollerinden biri oldu. Plajda keyif yaparken midye yemek burada bir gelenek. Alaçatı&#8217;nın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kumruyu icat eden Kumrucu Hüseyin&#8217;den kumru yemeden, Çeşme&#8217;den dönmek olmaz. Hüseyin Amca askerde hamburger pişirirken keşfetmiş kumruyu. İçine eski kaşar koyarak hazırlıyor. Peynirlisi 3.50 TL, karışığı ise 4.50 TL.</p>
<p>Antikacılar Pasajı içindeki Şişerka&#8217;daki rakı-balığın keyfi başka oluyor, bizden söylemesi.</p>
<p>Midyeci Seyfi artık Çeşme&#8217;nin sembollerinden biri oldu. Plajda keyif yaparken midye yemek burada bir gelenek.</p>
<p>Alaçatı&#8217;nın rüzgârı tüm dünyaya nam saldı. Sörf öğrenmek için daha iyi bir yer olmaz. Myga, sörf öğrenebileceğiniz en iyi kursları veriyor. Üstelik üç-dört günlük paket programları da var.</p>
<p>Pazar ve pazartesi akşamları saat 18.00- 19.30 arasında Bayblon&#8217;da Küba&#8217;dan gelen Havana Salsa grubu çıkıyor. Eğer rast gelirseniz mutlaka uğrayın. Bilmeyenlere ders de veriyorlar.</p>
<p>Rüzgaraltı Kafe kahvaltı için ideal. Ufacık pancakeleri var.</p>
<p>Eftelya&#8217;nın midyeli pilavını yemek için İzmir&#8217;den günü birlik gelenler bile var.</p>
<p>Alaçatı&#8217;nın girişindeki Bayır&#8217;ın kuru kahvesinin tadına bakın. 80 yıldır babadan oğla geçen kahvenin şimdiki sahibi Atilla Bey, &#8220;Halis muhlis Türk kahvesi yapıyorum,&#8221; diyor. Damla sakızlı kahveyi de kahveden saymıyor.</p>
<p>Dalyanköy&#8217;ün girişindeki Hüseyin Usta&#8217;nın tarifini kimseye vermediği damla sakızlı kurabiyeleri müthiş. Isırıyorsunuz içinden damla sakızlı krema akıyor. Torba torba alıp İstanbul&#8217;a getirenler bile var.</p>
<p>İmren Pastanesi&#8217;nin sakızlı muhallebisini başka hiçbir yerde yiyemezsiniz.</p>
<p>Alaçatı içinde kebapçı ve dönerci yok. Canınız çekerse Ilıca&#8217;daki Altınkapı&#8217;ya gidebilirsiniz. Döneri de kaşarlı köftesi de müthiş.</p>
<p>Gece Dalyan&#8217;ın tepesine gidip karşıda ışıl ışıl parlayan Sakız Adası&#8217;nı izlemek gençler arasında yeni bir moda olmuş.</p>
<p>Sakız Adası, Çeşme&#8217;nin hemen yanında. Limandan Ertürk gemileri adaya günde bir sefer yapıyor. Sabah 09.00&#8242;da Sakız&#8217;a gidip akşam 19.00&#8242;da dönebilirsiniz. Fiyatı 45-50 avro arasında değişiyor.</p>
<p>Tekne kiralamak isterseniz Swiss Otel&#8217;in 16 kişilik Kısrak adındaki yatını kiralayabilirsiniz. Günlük kiralama bedeli 1500 TL. Bilgi için tel: (0232) 724 03 30</p>
<p>Gece atıştırması için en popüler adresler Kırçiçeği ve Topçu. Cece&#8217;den çıkanlar genelde soluğu Topçu&#8217;da çöp şiş yemek için alıyor.</p>
<p>26.07.2009 ( SABAH)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/yapmadan-donmeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Blog&#8217;cu gözüyle Çeşme&#8230;</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/bir-blogcu-gozuyle-cesme/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/bir-blogcu-gozuyle-cesme/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 20:39:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Demir</dc:creator>
				<category><![CDATA[BLOGS]]></category>
		<category><![CDATA[Faydalı bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Yenilir İçilir Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[Nerede Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[REHBER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=2609</guid>
		<description><![CDATA[Eğer otobüsle gecenin 23’ünde Ankara’dan hareket etmişseniz, sabahın 6’sında Salihli ovasına varıyorsunuz. Üzüm bağları ve Salihli kenti karşılıyor sizi. Turgutlu’ya yaklaştığınızda, üzüm bağları yerini Zeytin ağaçlarına bırakıyor. Bornova’ya dek devam eden ve uçsuz-bucaksız izlenimi veren yeşil deniz(ova), insana o denli duyusal sevinçler(Hazlar) veriyor ki, ille de yazma gereksinimi duyuyorsunuz. Bu, hazzın kalıcılığını sağlayan bir yaklaşım. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-2610" href="http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/bir-blogcu-gozuyle-cesme/attachment/blog-cesme/"><img class="alignleft size-medium wp-image-2610" title="blog - cesme" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2009/10/blog-cesme-300x195.jpg" alt="blog - cesme" width="300" height="195" /></a>Eğer otobüsle gecenin 23’ünde Ankara’dan hareket etmişseniz, sabahın</p>
<p>6’sında Salihli ovasına varıyorsunuz. Üzüm bağları ve Salihli kenti</p>
<p>karşılıyor sizi. Turgutlu’ya yaklaştığınızda, üzüm bağları yerini</p>
<p>Zeytin ağaçlarına bırakıyor. Bornova’ya dek devam eden ve</p>
<p>uçsuz-bucaksız izlenimi veren yeşil deniz(ova), insana o denli</p>
<p>duyusal sevinçler(Hazlar) veriyor ki, ille de yazma gereksinimi</p>
<p>duyuyorsunuz. Bu, hazzın kalıcılığını sağlayan bir yaklaşım. Çünkü</p>
<p>insan, doğaya ve doğana(kendisine) bu hazzı her an yok edecek bir</p>
<p>saldırı içinde. Böylesi bir korku ve bu korkuyu taşımanın ayıbı</p>
<p>içinde, hazzı yok ettiğimizin farkında değiliz.</p>
<p>Otobüsün ikinci katında alabildiğine uzanan yeşilin hiç bitmeyecek</p>
<p>sonsuzluğunu izliyor olsanızda, bu korkuyu atamiyorsunuz üstünüzden.</p>
<p>Dağlar ve Tepeler gökyüzünün maviliğine payanda olmuş, yeşil örtünün</p>
<p>mavi çatısını oluşturmuş adeta.</p>
<p>Ececan mavi ve yeşilin birleştiği noktalarındaki aldatıcılığı</p>
<p>karşısında, sevinçle “Baba bak, denize geldik” çığlığını atması,</p>
<p>gözlerini yeni açmış yolcuların güne tebessümle başlamasını sağladı.</p>
<p>Ececan Tavan Mavi, taban yeşil halı manzara karşışısında hayli</p>
<p>etkilenmiş olacak ki sürekli bir şeyler söylemeye çalışıyor. Yeşiy</p>
<p>halıya renk ve desen katan Zeytin ağaçlarını, üzüm bağlarını</p>
<p>gösterirken ki hali herkese adeta dinlencenin güzelliğini bir kez</p>
<p>daha anımsatıyor gibi, çünkü herkes Ecoş’a bakıp zor da olsa sabahın</p>
<p>mahmurluklarına tebessüm katabiliyorlar. Bornova yakınlarındaki</p>
<p>Manisa dağlarının oluşturmaya başladığı hafif rampayı tırmanarak,</p>
<p>yamanlar dağını teğet geçiyoruz. Bornova’yı geçip İzmir’e</p>
<p>yaklaşırken Üzüm bağları yerini, zeytin ağaçlarına, Zeytin ağaçları</p>
<p>da, daha yükseklerde yerini Çam ağaçlarına bırakıyor. Yamanlar</p>
<p>dağının alt eteklerinden yavaş yavaş inişe geçerken, Çam ağaçları da</p>
<p>sizinle birlikte aşağı inmeye çalışıyor. Ama birden Zeytin ağaçları</p>
<p>önüne çıkıp “Dur, Bundan sonrası benim!” dercesine Çamların önüne</p>
<p>atlayıp, bize eşlik etmeye başlaması, insana güzellik sunmak için</p>
<p>yarış içindeki doğanın hallerinden biri. Doğa’nın bu halini izlemek</p>
<p>Doğanlara müthiş bir duygu veriyor olması gerek, çünkü bir Doğan</p>
<p>olarak Doğa’nın bu yarışı bize müthiş bir sevinç ve de erinç</p>
<p>veriyor. Düze indiğinizde Zeytin ağaçlarının arasında birkaç çam</p>
<p>ağacının ürkek duruşu, Zeytin ağaçlarına rahmen düzlüğe kaçak inmiş</p>
<p>Çam ağaçlarının olduğunu gösteriyor. Onlara birkaç selvi ve Kavak</p>
<p>ağaçları da katılmış. Ürkek birlikterliğin verdiği bir hüznü</p>
<p>duyumsasanız da Yine de doğanın bu ürkek duruşu insanı</p>
<p>umutlandırıyor.</p>
<p>07’de İzmir’e indiğinizde, hostes’in anons sesi ile uyananlar</p>
<p>gözlerini oğuşturarak camdan dışarıya yöneliyorlar bakışlarıyla.</p>
<p>Hostes devam ediyor: “27/07/1996’da başlayan(tabi ki böyle değil.</p>
<p>Hostesi ben sırf tarihi belgelemek için böyle konuşturuyorum)</p>
<p>yolculuğumuz sona ermek üzere. Bizleri tercih ettiğiniz</p>
<p>için.vs.vs..Buca, Narlıdere vs.vs istikametinde gidecek yolcularımız</p>
<p>servis araçlarından faydalanabilirler.” Diye sonlanan reklam</p>
<p>arasından sonra “Yeşil” de bitiyor. Yeşil ile Maviyi, daha doğrusu</p>
<p>denizin doğasını ve kara’nın doğasın birbirinden ayıran, yatay ve</p>
<p>dikey gri kara hatlar yeşil ile mavinin yerini almış. Öylesine</p>
<p>devasa bir hat ki aşmanız olası değil. Her yazımda söylüyorum, bur</p>
<p>da da söyleyeceğim: “Denize düşseniz Karaya, Karaya düşseniz denize</p>
<p>çıkmanız olası değil..Kapkara devasa bir hat” Evet her kıyı</p>
<p>kentimizde olduğu gibi; İzmir girişinde de, gri kara beton yoğunluğu</p>
<p>estetikten yoksun haliyle sizi karşılıyor. Yeşil; zeytin’i, Selvisi,</p>
<p>Kavağı, Çamı ile esaret duvarına çarpmışçasına İzmir girişinde geri</p>
<p>dönmüş. Sağındaki Bayraklı ve solundaki Kahramanlar duvarı İzmir</p>
<p>girişinde esir koridoru oluşturmuş adeta. Bu koridordan salt Kente</p>
<p>ufuk çizgisi belirsiz grikara bir silüet süzülüyor. Bu grikaralık</p>
<p>Alsancakta yoğunlaşarak Mavi çatiyi zorlayan yüksekliğe</p>
<p>ulaşıyor…İşte yeşil ve Mavi’nin tum umutlarının söndüğü,</p>
<p>özgürlüğünün yok edilip esaretinin kurumsallaştığı kapı bu. Yeşi ve</p>
<p>mavinin burada girmesi yasak, ancak kozmetik duvarlarında yer</p>
<p>alabiliryorlar. Bu kapıdan sonra rastladığınız duvarlardaki yeşi ile</p>
<p>mavi asla özgür değiller. Bunların duruşu; NE TE KİM’in Devrim</p>
<p>sözcüğü yerine kullandırttığı İNKİLAP sozcüğü lekesi gibi duruyorlar</p>
<p>duvarlarda.</p>
<p>Karagribeton ormanındaki doğa özgürsüzlüğü</p>
<p>Nu yaşayıp Narlıdere’ye indiğinizde, esaret duvar yüksekliklerinin</p>
<p>azaldığın gözlemliyorsunuz. Narlıdere’den başlayan otoban’dan Urla</p>
<p>ve Çeşme’ye doğru yöneldiğinizde, artık yeşil-yeşil göğün maviliğine</p>
<p>bakarak nefes almaya başladığınız an doğa özgürlüğünün başladığını</p>
<p>hissediyorsunuz.</p>
<p>Otoban’ı hızla geçerken doğadaki ürkekliği yaşıyorsunuz, çünkü yeşil</p>
<p>ve mavinin olağanüstü birlikterliği bitecek endişesine</p>
<p>kapılıyorsunuz. Çünkü arkanızda sizi izleyen karagri esaret bulutu</p>
<p>her an sizi geçecekmiş duygusunu yaşıyorsunuz.</p>
<p>Ürkeklik yavaş yavaş kalksa da sakınımı(temkini) kesin elden</p>
<p>bırakmıyorsunuz. Narlıdere karşıladığında bir kez daha derin bir</p>
<p>nefes alıyorsunuz.. Tekkedağı tepesini tırmanarak Güzelbahçe’ye</p>
<p>indiğinizde, yeşil ile mavinin özgürlük savaşını kazandığını</p>
<p>görüyorsunuz. İnsan olarak bunda katkınız olsun istiyorsunuz. Çünkü</p>
<p>bu; doğa savaşımındaki evrensel kutsallığın en yücesi.</p>
<p>Sürdürülebilir doğa ve doğan yaşanırlılığının evrensel gerekliliği..</p>
<p>Güzelbahçe beraberinde Krızman’ı getiriyor. Yazanı ve çizeni için en</p>
<p>zor güzellik..Hiçbir yazar, ressam bunu sayfalarına görüntüleyemez.</p>
<p>Müthiş bir doğa görselliği..Marmaris’li Nitekim için bir şey</p>
<p>diyemem..</p>
<p>Ececan ile, sabahın altısında; doğayı daha rahat izleyebilmek için,</p>
<p>boşalan ön koltuklara geçer geçmez sormuştu: “Baba Çeşme’ye geldik</p>
<p>mi?” diye. Her gördüğü yeni yer için ayni soruyu tekrar eder oldu.</p>
<p>Belli ki sıkıldı..sıkmaya da başladı. Anladı da. Bu sefer soruyu</p>
<p>değiştirdi, ama içinde yine de Çeşme var: “Baba Çeşme’ye niçin çeşme</p>
<p>diyorlar?”. Yanıtsız bırakmıyoruz. Fakat takmış çeşmeye. Bu sefer</p>
<p>kendi kendine mırıldanmaya başladı: “Galiba çoook çeşme vary, çeşme</p>
<p>de..Gidince göyüyüm..” Etrafımızdakiler Ececan’a bakıp bakıp</p>
<p>gülüyorlar. Özellikle solumuzdaki bayan Ececan ile ilgilenir oldu.</p>
<p>Tanıştık. O da bizim gibi Ankaralı imiş(Arhavili olarak artık</p>
<p>kendimi Ankaralı görmeye başladım). Bu müthiş yerin adının;</p>
<p>Güzelbahçe-krızman olduğunu söyledi. İlk kez geldiğimiz anlayınca</p>
<p>her yeni yeri bize söyler oldu. Urla dedi, Alaçatı dedi, ve en</p>
<p>sonunda Ececan’ın istediği ÇEŞME dedi. Biz de “Oh be” dedik. Ececan</p>
<p>iki eliyle çocuksu alkış yaparak: “Yaşasın geldik!” çığlıkları</p>
<p>atmaya başladı. Füsün hanım buraların yerlisi olmuş. Çeşme-</p>
<p>Çiftlikköy’de amcası ile ortak villası varmış. Amcası 65’inden sonra</p>
<p>Çeşme’nin güzelliğine dayanamamış ve Yerleşmiş. Çeşme ve Alaçatı.</p>
<p>Rüzgarları ile ünlü . Fakat Çiftlikköy’de rüzgar pek rahatsız edici</p>
<p>değilmiş. Füsün hanım anlattıkça anlatıyor. Susacağı yok. Bir soru</p>
<p>ile durdurayım dedim, pişman oldum sorduğuma çünkü daha hızlı</p>
<p>konuşmaya başladı. Bu sefer kesmiyorum, çünkü söyledikleri ilginç,</p>
<p>sürekli not alıyorum. O otomatiğe bağlanmış makine gibi konuşuyor.</p>
<p>Daha doğrusu kumar makinesinden para döker gibi harfleri seri olarak</p>
<p>önüme döküyor, ben topluyorum. Güzelbahçe-Krızman bölgesinde</p>
<p>otobanın deniz tarafı yoğun yapılaşma içinde olmasının, kara</p>
<p>tarafının aksine yapılaşmaya açık olmamasının nedeni otoban imiş.</p>
<p>İnsanlar otoban inşa edilmezden bu bölgedeki denize sıfır alanları</p>
<p>işgal etmişler. Otoban olunca Çeşme’ye ulaşım süresi çok çok düşünce</p>
<p>yetkililer, tabi ki merkezi yönetim otobanın her iki tarafını Doğal</p>
<p>Sit Alanı ilan etmiş. Ve her iki tarafta da yapılaşma durdurulmuş.</p>
<p>Arsa fiyatları düşmüş. Nedeni yapılaşma yasağı, fakat mevcüt</p>
<p>yapıların fiyatı alabildiğine artmış…Alaçat’dayız. Sizi ayakta</p>
<p>kalmanın gururuyla Yel Değirmenleri karşılıyor. Eski ve yeni yapılar</p>
<p>arasından süzülerek, Çeşmeye yaklaşmaya çalışıyoruz. Ve Çeşme’deyiz.</p>
<p>Ececan Çeşme dendiğinde alkışlamasına karşın Çeşme’ye gelemeyişinin</p>
<p>sorgusunu yapmış olacak ki, geldiğimize kesin kanı getirince bir kez</p>
<p>daha alkış birlikte çığlığını tekrarladı. O’nun tüm sıkıntıs</p>
<p>Çeşme’den çok Kuzenleri Ezgi ve Hazal’a kavuşmak. Otobüs kendi özel</p>
<p>garajında bizi bıraktı. Sevgili baldız Nesrin ve Bacanak Meten</p>
<p>sönmez’in evleri hayli uzakmış. Telefon etmek için Kulubeye</p>
<p>yaklaşırken köşeden Metin kardeş çıkmasın mı, elindeki filelerle…</p>
<p>Hasretlik seronomisinden sonra, ben istirahatı düşünürken, haydin</p>
<p>Dalyanköy’e demesinler mi?</p>
<p>Metin ve Nesrin Çeşme gümrüğünde görevliler. Metin çalışıyor. Nesrin</p>
<p>izinli. Arabasıyla bizi Dalyanköy’e gidiyoruz. Dalyan’ın sözcük</p>
<p>anlamı; Balık avlama yeri..Bakalım bu Balık avlanan yerde ne var ne</p>
<p>var. Çünkü nesrinin dediğine göre burada yok yok, tabi ki doğa</p>
<p>bağlamında. Dalyanköy hem bir köy, hem de koy, ama her şeyden önce</p>
<p>bir balıkçı köyü ve koyu.</p>
<p>Bayındır inşaatın yol çalışması ve Çeşme Koy’undaki Yat İnşaatı</p>
<p>devam ediyor. Bu nedenle pek de içaçıcı bir görüntü yok. Tek inşa</p>
<p>bunlar. Konut inşası yok kadar az. Sevgili metin’e soruyorum: “..”</p>
<p>“Ha balık, ha deniz ne fark eder, ikisi de ayni kokuya çıkar. Keşke</p>
<p>öyle bir şey olsa idi. Bu bok kokusu, bok..” Evet kanalizasyon</p>
<p>sistemi olmadığı için foseptik kullanıldığı için, altyapı projeleri</p>
<p>olmadığı için, arıtma projeleri düşünülmediği için, İçin da için .</p>
<p>İşin özü Dünyanın sayılı kıyı kentlerinden birinde Bok kokusundan</p>
<p>geçilmiyor. Kıyı kentlerimizin temel sorunu. Doğal Sit Alanı ilan</p>
<p>edilmesinden sonra hiç değilse mevcutlarının alt yapısı doğaya zarar</p>
<p>vermeyecek şekilde dizayn edilse. Bu Doğal Sit Alanı yaptırımının</p>
<p>fazla süreceğini zannetmiyorum.</p>
<p>Metin ve Nesrin’in evi Terminalın hemen üstü. Aynı zamanda Çeşme</p>
<p>girişi. Çeşme esiyor ya, burası daha çok esiyor. Bulundukları yer</p>
<p>Karadağ diye geçiyor. Dağ-mağ yok. Tepe nin eteğinde evleri. Tepe</p>
<p>saçkıran olmuş gibi kel. Çeşme’nin çevresi Kıran dağlarının</p>
<p>oluşturduğu tepeciklerle çevrili. Karadağ da bunlardan biri.</p>
<p>Metin’in anlattığına göre tepe ormanlık değil Bağlıkmış. Rumlar’ın</p>
<p>göç etmeleri sırasında buralar yanmış, yok olmuş. Uzun zaman Karabağ</p>
<p>denmiş buralara. Karadağ olarak değiştirilmesi düşündürücü.. Metin</p>
<p>Çeşme ormanları yangınlarla yok oldu diyor. Anlaşılan yapılaşma</p>
<p>yanında yangınlaşma da Çeşme yarımadasında etken olmuş. Çeşme</p>
<p>yarımadası Doğal ve Tarihi zenginliklerle dolu demek yanlış. Bana</p>
<p>göre Çeşme, Tarih ve Doğanın açık hava müzesi zenginliğinde bir</p>
<p>görkeme sahip.Tarihte Ticaret merkezi ve önemli deniz üssü olarak</p>
<p>kullanılmış. Yat Limanı ve Otoban inşası o’nu tarihteki varsıllığına</p>
<p>kavuşturmaktan ziyade birilerinin varsıllığına varsıllık katma</p>
<p>porejeleri diyebiliriz.</p>
<p>DALYANKÖY/KÖSTE:</p>
<p>Çeşme’yi uzun-uzun anlatacağız. Biz şu Dalyan’a bir geçiverelim.</p>
<p>Biliyor musunz, bilmiyorum.?! Nerden bileceğim? Hepiniz yanımda</p>
<p>değilsiniz ki, bildiğinizi bilebileyim. Ben yine de bildiğimi</p>
<p>yazayım, dahası Nesrin’den öğrendiğimi:Ülkemizde iki tane dalyanımız</p>
<p>varmış.Birincisi tüm dünyanın “caretta caretta” kaplumbağaları ile</p>
<p>tanıdığı Muğla’nın, diğeri de balık restoranları ile söz edilen</p>
<p>Çeşme’nin Dalyanköy’ü..İzmir’e karayolundan çok yakın olan ,</p>
<p>Çeşme’nin bu güzel mi güzelin, köyünde, koyunda ve koynundayız.</p>
<p>Dalyanköy Çeşme Yarımadası&#8217;nın kuzeyinde limanı ise Top burnunun 1</p>
<p>deniz mili kadar güneyinde yer alıyor. Taşevleri ve portakal</p>
<p>bahçelerinden geçerek ulaşıyoruz. Çeşme’ye mesafesi 4 km.Yat limanı</p>
<p>tamamen doğal bir koy ve Nesrin’in anlattığına göre, hiçbir hava</p>
<p>etkilemediği için tam bir kış sığınağı. Etrafı balıkçı</p>
<p>lokantalarıyla dolu. Limanın iki tarafında da irili ufaklı bir çok</p>
<p>plaj bulunuyor. Ayayorgi ve Sakızlı bunlardan en çok bilinenleri.</p>
<p>Buralarda denizi ve kumunun güzelliğini anlatmak için tüm dünya</p>
<p>dillerinin sözcükleri yetmiyebilir. Bu nedenle tedarikli olmakta</p>
<p>fayda var!!?? Dalyanköy sakinliği ne zaman benim sükünetimi ve</p>
<p>güzelliğimi bozarlar endişesinin getirdiği bir sakinlik geldi bana.</p>
<p>Dalyan yörede yaz gecelerinin en gözde mekani olmaya namzet.</p>
<p>Yatların ve balıkçı teknelerinin, kayıkların bağlandığı doğal limanı</p>
<p>bir dere gibi karanın içine girmektedir. Köyün Rumlar döneminden</p>
<p>kalan eski evleri, sokakları oldukça iyi korunmuş durumdadır. Bazı</p>
<p>evlerin pansiyon olarak düzenlendiği köyün daracık sokaklarının</p>
<p>arasından geçip dalyana, deniz kıyısına çıktığınızda yörenin en</p>
<p>güzel balıkları sizi bekliyor. Bir dizi balıkçı lokantasının</p>
<p>sıralandığı Dalyan’da Barbaros Hayrettin ve bir de balıkçı heykeli</p>
<p>bulunuyor. Yaz sezonunda sık ve düzenli ulaşım sağlanıyor.</p>
<p>Dalyan dediğim gibi tam bir doğal sığınak .Özellikle kış</p>
<p>aylarında..Limanın sol başında bir denizkızı heykeli, sağ köşesinde</p>
<p>de bir Turgut Reis heykeli var..</p>
<p>Dalyanköy’ün eskiden adı “Köste”ymiş..70 li yılların sonuna kadar</p>
<p>kendi halinde küçük bir balıkçı köyü.. O dönem tarlalarda köylüler</p>
<p>tütün ekerler, çocuklar salep ve nergis toplarlarmış..Tüm yazlık</p>
<p>yerlerimiz gibi ileriki zamanlarda bir beton yığınına dönüşmez</p>
<p>inşallah. Çünkü ülkenin elitleri tam anlamıyla keşfetmemişler</p>
<p>burayı.</p>
<p>Dalyanköy’lü Nezir’in destansı öyküsününü Nesrin anlattı bize. Nezir</p>
<p>sarışın ve yağız bir köy yakışıklısı.Sağır ve dilsiz, iri kıyım,</p>
<p>güçlü kuvvetli, yoksul bir genç..Kışın tarlada ve kamyonlarda</p>
<p>çalışıyor, bahar ve yaz aylarında balıkçılık yapıyormuş..60lı</p>
<p>yılların başında bir rum aile Sakızdan Köye gelmiş. Ailenin kızı</p>
<p>Tinike Nezir’e aşık olmuş. Nezir’de Tinika’ya.. Gözleriyle ve</p>
<p>davranışlarıyla bu sağır ve dilsiz gence aşkını hissettirmiş güzel</p>
<p>rum kızı. Sakız’a dönmüş.Nezir’i unutamıyor. Nezir’de o’nu. Nezir</p>
<p>sandalla Sakıza kaçıyor.Yunanlılar onu casus diye yakalamışlar ve</p>
<p>iade etmişler. Tarlasında bir kule yapmaya başlamış..Kule giderek</p>
<p>göğe yükselmiş..Kulelerin en uzunu olmuş..28 metre..Ta tepesinden</p>
<p>Sakızı görmeyi hayal edermiş Nezir&#8230;Sonra bir kayık inşa etmiş, 14</p>
<p>m uzunluğunda..Tekrar Sakıza kaçıp aşkına kavuşmak için..Böylece</p>
<p>yıllar geçmiş.Nezir yapamamış istediklerini..Yaşamında hiç</p>
<p>evlenmemiş..Birgün bisikletiyle köye gelirken de trafik kazasında</p>
<p>hakkın rahmetine kavuşmuş..O öldükten çok sonra köye Sakız’dan gelen</p>
<p>orta yaşlı bir bayan Nezir’in boş kulesine bir anahtar, bir kilit ve</p>
<p>bir demet kır çiçeği bırakmış ”Ben de seni çok seviyorum. Aşkların</p>
<p>en yücesine..” diye mırıldanarak ordan uzaklaşmış.</p>
<p>Dalyanköy’de denizin zevki de bir başka..Aya Yorgi var..Kocakarı</p>
<p>plajları var..Sakızlıkoy var.Aya Yorgi hiç rüzgar almayan nefis bir</p>
<p>koy.</p>
<p>SAKIZLIKOY:</p>
<p>Genelde, Dalyan’da Karadeniz Kökenlilerin yaşadığını öğrendim. Hayli</p>
<p>ilginç geldi bana. Sanki Karadenizlinin denizi yoktu da buralara</p>
<p>gelmişler. Denizin hem de karası karadenzde..Nezir’in kahvedeki</p>
<p>resmine bakmak için, aslen Trabzonlu olan ama tamamen yöre aksanını</p>
<p>almış yaşlı bir amca ile konuşuyorum. Nezir’in destanına o da</p>
<p>değiniyor. Köyün bana çok entersan bulduğum bir geleneğinden söz</p>
<p>etti. Nişan Balığı. Böylesi bir gelenek bizim Karadenizde pilmiyurum</p>
<p>pen(Bu gerçek Lazların, yani benim aksanım değil. Bu Trabzonlu ve</p>
<p>Rizelilerin aksanı. Trabzonlu Keldüm der, Rizeli Celdum der…İşte</p>
<p>öyle bir şey) Genelde karadeniz kökenlilerin yaşadığı köydeki</p>
<p>geleneklerden biri olduğunu söylüyor ama nerden edindiklerini</p>
<p>bilmiyor. Nezir’in atalarından mı, Rumlar’dan mı, yoksa Trabzon’dan</p>
<p>mı taşıdıklarından haberi yok.Geleneksel nişan balığı şöyle:</p>
<p>“..Nişan yapacak oğlan evi tarafından büyük bir balık avlanır(Belli</p>
<p>ki büyük balık avlanıncaya dek beklemek var). Çupra, istavrit ya da</p>
<p>levrek olabiliR. Oğlan evi tarafından süsleniyor, balığın üstüne</p>
<p>parlak kağıtlarla kız ve oğlanın isimlerinin baş harfleri çeşitli</p>
<p>motiflerle işleniyor.Süslenen balık bir tepsiye konuyor ve kız evine</p>
<p>gönderiliyor.Kız evi de bunu pişiriyor ve bir parçasını oğlan evine</p>
<p>gönderiyor.” Eeee Dalyan burası. Yani &#8220;Balık avlama yeri&#8221; Burada</p>
<p>yaşanmayacak da nerde yaşanacak balık fantezileri. Burada yaşanan</p>
<p>her şey güzel. Doğası, Doğanı, İçinden babamız çıksa yediğimiz Deniz</p>
<p>ve Balığıyla, her şey güzel..</p>
<p>Çeşme müthiş bir güzelliğe sahip, ah şu müthiş rüzgari olmasa.</p>
<p>Kendisini İzmir’e bağlayan ve sırasıyla üçkuyular, güzelbahçe, urla,</p>
<p>karaburun, zeytinler, alaçatı ve çeşme çıkışları bulunan yaklaşık 80</p>
<p>km uzunluğunda otoban’a sahip bir Çeşme..</p>
<p>29 km`lik Çeşme kıyı şeridi boyunca göreceğiniz birbirinden güzel</p>
<p>plajların her birinden ayrı bir keyif alıyorsunuz. Tertemiz denizi,</p>
<p>eşine az rastlanır yumuşacık kumsalları ve bunaltmayan güneşiyle</p>
<p>kucaklar sizi. Ve zengin deniz aktiviteleriyle bir harika Çeşme,</p>
<p>hepsini önceden düşünmüş ve her bir plajını farklı bir alternatif</p>
<p>olarak hazırlayıp hizmetinize sunmuştur sanki</p>
<p>DalyanKÖY ve Sakızlı koy’unu yazmıştık. Şimdi sıra diğerlerinde:</p>
<p>ILICA :</p>
<p>2 Km`ye yakın uzunluktaki geniş ve beyaz kumlu</p>
<p>plajları, nitelikli konaklama tesisleri ve termal olanaklarıyla</p>
<p>Çeşmenin en büyük ve popüler turizm merkezidir.</p>
<p>Deniz`in içinden kaynayan sıcak termal suları, ılıca plajını ve</p>
<p>yöredeki diğer plajları büyük birer termal havuz haline getirir.</p>
<p>Ilıca`daki büyük, küçük konaklama tesisleri, yoğun bir turist</p>
<p>kapasitesinin ihtiyacını karşılayabilecek durumdadır. Ilıca`nın</p>
<p>önemini arttıran en önemli husus, termal olanaklarıdır. Birçok</p>
<p>küçük, otel ve pansiyonlarda bile kaplıca suyu vardır. Çeşme</p>
<p>plajlarının ve özellikle ılıca plajının en önemli özelliklerinden</p>
<p>biri de, kıyıdan denize doğru yaklaşık yüz metrelik bir şeridin</p>
<p>insan boyunu geçmeyecek derinlikte olmasıdır. Sığ sularda, özellikle</p>
<p>termal kaynaklarla beslenen sularda ultraviyole ışınlarının insan</p>
<p>sağlığına çok daha fazla yararlı olduğu bilimsel bulgularla</p>
<p>kesinleşmiştir. Bunların yanı sıra , bu plajlardan çocukların</p>
<p>yararlanma olanakları, sağlık ve can güvenliği bakımından</p>
<p>elverişlidir.</p>
<p>BOYALIK KOYU :</p>
<p>Yaklaşık 5 Km. uzunluğunda çok güzel plajlara sahip bir koydur.</p>
<p>Ilıca plajının karakteristiklerini gösteren bu koy, bugün Çeşme`nin</p>
<p>en hızlı gelişen turizm alanlarından biridir. Koyun orta kısmında</p>
<p>yer alan Kalem Burnunun karayla birleştiği yerde, yapıldığı yıllarda</p>
<p>Türkiye`nin en büyük ve en modern konaklama tesislerinden biri olan</p>
<p>ALTINYUNUS TATİL KÖYÜ ve Marinası bulunmakta olup köyün tüm doğal</p>
<p>zenginliklerini turistin hizmetine sunmaktadır. Bu koyun kuzey</p>
<p>rüzgarlarına kapalı en sakin plajı SAKİN DENİZ (Ayayorgi) plajıdır.</p>
<p>Kıyısındaki lokantaları ve kamp yerleriyle gerçekten sakin ve</p>
<p>dinlendirici bir köşedir.</p>
<p>ŞİFNE-BÜYÜK LİMAN-PAŞA LİMANI : Ilıca plajı merkez olmak üzere</p>
<p>kuzeydoğu yönünde Şifne`ye kadar uzanan kıyı bandı, güzel plajları</p>
<p>ve kaplıcalarıyla değerli bir merkez oluşturur. Büyük Liman, Paşa</p>
<p>Limanı koyları, turistik tesislerin, kamp alanlarının ve toplu</p>
<p>yazlık konutların toplandığı bir yerdir. Şifne, kaplıcalarıyla ünlü</p>
<p>bir merkez olup, çok sayıda temiz ve düzenli pansiyon hizmet</p>
<p>vermektedir. Ilıca merkezine yaklaşık 5 Km. uzaklıktaki bu önemli</p>
<p>turizm merkezine ulaşım Ilcadan sağlanır.</p>
<p>ILDIRI :</p>
<p>Antik Erythria kentinin bulunduğu Ildırır ve yöresi, doğal plajları</p>
<p>ve kamp alanlarını bakımından kampçılar için ilginç, bir yöredir.</p>
<p>Çeşme ilçe merkezine 22 km. Ilıca`ya 15 km. uzaklıktaki bu tarihi ve</p>
<p>doğal zenginliklere sahip yöreye ulaşım Şifne`den sonra stabilize</p>
<p>bir yolla yapılmaktadır.</p>
<p>ÇİFTLİKKÖY VE PIRLANTA PLAJI :</p>
<p>Çeşme ilçe merkezinin güney ve güneybatısında yer almaktadır. Bu</p>
<p>yörenin en önemli plajları PIRLANTA-TURSİTE ve ALTINKUM plajlarıdır.</p>
<p>Kaliteli Motel ve pansiyonlarıyla çok sayıda turisti ağırlayabilecek</p>
<p>kapasiteye sahiptir. Ayrıca kamping yapmak için uygun alanlar</p>
<p>vardır. Çeşme bölgesinde hakim olan kuzey rüzgarlarına kapalı</p>
<p>bulunan bu plajlar, Çeşme ilçe merkezine yaklaşık 10 Km.</p>
<p>uzaklıktadır.</p>
<p>ÇATAZMAK PLAJI :</p>
<p>Ulaşım Çeşme ilçe merkezinden sağlanır. İlçe merkezine uzaklığı 5</p>
<p>km.`dir.</p>
<p>EŞEK ADASI :</p>
<p>Eski adıyla &#8220;GONİ&#8221; olarak bilinen günümüzün Eşek Adası Çeşme`den</p>
<p>yatlarla bir saat uzaklıkta, temiz koyları ve konuksever eşekleriyle</p>
<p>günübirlik yat gezintileri için ideal bir yerdir. Doğal konumu</p>
<p>itibariyle kuzey rüzgarlarına kapalı olan koylarında sualtı ve su</p>
<p>üstü sporları yapmaya çok elverişlidir. Adanın tamamı maki ile</p>
<p>kaplıdır ve üzerinde yaşayan eşeklerin yaşayabilmesi için rüzgarla</p>
<p>çalışan bir tatlı su kuyusu bulunmaktadır. Bahar aylarında yolunuz</p>
<p>düşerse sizleri yaban nergisleri, katır tırnakları ve kekiklerin</p>
<p>sarhoş eden kokusuyla karşılaşırsınız. Ada tamamen turistik amaçlara</p>
<p>hizmet etmekte olduğundan ve Milli Parklar kapsamında olduğundan</p>
<p>gece konaklaması mümkün değildir. Adanın hemen yanında bulunan</p>
<p>Karaada, doğal bir akvaryum görünümünde olan Mavi Koy sizi büyüleyen</p>
<p>bir uğrak yeri olacaktır</p>
<p>Ececan Çeşme’yi sayıklarken “Heyhal çok çeşmesi vay, o’nun için adı</p>
<p>Çeşme” diye mırıldanmıştı. Bu Ececan’ın çocuksu doğrusu doğru</p>
<p>olanmış. Çünkü Çeşme’nin tarihi dokusu içinde ÇEŞMELERİN büyük yeri</p>
<p>var.</p>
<p>Sırasıyla tarihi dokusuna bir dokunalım:</p>
<p>ÇEŞMELER :</p>
<p>Çeşme&#8217;nin tipik Ege mimarisi özelliklerine sahip pek çok yapısının</p>
<p>yanısıra, adını aldığı Osmanlı dönemi çeşmeleri de, bu mimari</p>
<p>zenginliğe ayrı bir değer kazandırır. İlçe merkezi planında yerleri</p>
<p>belirlenen bu çeşmelerden Anonim Çeşme 1792 yılında, Kaymakam adlı</p>
<p>Çeşme de 1829 yılında yaptırılmıştır.</p>
<p>KALE :</p>
<p>Çeşme kalesi, 1508 yılında Osmanlı Padişahı 2. Beyazıt tarafından</p>
<p>deniz kıyısına yaptırılmıştır.. Sonraki yıllarda denizin</p>
<p>doldurulması sonucu bugünkü halini almıştır. Kale ve Liman, ticaret</p>
<p>ve savaş gemilerini kötü hava koşullarına ve düşman saldırılarına</p>
<p>karşı korumaktaydı. Kalenin güney kapısı, Osmanlı mimarisinin bütün</p>
<p>özelliklerini taşımaktadır. Kale içinde müze mevcut olup, müzede</p>
<p>Ildırı (Eritre)&#8217;den çıkarılan arkeolojik eserler sergilenmektedir.</p>
<p>KERVANSARAY:</p>
<p>1529 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan iki katlı</p>
<p>kervansaray, tipik Osmanlı dönemi kervansaraylarından biridir. Bir</p>
<p>benzeri de Kuşadası&#8217;nda (Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı) bulunan</p>
<p>yapının mimarı Ali Pabuççu&#8217;nun oğlu Ömer&#8217;dir. &#8220;U&#8221; biçiminde bir</p>
<p>plana sahip olan yapının ortasında geniş bir avlu, bu avlunun</p>
<p>çevresinde de dükkan, depo ve odalar yer almaktadır. Bir veya birkaç</p>
<p>merdivenle birinci kata çıkılır, burası da biçim bakımından zemin</p>
<p>katına benzer. Yolcular özellikle yabancı tüccarlardır. Bunlar</p>
<p>oralarda ya hayvanlarıyla geceyi geçirebilecekleri bir konut veya</p>
<p>şehirlerde mallarını koyacak ve satacak bir yer bulurlar.</p>
<p>Kervansarayın restorasyonu tanımlamakta olup, otel olarak günümüzde</p>
<p>hizmet vermektedir</p>
<p>TÜRBELER :</p>
<p>18. Yüzyıla ait altıgen planlı bir türbedir. Osmanlı türbe</p>
<p>mimarisinin temel karakteristiklerini yansıtmaktadır. İlçe merkezi</p>
<p>planında yeri belirlenmiştir.</p>
<p>CAMİLER :</p>
<p>Camilerin tümü 19. Yüzyıla aittir. Bugün kullanılmakta olan bu</p>
<p>camilerden Hacı Memiş Camii 1832 yılında, Hacı Mehmet Camii 1842</p>
<p>yılında inşa edilmiştir.</p>
<p>ÇEŞMEKÖY :</p>
<p>&#8220;Eski Camii&#8221; olarak da anılan yer, Çeşme ilçe merkezinin 2 Km.</p>
<p>güneyindedir. Bizans egemenliği sırasında 1. Kılıç Arslan`ın</p>
<p>kayınpederi Emir Çaka, yarımadayı ele geçirince, 1081 yıllarından</p>
<p>Çeşme`ye gelmiş ve Oğuz Boylarından gelen Türkleri bu merkeze</p>
<p>yerleştirmiştir. Halen bir cami kalıntısı ve geniş mezarlığıyla 11.</p>
<p>Yüzyıl Türk yerleşmelerine ait ilginç bir örnektir.</p>
<p>Çok değil bundan kısa bir süre önce Çeşme, neredeyse sadece deniz</p>
<p>tutkunlarının bildiği, uğradığı ufak kendi halinde küçük bir balıkçı</p>
<p>kasabasıydı. Yeşille mavinin bu derece içiçe geçmişliği bu şirin</p>
<p>beldeyi bir tutku haline getirdi.Sıcak su kaynaklarıyla, güneşiyle,</p>
<p>kumsalleriyle Çeşme bugün bir turizm cenneti.</p>
<p>Korkum şu ki; önümüzdeki yıllarda Bodruma seçenek gösterilip,</p>
<p>görgüsüz sosyetelerin mekaninına dönüşmesi(28 Temmuz 1996). İşte o</p>
<p>zaman, hiçbir zaman dinlemediğim Ferdi Tayfur’un türküsünü dinlerim</p>
<p>gibime geliyor:</p>
<p>susadım çeşmeye varmaz olaydım</p>
<p>elinden bir tas su içmez olaydım</p>
<p>yolum düştü köyünüzden geçmez olaydım</p>
<p>gelmez olaydım, güzel yüzüne bakmaz olaydım</p>
<p>……… Felaket tellallığın bırakıp biz Çeşme’nin tarihine bir göz</p>
<p>atalım:</p>
<p>İlk çağda CYSSUS adıyla bilinen Çeşme, Anadolu’nun Batı kıyısında</p>
<p>MÖ.1000 yıllarında tahmin edilen 12 İyonya kentinden biri olan</p>
<p>Erythrai (ERİTRE)’nin Ildırı İskelesiydi.Bu nedenle Çeşme’nin tarihi</p>
<p>ile bir arada ele alınması gerekir. Erythrai, Çeşme merkezine 27 Km.</p>
<p>uzaklıkta küçük adacıkları olan güzel bir koyun üzerinde</p>
<p>kurulmuştur. Arkeolojik kalıntılarda M.Ö. 3000 de Erythoros</p>
<p>yönetiminde olan kolonistler tarafından kurulduğu</p>
<p>anlaşılmaktadır.Bugün arkeolojik ve turistik yönden büyük önem</p>
<p>taşıyan ERİTRE, MÖ.7. ve 8. Yüzyıllarda büyük bir iktisadi güce</p>
<p>sahip olmuştur.Bu dönemde kent, Doğu Akdeniz ve özellikle Kıbrıs ile</p>
<p>ticari ilişkilerde bulunuyor ve (CHIOS) -SAKIZ adası ile birlikte</p>
<p>esir ve şarap ticaretini elinde tutuyordu. ERİTRE, önce LYDIA</p>
<p>(LİDYA), sonradan perslerin saldırısına uğrayıp büyük ölçüde zarar</p>
<p>görmüş, MÖ.14.yüzyılda ise yeniden zengin bir devlet olmuştur.</p>
<p>MÖ.2.yüzyılda kent , Bergama krallığına , daha sonra da Roma</p>
<p>İmparatorluğuna bağlanmıştır. Romalılar zamanında Çeşme yöresi</p>
<p>CYSSUS adını almıştır.Roma imparatorluğu ikiye bölününce Bizans</p>
<p>topraklarında kalan ERİTRE, önemini kaybetmiş, özellikle Put’a ve</p>
<p>çok Tanrılı dinlere karşı olan inancın güçlendiği dönemde, kentteki</p>
<p>antik yapıların çoğu yıkılıp yakılmıştır.</p>
<p>Ortaçağda Bizans İmparatorluğu’na bağlı olan ERİTRE ve Çeşme Yöresi</p>
<p>ilk olarak ÇAKA BEY zamanında Türklerin eline geçmiştir.M.S. 1081 de</p>
<p>Birinci Kılıçaslanın kayınbabası ÇAKA BEY tarafından Selçuklular</p>
<p>devrinde KLOZEMENE yarımadası ele geçirilmiştir. Osmanlılar</p>
<p>zamanında Yıldırım Beyazıt tarafından yeniden Osmanlı</p>
<p>İmparatorluğu’na bağlanan kent Türk egemenliğine girdiği 1336 dan</p>
<p>sonra Erythrai, Erythre, Rhtrai Lythri şeklinde değişiklikler</p>
<p>gösteren bu yerleşme yeri, 1402 Ankara Savaşından sonra Timur</p>
<p>tarafından tekrar Aydınoğullarına bağlanmış, 1422 yılında yeniden</p>
<p>Osmanlılara geçmiştir. 16.y.y.`dan sonra İlderen ve Ildırı halini</p>
<p>almıştır. Birinci Dünya Savaşından sonra yurdumuzun paylaşılmasıyla</p>
<p>Çeşme Yunanlılar tarfından işgal edilmiş, fakat Kurtuluş Savaşı’nda,</p>
<p>Fahrettin Altay Paşa birlikleri tarafından, 16 Eylül 1922’de düşman</p>
<p>işgalinden kurtarılmıştır.</p>
<p>Erythrai`den çıkarılan taşınabilir eserlerin tümü İzmir Arkeoloji</p>
<p>Müzesindedir.</p>
<p>Çeşme günümüzde denizi ile gündemde. Tarihte de Denizdeki</p>
<p>savaşlarıyla. Ve Çeşme deyince Kârhaneciler(Burada antrparantez</p>
<p>açtım bile. Çünkü her şeyin, her kesin bir anda anlamı kayan</p>
<p>ülkemizde, bu kelimenin de anlamı kayabilmektedir; aynen bu</p>
<p>kelimenin kaydığı gibi . Halbüki sözcüğün anlamı “İş yeri” dir );</p>
<p>börekçisi, Pidecisi, Ötelcisi diye sıralar ama Çeşme deyince;</p>
<p>elbetteki ‘Çeşme kendisiyle ünlü’ diyeceğiz öncelikle, doğa</p>
<p>zenginliği nedeniyle. İşte bu ünlüyü oluşturan dokuları sıralarsak;</p>
<p>Başta çeşme Kalesi, Altın Kum sahilleri, rüzgari, boy vermeyen ama</p>
<p>mavinin anlatılmaz tonuyla zevk veren denizi, Ilıcası, bana göre</p>
<p>sivrisineksizliği. Ama bir ünlü var ki o’da CEZAYİRLİ HASAN PAŞA.</p>
<p>Bakmayın Cezayirli denmesine, hemşehrim ve meslekdaşım olur. Şaka</p>
<p>bir yana gerçek şu ki; Kafkas kökenlidir ve de Mühendislik okulunun</p>
<p>temelini atan kişidir. İşte ben bunu en başa oturturum Çeşmenin</p>
<p>ünlüleri arasında.</p>
<p>Çeşme’nin güzelliği değil, Rüzgarı başına bela idi.Hiç aklınıza</p>
<p>gelir mi Rüzgarın savaşa sebep olacağı? Tarihte de rüzgar nedeniyle</p>
<p>savaşan iki devlet Osmanlı ve Rustur diyebiliriz. Bilindiği gibi;</p>
<p>Çeşme&#8217;nin çok eski zamanlardan beri var olan önemi, kürekle hareket</p>
<p>edebilen kadırga ve çektirmelerin yerlerini sadece yelkenle</p>
<p>seyredebilen büyük kalyonlara terk etmelerinden sonra daha da</p>
<p>artmıştı. Çünkü; sabit donanımlı(arma) dörtgen şekilli büyük</p>
<p>yüzeylerden oluşan yelkenlere sahip ve kabasorta diye tanımlanan</p>
<p>gemiler için devamlı aynı yönden esen &#8220;Ticaret rüzgarına sahip</p>
<p>Çeşme, yani istikrarlı ve kuvvetli rüzgarı olan Çeşme Ruslar için</p>
<p>çok önemliydi. Ayrıca Osmanlı İmparatorluğunun güç kaybetmeye</p>
<p>başlamasıyla, Venedik donanmasının iki de bir Çanakkale Boğazını</p>
<p>kapaması ve Osmanlı donanmasını dışarı bırakmaması nedeniyle, Çeşme</p>
<p>Limanı daha da önem kazanmıştı. İmparatorluğun çeşitli yerlerinden</p>
<p>gemi ve askerler Çeşme&#8217;den istenilen yerler kolaylıkla</p>
<p>seyredilebiliyor. Çeşme&#8217;de tutulan birkaç kalyon Boğaz ağzından</p>
<p>Venedikleri kovalamakta etkili oluyordu. Gene tahıl ve diğer zirai</p>
<p>ürünlerin Avrupa ülkelerine gönderilmesi de Çeşme limanı</p>
<p>aracılığıyla ucuz ve emin şekilde mümkün oluyordu.</p>
<p>Tüm bunlar savaş nedeniydi. İşte “5 Temmuz 1770 Çeşme Deniz Savaşı”:</p>
<p>1770 yazında Sakız ve Çeşme önlerinde beliren Ruslar Türk ve Rum</p>
<p>halklarını şoke etmişti. Pek çok Rus askerlerinin kalabalık</p>
<p>filolarla Ege kıyılarına ve adalarına çıktıkları söylentisi</p>
<p>yaygındı. Özellikle Rus taraftarı provokatörlerin de abartısıyla</p>
<p>giderek halk arasında endişe ve huzursuzluk yaratmıştı. Osmanlı</p>
<p>ahalisi Rus tehdidinin olsa olsa Karadeniz yönünden gelebileceğini</p>
<p>bunu da Azak kaleleri, sonra İstanbul ve Çanakkale boğazında</p>
<p>engelleyebileceğini düşündüğü için Rusların birdenbire ortaya</p>
<p>çıkmalarına inanmakta zorluk çekmişti. Peki ama Ruslar Karadeniz&#8217;den</p>
<p>ve Boğazlardan görünmeden nasıl Ege&#8217;ye gelmişlerdi? Ruslar</p>
<p>Egedeydiler. Bu olay sadece Müslüman ve hrıstiyan Osmanlı tebasının</p>
<p>değil Babıali&#8217;nin de şaşkınlığına yol açmıştı. Fransızlar</p>
<p>zaman-zaman Osmanlıyı Rusların filo hazırlığı içinde oldukların</p>
<p>konusunda uyarmış, fakat Osmanlı bunu ciddiye almamıştı.</p>
<p>Petro&#8217;nun ölümünden önce önerdiği, Boğazlardan geçip sıcak denizlere</p>
<p>açılma ve Osmanlı İmparatorluğunun ortodoks teb&#8217;asını ayaklandırarak</p>
<p>İmparatorluğu zayıflatma stratejisi Ruslar tarafından başlatmak için</p>
<p>önce Mora halkı ayaklandırılmış başaramamıştı. Donanmanın ve adalar</p>
<p>denizi harekatı verilen operasyondan amaç; Çanakkale Boğazını</p>
<p>zorlayıp Marmara&#8217;ya çıkmak oradan da İstanbul&#8217;a saldırmaktı. Ancak</p>
<p>bu arada Ege&#8217;ye çıkmış olan Osmanlı donanmasını ortadan kaldırmak</p>
<p>gerekliydi. Donanma, boğazlardan geçmeye en büyük engeldi. Kaptanı</p>
<p>Derya Hüsameddin Paşa tarihte Rus donanmasına karşı etkin olamamış</p>
<p>başarısız komutandı. İşte bu noktada Cezayirll Hasan Paşa efsanesi</p>
<p>devreye giriyor. O tarihte Hüsamettin Paşanın emrinde olan Cezayirli</p>
<p>Hasan beyin (sonradan Paşa unvanını almış ve Kaptan-ı Derya</p>
<p>olmuştur.) atak bir yaklaşımla Rus filosuna saldırmak istiyor fakat</p>
<p>engelleniyor..</p>
<p>Osmanlı donanmasının 5 Temmuz günü bugün Damlasuyu adı verilen</p>
<p>mevkide yarların altında kıyıya birkaç gomina((185.2 metre-deniz</p>
<p>milinin onda biri) mesafede iki sıra olarak demirlendiğini savlarlar</p>
<p>tarihçiler. Fakat Cezayirli Hasan bey komutasındaki Burc-u Zafer;</p>
<p>dokuz ay önce çok iyi cins ağaçlardan yapılmış, iyi donatılmış ve</p>
<p>bazı kaynaklara göre 90 bronz topla silahlandırılmış savaş sınıfı</p>
<p>ihtişamlı gemi(kalyon) en deneyimli ve becerikli olanıdır , Osmanlı</p>
<p>filosunun diğer gemilerine oranla.</p>
<p>Rus filosunda İngiliz Amiral öncülük yapıyor. Bunu HAZMEDEMEYEN Rus</p>
<p>komutan filonun önünde bulunan Evropa adlı kalyonun arkasından</p>
<p>Burc-u Zafere saldırıyor ve ateşini çok yaklaşıncaya kadar tutuyor.</p>
<p>Amacı çok yakından yapacağı bir savlo (sancak cekmek icin kullanilan</p>
<p>1, 5 burgatalik/parmak ince halat.) ile Türk gemisinin işini bir</p>
<p>defada bitirmek. Ancak Demir haladı üzerine pürmeçe(Permece’dir ve</p>
<p>yedek halat demektir) tutmak suretiyle borda(geminin üstü) toplarını</p>
<p>Rus Amiral gemisine çevirip beklemekte olan Cezayirli Hasan Paşa,</p>
<p>onlardan önce ateş komutu vererek geminin armasının büyük kısmını</p>
<p>tahrip ediyor manevradan aciz duruma düşen gemi sürüklenerek Osmanlı</p>
<p>gemisinin üzerine düşüyor. Türk ve Rus, asker ve gemicileri şiddetli</p>
<p>bir çarpışmaya başlıyorlar, bir süre sonra bir rivayete göre Rus</p>
<p>gemisinin tutuşan direği, bir başkasına göre Burc-u Zafer&#8217;in direği</p>
<p>rus gemisinin cephaneliğinin üzerine düşüyor ve infilak ederek 800</p>
<p>kişiyle beraber batıyor.</p>
<p>Ancak bahse konu Adalar denizi harekatının karanlık ve pek iyi</p>
<p>bilinmeyen yönleri de var</p>
<p>Netice itibariyle Yevstafiy tüm gemicileri ve askerleri ve ayrıca</p>
<p>Mora&#8217; dan gemiye binen bir bölük süvari askeriyle birlikte havaya</p>
<p>uçtu. Amiral Sprıdov ise on altı subay ve astsubay birlikte</p>
<p>infilaktan birkaç dakika önce gemiden ayrılmış bulunuyordu.</p>
<p>Yevstafiy&#8217;in üzerine düşmüş olduğu Burc-u Zafer&#8217;in demir haladına</p>
<p>kaloma(demir atmış bir geminin zincirinin su içinde kalan kısmı&#8230;)</p>
<p>vererek Rus gemisinin çatmasını(hukukta gemilerin çarpışmasına</p>
<p>verilen ad.) hafiflettiğini olayın şahitleri anlatıyorlar. Ancak bu</p>
<p>yetmemiş olmalı ki Osmanlı filosunu öncü gemisi demir yerinden</p>
<p>koparak sürüklenmiş ve 600 -700 metre güneyde bir buruna oturarak</p>
<p>kısmen yanmış ve batmış bugün battığı yerde hala sert ağaçtan</p>
<p>yapılmış kalıntıları durmakta</p>
<p>Rus gemisinin batması ve Burc-u Zafer&#8217;in tutuşup karaya oturmasını</p>
<p>takip eden dakikalarda Osmanlı donanmasının paniğe kapılıp Çeşme</p>
<p>limanın içine kaçtığını ve üst üste bir şekilde demirledikleri</p>
<p>savlanır. Ruslar ve İngilizler 6 Temmuz günü Çeşme&#8217;nin içine kaçan</p>
<p>Osmanlı donanmasının yok edilmesi için bir plan tasarlarlar. 6</p>
<p>Temmuzu 7 Temmuz a bağlayan gece üç ateş kayığını(Yangınlarda</p>
<p>kullanılan ince, uzun, 3 veya 4 cift kurekli kayık) esmekte olan</p>
<p>kuzey rüzgarından faydalanarak limana doğru yolladılar. Kayıklardan</p>
<p>birine bir Rus teğmen diğer ikisine İngiliz subayları kumanda</p>
<p>etmektedirler. Bu üç kayıktan bir tanesi hedefine erişip deniz</p>
<p>suyuna karşı yağlanıp ziftlenmiş bir kalyonu tutuşturunca üst üste</p>
<p>durumdaki gemilerinde tutuşmaları gecikmedi. Birbiri akasına tutuşan</p>
<p>cephaneliklerin infilakları ortalığı cehenneme çevirdi.</p>
<p>Savaş ilginçliklerle dolu. Yukarıda Bizimkiler Rus Donanmasını</p>
<p>Karadeniz’den beklerken, Rus Donanmasının Batlıktan İngilizlerin</p>
<p>yardımıyla Akdeniz’e inmesine ve Mora’yı alıp Rumları isyana</p>
<p>katmalarına değinmiştik. Bu savaştaki zafer Rusları o kadar</p>
<p>etkilemiş ki; Kont Orlov sonradan Ceşmenski yani Çeşmeli adını bile</p>
<p>alabilmiş. Sanki zaferi kendi kazanmış gibi. St. Petersburg</p>
<p>yakınlarında Çeşme Kilisesi, Çeşme Hamamı, Çeşme Kilisesi olduğunu,</p>
<p>o dönem inşa edilen Rus gemilerine Çeşme adı verildiği savlanır.</p>
<p>Çeşme Deniz Savaşı Osmanlı Donanması açısından önemli bir kilometre</p>
<p>taşı niteliğindedir. Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda modern anlamdaki ilk</p>
<p>ilim ve bilim yuvalarından olan Deniz Harp Okulu&#8217;nun temellerinin</p>
<p>atılmasına neden olduğundan, herkes tarafından bilinmesi ve</p>
<p>dikkatlice incelenmesi gerekir.</p>
<p>Çeşme Deniz Savaşı , tarihimize “Çeşme Faciası” diye geçer. Çünkü;</p>
<p>Meydan larousse, Anabritanıca ve Büyük larousse ansiklobedilerden</p>
<p>faydalanarak değindiğim gibi; , 1770 yılının 6 temmuz gecesi , Rus</p>
<p>donanmasının gerçekleştirdiği baskınla , Osmanlı deniz gücü tümüyle</p>
<p>yok edildi. Fakat şu gerçeği de unutmamak gerekir, tarihçiler: Çeşme</p>
<p>Deniz Savaşı Osmanlı Donanması açısından önemli bir kilometre taşı</p>
<p>niteliğindedir. Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda modern anlamdaki ilk ilim</p>
<p>ve bilim yuvalarından olan Deniz Harp Okulu&#8217;nun temellerinin</p>
<p>atılmasına neden olduğundan, herkes tarafından bilinmesi ve</p>
<p>dikkatlice incelenmesi gerektiğini söylerler.</p>
<p>Çeşme tarihi ile özdeşleşen iki kişi var Birincisi; 1071 yılında</p>
<p>Aandolu`yu yurt haline getirme girişimlerine başlayan Türkmen</p>
<p>Beylerinden ÇAKA BEY, diğeri isi yakın tarihte cesareti ile ün</p>
<p>salmış olan CEZAYİRLİ HASAN PAŞA:</p>
<p>“Hasan Paşa 1720`de Gelibolu`da doğdu. Köle idi. Sonradan efendisi</p>
<p>tarafından azad edilen Hasan Paşa, onun verdiği bir miktar sermaye</p>
<p>ile, yiğitlerin şöhretini duyduğu Cezayir`e gitmek için yola çıkmış.</p>
<p>Yolda gemileri Düşman gemisiyle çatışmaya girince Hasan Paşa, çok</p>
<p>genç olmasına rağmen düşman gemisine sıçrayıp büyük bir cesaretle</p>
<p>cenge katılmış. Geminin mürettebatından on beş kadarını tek başına</p>
<p>öldürdükten sonra, diğerlerini geminin ambar ve kamarasına kapatarak</p>
<p>gemiyi ele geçirmişti. Hasan Paşa`nın bu cesareti o zamanın Cezayir</p>
<p>dayısı tarafından pek takdir edildiğinden, gemi kendisine verilerek</p>
<p>Dayılar( cezayir, tunus, vetrablusgarb&#8217;da merkezden gönderilen</p>
<p>osmanlı eyalet beylerbeylerinin etkinlikleri yok olduktan sonra</p>
<p>ortaya çıkan ve yönetime yerleşen yerel egemenlerin seçtiği</p>
<p>yöneticiler) arasına katılmıştır. Kısa zamanda şöhrete ulaşarak</p>
<p>Cezayir’deki Tlemsen şehri Beyi olan Hasan Paşa, Cezayir`deki</p>
<p>dayıların hasetliğine maruz kalıp, hayati tehlikeye düştüğünden</p>
<p>İspanya`ya geçmiş.</p>
<p>İstanbul`a dönen Hasan Paşa, Cezayir`e gitmeden önce yeniçeri</p>
<p>ocağına yazılmış ve Belgrad seferinde büyük başarılar göstermiştir.</p>
<p>Kendisi denizciliği ile meşhur olduğundan kaptanlar sınıfına</p>
<p>alınarak, bir de gemi verilmiştir. 1770`de MİR-İ MİRANLIK(Askeri</p>
<p>beylik) payesi verilerek kaptan olmuş ve Limni adasını</p>
<p>Hırıstiyanlardan alıp &#8220;GAZİ&#8221; ünvanını almıştır. Aynı sene içinde</p>
<p>vezir olan Hasan Paşa, Kaptan-ı Derya tayin olmuştur. Daha sonra</p>
<p>boğaz muhafızı, sonra da Anadolu eyaleti ve Rusçuk Seraskeri (savas</p>
<p>ve asker isleri bakani ) oldu. 1786`da Sadaret(basbakanlik)</p>
<p>kaymakamı olan Hasan Paşa, iki sene sonra Kaptan-ı Deryalıktan</p>
<p>azledildi. Hasan Paşa Kaptan-ı Derya(oramiral) olduğu senelerde 1768</p>
<p>Türk-Rus harbi baş göstermişti. Rusların Akdenize gönderdikleri</p>
<p>Baltık donanması önce Osmanlı donanmasıyla çarpışmış, ama bu</p>
<p>çarpışmada kesin sonuç alınamamıştı. Ege kıyılarına yakın KOYUN</p>
<p>ADALARI civarında yapılan ikinci bir savaşta asıl muharebe Hasan</p>
<p>Paşa`nın kalyonu ile Rus Amirali Sipiridov`un gemisi arasında</p>
<p>olmuştur. Hasan Paşa ile otuz kadar yiğit Rus gemisine geçmiştir.</p>
<p>Düşman gemisinde yapılan kahramanca çarpışma esnasında yaralanan</p>
<p>Hasan Paşa, tekrar kendi gemisine geçmiştir. Bu beklenmeyen baskın</p>
<p>ile şaşkına dönen Moskoflar telaşa kapılarak kendi cephaneliklerini</p>
<p>ateşlemişler, ateş Türk gemisine de sıçrayınca her iki gemi de</p>
<p>yanmaya başlamıştı. Türk yiğitleri de kıyıdan gönderilen bir kayıkla</p>
<p>kurtarılmışlardı. Hasan Paşa`ya gösterdiği kahramanlık sebebiyle</p>
<p>kendisine Kaptanlık ve Beylerbeyliği(sancak beylerinin-valilerin</p>
<p>başı) verilmiştir. Hasan Paşa`nın ikinci Kaptan-ı Deryalığı 15 yıl</p>
<p>sürdü. Bu süre içinde pek büyük hizmetlerde bulunan Hasan Paşa,</p>
<p>Suriye ve Irak`ta baş gösteren Tahir Ömer isyanını bastırmış, daha</p>
<p>sonra 1787 Rus-Avusturya harbinde Yılan Adası savaşına katılıp, Rus</p>
<p>donanmasını mağlup etmiştir. Ertesi yıl İsmail önünde de Rusları</p>
<p>hezimete uğratarak başarı kazanmış, bu başarısı üzerine</p>
<p>Sadrazamlık(Başbakanlık) payesi verilmiştir. Hasan Paşa`nın bu</p>
<p>görevi 3 ay sürmüştür; 1790 senesinde vefat etmiştir. Hasan Paşa,</p>
<p>yürüttüğü devlet hizmetleri yanında birçok hayır eserleri de</p>
<p>bırakmıştır. İstanbul tersanesinde bir kışla yaptıran Hasan Paşa,</p>
<p>Midilli`ye çeşmeler yaptırdı. Bakla`da yine çeşme, Vizne`de cami,</p>
<p>hama ve üç çeşme, Midilli`de Paşa köşkü ve büyük mermer havuz ve</p>
<p>Limni, Sakız, İstanköy adalarında çeşmeler yaptırdı.Bence en büyük</p>
<p>hizmeti: bugünkü İstanbul Teknik Üniversite’nin, dahası</p>
<p>Mühendisliğin temelini atmasıdır. Şöyle ki “1773 senesinde,</p>
<p>haliç&#8217;te, tersane-i amirenin darağacı semtinde, büyük maçunanın(Ağır</p>
<p>yük kaldırma makinesi) bulunduğu mahalledeki bir gözde, tersane</p>
<p>hendesehanesini(mühendishane) kurmuştur. Burası 1784&#8242;te</p>
<p>mühendishane-i bahri hümayun(Deniz Harp Okulu), 1795&#8242;te</p>
<p>mühendishane-i berri-i hümayun(Kara Harp Okulu), 1883&#8242;te hendese-i</p>
<p>mülkiye mektebini doğurmuş ve istanbul teknik üniversitesi, deniz</p>
<p>harp okulu ve yüksek denizcilik okulunun kuruluşlarına ön ayak</p>
<p>olmuştur-ekşi sözlük”</p>
<p>Hasan Paşa`nın en büyük özelliği, kendisine alıştırdığı bir aslanı</p>
<p>daima yanında gezdirmesiydi. Çeşme Kalesi önündeki Aslanlı heykeli</p>
<p>turistlerin en büyük ilgi odağı.</p>
<p>1996 Temmuz’unun 29’u. Dün başlayan ve hala devam eden bir yangından</p>
<p>söz edeceğim. Önce gazetelerdeki haberi veyeyim: “Türkiye’nin iki</p>
<p>önemli turizm merkezi, orman yangınlarıyla cehenneme döndü.</p>
<p>Kuşadası’ndaki yangin Dilek yarımadası Milli parkını tehdit ederken</p>
<p>Marmaris’teki yangın da Datça yarımadasına doğru yayılıyor. 2000</p>
<p>Hektarlık alan kül oldu. PKK’da Osmaniye’de orman</p>
<p>yaktı(Milliyet-29/7/1996)”</p>
<p>Son tümce düşündürücü geldi bana. Yani PKK’nın orman yakması</p>
<p>tümcesi. Bu bana sevgili Metin’in söylediği; Çeşme’de azınlıkları</p>
<p>göçe zorlayan Orman ve Bağ alanlarının yangınını çağrıştırdı.</p>
<p>Aslında, “Ormanı yakan kim ? sorusunun yanıtından önce ormanı yakmak</p>
<p>kendimizi yakmak olduğunu öğrenmemiz gerekir. Ne olursa olsun, hangi</p>
<p>nedene dayanırsa dayansın doğayı yakmak, doğanı, yani kendimizi</p>
<p>yakmamızdır. Bunu fark edemeyişimizin zavallılığını atamadığımız</p>
<p>sürece hem kendimizi hem doğamızı yok etmeyi sürdüreceğiz. Gazetinin</p>
<p>bir başka köşesinde, bir başka yok oluşu okuyorum. Evet zülfü</p>
<p>Livaneli’nin “Ölümden Yaşama Dönüş” başlıklı köşe yazısını. Ölüm</p>
<p>oruçlarında ölen gençleri ve olayları yazıyor. Ölen</p>
<p>gençlerden-Adalet bakanı Şevket kazan’ın : “ Gizli örgüt</p>
<p>itirafçılara zorla ölüm örücü tutturuyor. Örgüt’ün faksı ve de cep</p>
<p>telefonları bile var..Cezaevleri gizli örgütlerin adeta eğitim</p>
<p>alanı..Bunlara müdahale edeceğiz, ilk müdahalelerde olduğu gibi yine</p>
<p>en az 50 kişi ölebilir..” şeklindeki açıklamalarından-Refah Parti</p>
<p>milletvekili Mukadder Başeğmez’in de içinde yer aldığı, Zülfü</p>
<p>Livaneli, Ercan Karakaş, Yaşar Kemal, Eşber yağmurdereli, Oral</p>
<p>Çalışları, Halil Ergün ve Ercan kanar’ın yer aldığı, cezaevindeki</p>
<p>olayları izleme ve uzlaştırma komitesinden- Ve uzlaşı komitesini,</p>
<p>içerideki bölücü örgütün, din düşmanı ABD yandaşlarının dışarıdaki</p>
<p>uzantısı olduğunu belirten, Akit gazetesinden Yaşar</p>
<p>Kaplan’dan(21/7/1996 günkü yazısı)’ söz eden yazısını okuyorum.</p>
<p>Erbakan iktidarı utanmadan Kendi Milletvekilini bile suçlayan</p>
<p>değerlendirmelerde bulunabiliyor, cezaevinde onlarca hükümlü</p>
<p>ölürken. Ve “ Bay- rampaşa’daki tutuklular Solcu, sağcı, ülkücü,</p>
<p>dinci, Kürtçü olabilir, biz demokrasinin evrensel dayanağı insan</p>
<p>hakları için varız. Amacımız ölümleri durdurmaktır..” diyen gurubu</p>
<p>Akit gazetesi, Emperyalistlerin Kapitalist ağa babaların uşağı,</p>
<p>Namussuzlar-ki aralarında Mukadder başaeğmez de var- diye</p>
<p>suçayabiliyor. Bunlarla alay eden Şevket Kazan ise Yaşar Kaplan’a</p>
<p>göre namuslu. Belli ki bu namuslu adamlarla bu toplumun işi var.</p>
<p>Bunlar yarın farklı aldatmacalarla, belki de ABD kucağında karşımıza</p>
<p>çıkıp başımıza bela olurlar gibime geliyor…Göreceğiz bakalım.</p>
<p>Bugün 29/7/1996. Sevgili Bacanak ve baldız Çeşme’nin bir başka</p>
<p>güzelinin koynuna atacaklar. Evet Boyal Koy’a gidiyoruz. Cezayirli</p>
<p>Hasan Paşa’nın heykelinin önünden geçip Ankara’yı aramak için sahil</p>
<p>boyuna indim. Ankara’yı bulamadım, ama yerde bir top buldum. Evet</p>
<p>antik bir top. Herkes başına uçuşmuş Herkes topun tarihi feryadını</p>
<p>izliyor. PTT’ye yakın Çeşme kalesi-ki ayni zamanda Çeşme müzesi-</p>
<p>önündeki Cezayırli Hasan Paşa’nın önünde duruyor savaş topu. Başında</p>
<p>dalgıçlar, içlerinden biri bu araştırma gurubunun başı olsa gerek ki</p>
<p>sürekli talimatlar veriyor topu temizleyen dalgıçlara. Yakın bir</p>
<p>koy’dan çıkarmışlar. Büyük Çeşma Deniz savaşında batan tek Rus</p>
<p>gemisinin bugüne dek çıkarılan en büyük toplarından biri. Denizden</p>
<p>çıkan tüm ganimetler ona teslim edilmesi gerekiyormuş- çasına</p>
<p>Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın önüne atmışlar. Cezayırlı Aslanıyla</p>
<p>birlikte olayı izliyor.</p>
<p>Çeşme balıkçı barınağı; Bayındır A.Ş tarafından “Çeşme Turizm Yat</p>
<p>Limanı” na dönüştürmek için genişletiliyor.</p>
<p>Boyalı Koyundayız. Çeşme’de ilk yapılaşmaya açılan bu 5 km’lık kıyı</p>
<p>bandı, Çeşmeye’ye çok yakın. Buradaki yapılaşmayı , dahası kıyı</p>
<p>saldırganlığını görünce, kendimi karamsarlıklar girdabında buldum.</p>
<p>Hani hint Okyanusunda, cennetin halkaları gibi dizilmiş Adalar var</p>
<p>ya, adı Maldiv. İşte bunun için küresel ısınmadan dolayı çok yakin</p>
<p>gelecekte tamamen sular altında kalacak deniyor. Çeşme de böyle</p>
<p>giderse, yapıların altında kalabilir. Çünkü bunun sinyallerini</p>
<p>Boyalı koy’da alıyorsunuz. Doğanın evrensel boyasını bozanlar Boyal</p>
<p>Koy’a doğa duyarlılığı içinde baksınlar istiyorum.</p>
<p>Boyalı da kıyı yasaları-ki kim taka..-dikkate alınmaksızın denize</p>
<p>sıfır, üstelik estetikten yoksun hangar binası benzeri bir</p>
<p>yapılaşma. Olayı biraz abartacağım: ‘Hani çocuklar vardır, denizden</p>
<p>korkar, bir ayağı deniz de bir ayağı kumda ürkek duruş verirler ya,</p>
<p>yapılarımızın da durumu öyle diyebilirim. Çeşme’nin gelecekte Bodrum</p>
<p>ile yarışacağını söyleyenler beni ürkütüyor. Ya Bodrum’un o mavi ile</p>
<p>yeşili yok eden ariel beyazı beton yığınına dönüşürse Çeşme! Abartı</p>
<p>katsayımı biraz artıracağım. Hani kefen giymiş Bodruma …Yine Sevgili</p>
<p>bacanağın söylediğine göre, yabancılar mülk edinmeye başlamış,</p>
<p>özellikle, talan içerikli, özal’ın ‘Yabancıların Mülk edinmesini</p>
<p>kolaylaştıran’ yasası sonrası. Yabancılar Cennet diyormuş buralara.</p>
<p>Cennet olduğunu biz de biliyoruz. İspanya’da, Fransa’da, Nörveç’te</p>
<p>v.b ülkelerde böylesi cennetler yok mu.? Var! Var da; böylesi talan</p>
<p>kolaylıkları sağlanmıyor, sözde yatarmcı veya bir şekilde</p>
<p>talancılara. Çevreyi ve doğayı kesin tahrip ettirmiyor. Onun için</p>
<p>bizim buralar Cennet, yoksa cennet olduğundan değil. Kendilerine</p>
<p>verilen ödünün adı Cennet. Ödün üstüne ödün veren benim odunlarım,</p>
<p>bunun adını da yabancı yatırım diyorlar. Yabancılar da bizim oduna</p>
<p>mobilya iltifatları yaparak, Tükiye’nin özgürlükler ülkesi olduğunu</p>
<p>sölüyorlar. Biliyorum içinizden “Neee??!!” feryatlarının</p>
<p>koptuğunu.Çünkü biliyorsunuz ki, bu ülkede ‘Netekim’ ler yaşını</p>
<p>büyüterek çocukları astılar. Buna; ‘özgürlüğümüze hayran kaldıkları</p>
<p>için yabancılar yatırım yapıyor’ demeyelim. Bunun adı; bal gibi,</p>
<p>aptallığımıza güvenerek yabancıların ülkemizi yatırmasıdır. Evet;</p>
<p>Yabancı yatırımı değil, YABANCININ ÜLKEMİZİ YATIRMAS bunun adı.</p>
<p>Yeni yeni başlayan sörf tutkunları için Çeşme müthiş bir yer. Zaten</p>
<p>Yel değirmenleri gördünüz mu, bilin ki orda sörf yapılıyor.</p>
<p>Anladınız değil mi, rüzgar sörfünden bahsettiğimi. Çünkü, sörf’ün</p>
<p>tek materyali rüzgar. O da Çeşme ve Alaçatı’da çooook. Ya, Tarihi</p>
<p>taş evleri deyince..Durun oraya da geleceğim, yani Alaçat’ya biraz</p>
<p>sabredin beeeee!</p>
<p>Sevgili Metin ve Nesrin’in gümrükteki işleri çok ve de zor. Günlerce</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/bir-blogcu-gozuyle-cesme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇEŞME IN, BODRUM OUT ( HABER TÜRK)</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/cesme-in-bodrum-out-haber-turk/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/cesme-in-bodrum-out-haber-turk/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 18:44:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Demir</dc:creator>
				<category><![CDATA[BASINDA]]></category>
		<category><![CDATA[Çeşme' de muhakkak ...]]></category>
		<category><![CDATA[Faydalı bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Nerede Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[REHBER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=2519</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda iyice popülerliği artan Çeşme, yeni mekanlarıyla ne İstanbul&#8217;u ne de Bodrum&#8217;u aratıyor! Çeşme -ve onun “yavru vatan”ı Alaçatı- bu yaz biraz geç hareketlendi ama yeni açılan mekanları ve bölgeye ayrı bir hava katan sörfçüleriyle arayı kapatacak Çeşme in Bodrum out! İşte slogan bu&#8230; Milliyet&#8217;ten Banu Şen Çeşme&#8217;yi anlatıyor. Her ne kadar Çeşmeli turizmciler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-2520" href="http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/cesme-in-bodrum-out-haber-turk/attachment/cesme-bodrum/"><img class="alignleft size-medium wp-image-2520" title="cesme- bodrum" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2009/10/cesme-bodrum-210x300.jpg" alt="cesme- bodrum" width="210" height="300" /></a>Son yıllarda iyice popülerliği artan Çeşme, yeni mekanlarıyla ne İstanbul&#8217;u ne de Bodrum&#8217;u aratıyor!</p>
<p>Çeşme -ve onun “yavru vatan”ı Alaçatı- bu yaz biraz geç hareketlendi ama yeni açılan mekanları ve bölgeye ayrı bir hava katan sörfçüleriyle arayı kapatacak</p>
<p>Çeşme in Bodrum out! İşte slogan bu&#8230; Milliyet&#8217;ten Banu Şen Çeşme&#8217;yi anlatıyor. Her ne kadar Çeşmeli turizmciler Bodrum’la kıyaslanmaktan nefret etse de eğlence mekanlarından en çok bu ses yükseliyor! Hepsi Bodrum’la kıyasıya yarış halinde. Çeşme artık, son yıllarda popülerliği iyice artan, İzmir’in gözde tatil beldesi durumunda. Gece hayatı ne Bodrum’u ne İstanbul’u aratıyor. Hatta artık eksiği yok fazlası var. Hafta sonu düzinelerce ünlüye rastlanıyor.</p>
<p>Çeşme’de öğle saatlerinde başlayan eğlence, beach club’lardan gece kulüplerine uzanıyor. Son yıllardaki garip tatil anlayışı da bu sene biraz değişti&#8230; Genç kızlar kulaklarında koca küpeler, ayaklarında yüksek ökçeli terlikler, bikini üstü mini eteklerle akşama kadar dans etme işini biraz azalttı. Denize girip güneşlenenlerin sayısı arttı.</p>
<p>Bir değişiklik de üst başta var. Yukarıdaki gibi abartılı kıyafetler de sadeleştiğini fark ediyoruz. Rüzgara bırakılmış doğal saçları, Hint işi tunikler ve etekleri, parmak arası sandaletleri daha çok görür olduk.</p>
<p>&#8220;İSTANBULLU&#8221; VE &#8220;İZMİRLİ&#8221; MEKANLARI</p>
<p>Çeşme ve Alaçatı’daki mekanların bazıları “İstanbulluların gittikleri” ve “İzmirlilerin gittikleri” olarak ikiye ayrılabilir. Örneğin Alaçatı’nın yükselişiyle eş bir tarihe sahip olan Babylon, gündüz partileriyle bilinen Mojito (eski Caliante), Rober Hatemo ve Serdar Ortaç’ın çıktığı Türkçe müzik mekanı Chesme daha çok İstanbullu “turistler” tarafından tercih ediliyor.</p>
<p>İzmirlilerin sık gittikleri yerler ise Çeşme’nin klasiklerinden Sole Mare, uluslararası çapta ünlü sanatçı ve DJ’lerin konser mekanı haline gelen Shayna, paintball da oynanabilen “gündüz mekanı” Fontana, en eski beach’lerden Seaside, İzmir’in yıldızı Murat Dalkılıç’ın sahneye çıktığı Soho.</p>
<p>Tabii sıcak havuzu da olan Aqua’yı, en “tıklım” kulüplerden Villa Sunset’i, Ruj’u ve Inside’ı unutmamak lazım. Hande Yener’i dinleyebileceğiniz Cece de aynı şekilde. Üstelik son haftalarda “Çok Güzel Hareketler Bunlar” ile tanınan BKM Mutfak’ın da yaz boyunca Cece’de olduğunu hatırlatalım.</p>
<p>&#8220;SÖRF ÖĞRENENLERİN YÜZDE 90&#8242;I İSTANBUL&#8217;DAN&#8221;</p>
<p>Çeşme denince akla Alaçatı geliyor. Alaçatı denince taş evler ve sörf. Bora Kozanoğlu ve Çağla Kubat’ın, Alaçatı’da rüzgar sörfünün tanınmasına katkısı büyük. Rüzgar sörfü şampiyonu Kozanoğlu’nun  kendi tekniğini öğrettiği bir okulu var. Uluslararası yarışmalara ev sahipliği yapan Active Windsurf Center’in sahibi Salih Rende, sörf müşterilerinin yüzde 90’ının İstanbullular olduğunu söylüyor: “Daha önce yüzde 90 Alman gelirdi. Son dört-beş senedir Türklerden daha fazla talep var. Yüzde 90’ı da İstanbullu. Yılda 10-15 bin kişi sörf için geliyor.”</p>
<p>ŞARABİ DE ŞUBE AÇTI</p>
<p>Rumca müziklerin yükseldiği, sardunyaların dışarılara taştığı Alaçatı’nın taşlı, dar yoluna (Kemalpaşa Caddesi) Tuval, Agrilia, Lavanta, Picante’ye bir de İstanbul’un Şarabi‘si eklendi bu sene. Şarabi’nin sahibi Gökhan Safkan 10 yıldır tatillerde hep Alaçatı müşterisiymiş: “Bu ortamı kendimize uygun buldum. Her şeyi özüne uygun yapmaya çalıştık. İstanbul’daki mutfağımızın aynı. Sadece üzerine birkaç başlangıç ekledik. Biraz daha yaza uygun şeyler yapmaya çalıştık. Deniz mahsullerine ağırlık verdik. Tüm ekibimizi İstanbul’dan getirdik.”</p>
<p>ALAÇATI PAZARLARINA OTELLERDEN TUR VAR</p>
<p>Bir de yemek sonrası; Alaçatı’ya has minik butiklerden sokağa yansıyan el işiyle süslenmiş tunikler, gömlekler,</p>
<p>takılar arasında kayboluyor insan.</p>
<p>Ve tabii “İstanbul sosyetesi”nin bolca alışveriş yaptığı, civardaki otellerin özel otobüsler tutup turlar düzenlediği Alaçatı Pazarı. Nişantaşı’nda, Bebek’te gördüğünüz o Hint işi takıların, kıyafetlerin önemli bir miktarı buradan.</p>
<p>ÇEŞME&#8217;DE ÇÖPLENMEK GEREK</p>
<p>Çeşme’de lezzet denince kumrucuları unutmak olmaz. Çeşme’ye gidip de kumru yemeden dönenler Çeşme’ye gitmemiş sayılıyor. En eskileri ve en bilinenleri ise Kumrucu Şevki, Hikmet ve Hüseyin&#8230; Sabah gün ışıklarında eğlence dönüşü, kahvaltı yerine “yengen kumru” yiyenleri görünce şaşırmayın. Bir de magazin muhabirlerini&#8230; Dalyan’ı da es geçmemek gerek. Eğlence öncesi ünlü, ünsüz, sosyetik, sade vatandaş, herkes orada.</p>
<p>Dalyanköy’de balık yemek de bir Çeşme klasiği. Körfez Restaurant, Cevat’ın Yeri, Balıkçı Hasan&#8230; Bu yıl açılan Bani Balık Lokantası da yabancı sayılmaz&#8230; 1990’lı yıllarda da Çeşme sahilindeydiler. Bani’nin sahibi Oğuz Okkan “Amacımız eski meyhane usulü balıkçı lokantalarındaki geleneği yaşatmak. Kısacası çöplenmek” diyor.</p>
<p>Nedir bu “çöplenmek?” Masaya oturup içki siparişi verdikten sonra garsonlar başlıyor Ege otlarından ve yine deniz ürünlerinden tadımlık meze tabaklarını getirmeye. Dört kişiyseniz, dört tane balık köftesi, dört kaşık deniz börülcesi, dört deniz kokoreçi.. Fazlası yok. Diyelim ki balık köftesini çok beğendiniz, tekrar sipariş vermek istediniz. Oğuz bey bizzat gelip, nazikçe daha sırada birçok mezenin bulunduğunu, hepsinin tadının damakta kalmasının bir “çöplenme geleneği” olduğunu söylüyor. Buna da pek itiraz eden olmuyor.H2</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/cesme-in-bodrum-out-haber-turk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzmirliler’in yıllardır sakladığı Çeşme keşfedildi</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/izmirliler%e2%80%99in-yillardir-sakladigi-cesme-kesfedildi/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/izmirliler%e2%80%99in-yillardir-sakladigi-cesme-kesfedildi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 07:38:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Demir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Faydalı bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Yenilir İçilir Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[Nerede Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[REHBER]]></category>
		<category><![CDATA[Alaçatı]]></category>
		<category><![CDATA[ayayorgi]]></category>
		<category><![CDATA[cesme]]></category>
		<category><![CDATA[ilicahotel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=2497</guid>
		<description><![CDATA[Tatilci tayfasını bir şekilde Çeşme&#8217;den sonraki istasyonlara yönlendirmişler. Kuşadası&#8217;nın mimari intiharını, sessiz ve de sakin bir şekilde izleyerek, Anadolu&#8217;nun batıdaki en uç noktasındaki güzelim yarımadayı, azıcık sağı solu ellenmiş olsa da, gelinlik kız gibi korumuşlar. Ama gelin görün ki gelinlik kız Çeşme, fıkır fıkır. Artık baba evi İzmir&#8217;in sakin ve huzurlu ağırlığından kurtulmak istiyor. Hafif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-2498" href="http://www.infocesme.com/cesme-haberler/izmirliler%e2%80%99in-yillardir-sakladigi-cesme-kesfedildi/attachment/saklana-cesme/"><img class="alignleft size-medium wp-image-2498" title="saklana - cesme" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2009/10/saklana-cesme-300x184.jpg" alt="saklana - cesme" width="300" height="184" /></a></p>
<p>Tatilci tayfasını bir şekilde Çeşme&#8217;den sonraki istasyonlara yönlendirmişler. Kuşadası&#8217;nın mimari intiharını, sessiz ve de sakin bir şekilde izleyerek, Anadolu&#8217;nun batıdaki en uç noktasındaki güzelim yarımadayı, azıcık sağı solu ellenmiş olsa da, gelinlik kız gibi korumuşlar. Ama gelin görün ki gelinlik kız Çeşme, fıkır fıkır. Artık baba evi İzmir&#8217;in sakin ve huzurlu ağırlığından kurtulmak istiyor. Hafif meşrep Bodrum&#8217;un yaptığı izdivacı kıskanmıyor değil. Kendisinin daha gösterişli ve atak olduğunun farkında.</p>
<p>Adını taşıyan, çeşitli kuşlara adanmış şarkı yarışmalarıyla aynı mutluluğu yakalayamayacağını biliyor. Bu yüzden de çeyizini sürprizlerle takviye ediyor. Acemiliklerini üzerinden atmak üzere. Mahremiyeti gibi koruduğu Ayayorgi Koyu&#8217;nu ve Dalyan&#8217;ı örten bikinisini çıkarıyor.</p>
<p>Ona hayır demek imkansız</p>
<p>İzmir&#8217;den Çeşme&#8217;ye ulaşmanın iki yolu var. Hangisini seçerseniz seçin mutsuz olmanız zor. İster süratli bir otoban yolculuğu, ister sahildeki eski yol. Ben yine de eski yolu seçiyorum. Yolun başındaki Parmakyalatan&#8217;ın zengin tavuk mönüsünden tadıp, Urla&#8217;ya merhaba demeden geçmek ihanet gibi geliyor. Tanju Okan&#8217;ın heykeline ince bir saygı duruşu, Çeşme sınırlarına dahil olmanın ilk koşulu.</p>
<p>Biraz içlere girerek Ildırı, Şifne, Ilıca&#8217;yı geçerek Çeşme&#8217;ye varmak, 35 dakikalık otoban yolculuğundan daha eğlenceli. Yol üzerindeki plajları görünce paniklemeye gerek yok. Sezonun kısa olduğu koskoca bir palavra. Eylülün sonuna kadar dünyanın eşsiz plajlarından ve ücretsiz doğal kaplıcalarından faydalanmak mümkün. Yok, eğer benim param bol diyorsanız beş yıldızlı otellerin jakuzilerinden ve oyunlarından ve de şifalı sularından yararlanın.</p>
<p>KOPARMA SAATİ</p>
<p>Eğlence için de geç saatleri beklemeye gerek yok. Direksiyonu Ayayorgi&#8217;ye kırın. Bir kaç metresi asfalt gerisi ancak tek arabanın geçebileceği toprak yolu takip edin. Adres sormaya bile gerek yok. Öğle saatlerinde yeri göğü inleten müziğin sesi, aradığınız adresi karşınıza çıkarıyor. Ağaçların arasındaki Fly Inn, Hakan Dalokay tarafından düzenlenmiş. Kumsalı olmamasına karşın tahta iskeleleri, koyun doğal yapısını bozmamış. Bol aktiviteli bir mekan. Fly Inn&#8217;in faaliyeti akşama doğru bitişiğindeki Mask&#8217;a kayıyor. Hafta içi partileri müzik ve dans. Hele bir de hafta sonu görün. Akşamı beklemeye ne hacet. Zımba gibi DJ&#8217;lerin darbuka ve davulla takviye edilmiş ‘‘koparma saati’’ başlıyor. Güneşin sönmesini beklemiyorlar. Tempolu müzik, ahaliyi bikini ve mayolarıyla denizden çimenlere taşıyor. Zaman ilerledikçe eğlence, ayine dönüşüyor. Enerji yoksunlarını çileden çıkaracak dansın ve şamatanın bitmesini beklemek boş bir hayal. Hortumlarla kalabalığın üzerine su püskürtülmesi harareti düşüremiyor. İşletmenin diğer sürprizleri başlıyor. Sürahilerdeki buz gibi kokteyller kafalardan aşağıya bocalanıyor. Sabaha kadar koyun her tarafında ayrı bir şamata.</p>
<p>Paparazzi’de civardaki diğer beach club&#8217;lardan farklı bir ambians var. Gece Fransız mutfağıyla başlıyor. Müzik, yalnızca alternatif rock. Herkesi büyük bir muhabbet halinde görmek şaşırtmasın. 250 kişilik çekirdek Paparazzi tiryakisi grup, her akşam aynı yerde buluşuyor. Paparazzi&#8217;nin sahibi Bülent Gülcen&#8217;in hayat hikayesi de en az mekanı kadar ilginç. İşi bilenler ‘‘Çabucak küsen ruh hali olmasa dünyanın sayılı cazcılarından biri olurdu’’ diyorlar.</p>
<p>DALYAN KOYU</p>
<p>Çeşme&#8217;nin kuzeyinde sevimli bir köy, mavi bayraklı Kocakarı plajı, her türlü konforun Akdeniz mimarisyle buluştuğu Dalyan Plaza Oteli, filozof balıkçısı Huzur Hasan, özellikle de bayan Catherine&#8217;li Cafe L&#8217;Apero.</p>
<p>Dalyan, deniziyle güneşiyle tadına varılamayan bir yer. Ama önemli muhabbet noktaları atlanırsa tam olarak yaşanmamış kabul edilir. Akşam saatlerinde Akgün Sokak&#8217;ta hoş bir tabela var, L&#8217;Apero. İçeriye girmekte fayda var. Bayan Catherine konuklarını kapıda karşılıyor. Aperatif alınarak müzik eşliğinde Dalyan Koyu&#8217;nu izlemek için en uygun nokta.</p>
<p>Duvarında Bayan Catherine’nin şiiri:</p>
<p>Bir yanda tütün diziliyordu/Bir yanda balık tutuluyordu/1974&#8242;te geldiğimde böyleydi köyümüz/Artık tütün yok, balık ta çok azaldı/Ama yollar, liman, tekneler ve evler/Hepsi çok büyüdü/Tıpkı bizim çocuklar gibi/Dünün Köste&#8217;si/Bugününün Dalyan&#8217;ı oldu.</p>
<p>Karısının yanından ayrılmayan tabii ki balık bulamaz</p>
<p>Dalyan Koyu&#8217;nda birbirinden leziz balıkların servis yapıldığı 15 restoran var. Özellikle biri var ki ne yenilen balığa ne de sahibinin muhabbetine doyuluyor. Hasan Kandemir&#8217;in cenneti. Masasına oturanlarda ne dert ne kasavet kalıyor. Bu yüzdendir ki adına Huzur Hasan demişler. Aslen Rizeli, balıkçı bir ailenin çocuğu. Zamanında İzmir&#8217;in balıkçı köyü Güzelbahçe&#8217;ye göç ederek Egeli olmuşlar. Uzun yıllar İzmir ve İstanbul&#8217;daki restoranların balık ihtiyacını karşılamış. Karadeniz&#8217;den Akdeniz&#8217;e kadar olta atmadığı yer kalmamış: ‘‘1992&#8242;de bu meşakkatli işi bıraktım. Zamanında çok sakin olan bu köye bir tır dolusu malzemeyle gelerek yerleştim. Derhal güzel bir kadro kurarak restoranı hizmete açtım.’’ Yine de 9 yıldır Dalyanköy&#8217;de restoranların önüne ‘‘bir sevgi yolu’’ yapamamaktan şikayetçi.</p>
<p>Şimdiki balıkçıları biraz nazlı buluyor. ‘‘Denizlerde balık kalmadı’’ iddiası Huzur Hasan&#8217;ın asla kabul etmediği bir sav: ‘‘Şimdikiler ev balıkçısı, karılarının yanından ayrılamadıkları için balık bulamıyorlar. Biz sahil sahil balığın peşinde dolaşırdık. Yoksul köylere beş altı kasa balık verir karşılığında bir parça ekmek alırdık’’ diyor.</p>
<p>Okuyanlarla arkadaş oldum, böylelikle gözlerime zarar vermeden öğrendim.</p>
<p>Balıkçının manzarası kötüyse, teknesine yer değiştirir.</p>
<p>İstanbul&#8217;da şato istiyorsan, git önüne demir at.</p>
<p>Sinirlerimi aldırdım, boşa attım.</p>
<p>Geceleri uyumam, erken kalkarım, hayattan çalmak büyük avanta. Uykudan iyi bir hayatım var.</p>
<p>Bir cebinden çalıp diğer cebine koymuyorsan paran olmaz.</p>
<p>Çok para zor. Çok yüklersen deve bile çöker.</p>
<p>Bir kayık ve üç oltayla denize çık, karnın doyar.</p>
<p>Devamlı istakoz yiyerek organlarımı yeniliyorum. Bildiğin gibi istakozun ayağı kırılıyor. Yeniden çıkıyor.</p>
<p>Asla geriye bakma, güneşteki patlamayı görürsün.</p>
<p>İçelim ayılalım. İçip sarhoş oluyorsan ne faydası var ki.</p>
<p>Kendine zararın yoksa başkasına da yoktur.</p>
<p>Dünyanın merkezi Dalyanköy. Burada sallanma dünyanın dengesini bozarsın.</p>
<p>Üç kuruşluk malı ziyan etmiyorsan, birşeyleri atmıyorsan kendini batırırsın.</p>
<p>Az akıl çok huzur, çok para az huzur, az para çok huzur, hiç para tam huzur.</p>
<p>Mutlaka Karşıyaka&#8217;dan bir kız alacaksın.</p>
<p>Hayatın menopozu yoktur, yaşayabildiğin kadarını yaşa.</p>
<p>Mevkiler ağır gelir insana.</p>
<p><a rel="attachment wp-att-2503" href="http://www.infocesme.com/cesme-haberler/izmirliler%e2%80%99in-yillardir-sakladigi-cesme-kesfedildi/attachment/cesme-eglence-2/"><img class="alignleft size-medium wp-image-2503" title="cesme- eglence" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2009/10/cesme-eglence-202x300.jpg" alt="cesme- eglence" width="202" height="300" /></a></p>
<p>Aile orkestrası FISHBONE</p>
<p>Haftasonu L&#8217;Apero&#8217;da dünyada eşi benzeri bulanamayan bir orkestra sahneye çıkıyor. Ellerindeki neşterleri kısa bir süre bırakan Erol ve Yıldız Balık çifti çocukları Deniz ve Gökhan&#8217;la sahnedeler. Profesör Erol Balık ve oğlu Gökhan gitarla, Yıldız Hanım ve Deniz&#8217;e eşlik ediyorlar. Yıldız Hanım, mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı.</p>
<p>Baş asistanlığını yaptığı Erol Bey&#8217;i pek de romantik olmayan bir ortamda tanıyarak evlenmiş: ‘‘Hastaneye ağır bir yanık vakası gelmişti. Diğer doktorlar bu temizleme işini daha sert bir şekilde yaparken Erol&#8217;un hassasiyetini görünce çok etkilendim.’’ Böylece tanışıyorlar. Erol Bey İzmir&#8217;in eski orkestralarından Maça Beşlisi&#8217;nin de kurucularından. Yıllarca çeşitli kulüplerde müzik yapmış, Hürriyet Gazetesi tarafından düzenlenen Altın Mikrofon yarışmasında Erkin Koray&#8217;ın da yer aldığı ‘‘takdir toplayan gruplar’’ arasına girmişler. Sempozyum ve kongrelerin zaman zaman sıkıcı atmosferlerinde Erol Bey ve ailesi meslektaşlarının yardımına koşuyor. Günün önemine binaen bestelenmiş şarkılarıyla ortamı yumuşatıyorlar.</p>
<p>Söylediği napoliten şarkılarla izleyenleri kendisine hayran bırakan Deniz, Haliç Üniversitesi Mimarlık Fakültesi&#8217;nde öğrenimini sürdürüyor. Gökhan bu yıl üniversiteye başlıyor. Ailenin müzik stüdyosunu andıran evlerindeki faaliyet yalnızca müzikle sınırlı değil. Yıldız Hanım 15 kişinin çalıştığı bir laboratuarın sahibi olmanın yanısıra, yakında piyasaya çıkacak olan bir kitabın da yazarı. ‘‘Okyanus Çiçeği’’ adındaki romanında İkinci Dünya Savaşı&#8217;nda Almanya&#8217;da yaşayan bir Türk’ün hayatını kaleme almış.</p>
<p>ÇEŞME DOSTLARI SANAT GRUBU</p>
<p>Çeşme&#8217;de sanat etkinliklerini geliştirmek için geçen yıl 20 kişi biraraya geliyor. Yazar Yaşar Aksoy tarafından kurulan grup, L&#8217;Apero&#8217;da sık sık biraraya gelerek, gürültücü tatilcilerin arasında sanat faaliyetlerini yürütüyor. Cafenin özel olarak hazırlanmış bir bölümünde yerli ve yabancı sanatçıların eserlerini sergiliyorlar. Emekli büyükelçi İsmet Birsel (Ressam), Cavit Kürnek (Fotoğraf sanatçısı), Yaşar Aksoy (Yazar), Yıldanur Ketenci (Resim-heykel), Avukat Turan Tomer (Heykeltraş), Füsun Dölek (Ressam), Hande Ataca (oda tasarımcısı) ve Catherine Grüber.</p>
<p>Bülent Gülcen</p>
<p>İlhan Erşahin ilk bende çaldı</p>
<p>İzmir Konservatuarı&#8217;nı son sınıfta terk ederek Viyana&#8217;ya gitti. Guidhall College of Music and Drama&#8217;da eğitim aldı. Bu arada gastronomi kurslarına katıldı. Bir süre sonra İngiltere&#8217;ye gidip BBC&#8217;nin ünlü piyanisti Edith Bogel&#8217;le birlikte piyano çaldı. Esas tutkusu cazla daha çok haşır neşir olmak için bu kez Amerika&#8217;ya uçtu. Berklee&#8217;de iki dönem okudu. Maddi durumu taklaya gelince, hobisi olan mutfakla ilgili işlere daldı. Bu arada ailenin kendisine olan ihtiyacı Gülcen&#8217;i Çeşme&#8217;ye getirdi: ‘‘84&#8242;de buralar acayip ıssız yerlerdi. Paraya ihtiyacım vardı. Ne yapayım derken buralarda sandviç ve meşrubat satmaya başladım. Bir kaç gün sonra mönüye köfte ve bonfile ekledim. İki hafta içinde ağır bir Fransız mutfağı kurdum. Tahtadan derme çatma. Mutfak iki kez yangın tehlikesi atlattı. Gelen para ancak kendini döndürüyordu. Yaz başları borç alıyor, yaz sonları borcumu ödüyordum. 86&#8242; başında cebimde ancak otobüs bileti alacak parayla yeniden Viyana&#8217;ya gittim. Bir süre mutfak şefliği yaptım. Dışarıda çalışıp buraya para getiriyordum. 87&#8242;de de Paparazzi kendi çapında isim yapmıştı. İlhan Erşahin Türkiye&#8217;de ilk kez burada sahneye çıktı. Başlarda aşçı kıyafetiyle ben de piyanonun başına geçiyordum. Sipariş gelince müziği kesip mutfağa dalıyordum.’’</p>
<p>PİYANOLU BAR ALADİN</p>
<p>Çeşme&#8217;nin büyük bir inatla kışın da açık kalan ender mekanlarından. Piyanolu bar olarak da biliniyor. Barın kendisi kadar sahibi de ilgi çekici. Mehmet Şişman 85&#8242;de Çeşme&#8217;ye ilk kez geldiğinde önce Donkişot adındaki barı işletmiş. Uzun arayışlardan sonra Ilıca&#8217;da şimdiki yerini bulmuş. Yüz yıllık eski bir Rum evini işleyerek son haline getirmiş. Mehmet Şişman bu işi bir zamanlar Gaskonyalı Toma&#8217;nın sahne aldığı Bebek&#8217;teki Yalı Gazinosu&#8217;nun sahibi olan babası Mustafa Şişman&#8217;dan öğrenmiş. En kaliteli çatal bıçak takımları, bez peçeteleri, piyanosu, özellikle deri kaplı mönüsü. Her masanın ve sandalyenin adı var. İstanbul özlemini gidermek için her birine bir boğaz semtinin adını vermiş. Mekanı kadar kendisine de özen gösteriyor. Her gün mutlaka kolalı beyaz gömlek, beyaz pantolon ve parfüm. Çelik gibi yakasında bir kovboy kravatı. Müzik konusunda da oldukça tutucu. Yerli olarak sadece Alpay, Tanju Okan, Sezen Aksu. Aladin&#8217;in kalite konusunda taviz vermez tutumu, karşısındaki pejmurde mekanın müziği tarafından zaman zaman tacize uğruyor.</p>
<p>Catherine Grüber</p>
<p>Belçika&#8217;dan Dalyan&#8217;a</p>
<p>1969&#8242;da Brüksel&#8217;de Türkiye&#8217;li beyaz Ruslar&#8217;dan Nikita ile evlendim. Belçika&#8217;da mühendislik yapıyordu. 74&#8242;de beni Türkiye&#8217;ye getirdi. Tekneyle kıyıları dolaşırken Dalyan&#8217;ı denizden keşfettik. O zaman küçük bir balıkçı köyüydü. Eşim de balık tutmayı seviyordu. Köylülerle tanıştık. 4 yıla yakın kirada oturduk. 1978&#8242;de bu evi yaptık. Evin içinde dolu dolu yaşadık. 83&#8242;de İzmir&#8217;de bir trafik kazasında eşimi kaybettim. Çocuklar da büyüyünce kocaman evde yalnız kaldım. Eve yeniden hayat vermek istiyordum. Önceleri antika resim satmak için düşünmüştüm evin bahçesini. Gelenler için iki masa koydum. Bir baktım ki gelen müşteriye bira satmak resim satmaktan daha kolay. Ben de cafe yaptım. Bu seçtiğim bir hayat tarzı değildi. Ama çok iyi dostlar edindim. Evin bakım masrafları için de iyi oldu. Bayan Catherine&#8217;i en çok şaşırtan Türkiye&#8217;de evlerin pırıl pırıl, sokakların özensiz olması. Dalyan&#8217;ın son on yılda olumsuz geliştiğini söylüyor. Taş evleri yıkarak ikinci konut yapanlar, yarım inşaatlar, kötü reklam tabelaları, gazete kağıtlarıyla kaplanmış boş dükkan vitrinleri Dalyan&#8217;ın karekteristik yapısını bozmuş. Sahildeki Cevat Restoran&#8217;ın dumanı da bütün Dalyan&#8217;ı sarmalayınca iyice kızıyor. Ferforje sandalyeli Cafe&#8217;sinde ambians yaratırken ızgara kokuları bayan Catherine&#8217;i yerinden kaldırıyor: ‘‘En kısa zamanda belediye başkanlığına aday olacağım.’’</p>
<p>Habana, Çeşme&#8217;nin yazlık ve kışlık mekanlarından. Vakti zamanında dört papazın yaşadığı eski bir taş ev. Akşam saatlerinde terasında konservatuvarlı üç genç napoliten şarkılar çalıyor (solda). Gece yarısı ise muhteşem bir orkestra var, Grup Kaygı. Okay Aynur (vokal,davul), Oktay Aynur (perküsyon), Armağan Sönmez (gitar,vokal), Ebru Kalabaş (vokal), Yavuz Darıdar (klavye ve nefesliler), Caner Canay (bas) sahne alıyor. Onların ilerleyen saatlerdeki ritm gösterileri izlenmeye değer.</p>
<p><a rel="attachment wp-att-2501" href="http://www.infocesme.com/cesme-haberler/izmirliler%e2%80%99in-yillardir-sakladigi-cesme-kesfedildi/attachment/termal-ilica/"><img class="alignleft size-medium wp-image-2501" title="termal- ılıca" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2009/10/termal-ılıca-201x300.jpg" alt="termal- ılıca" width="201" height="300" /></a></p>
<p>NEREDE NE VAR?</p>
<p>Aladin</p>
<p>Ilıca (nostaljik, latin, caz, klasik)</p>
<p>Pecos</p>
<p>Yıldız Burnu</p>
<p>Habana</p>
<p>Çeşme (caz, rock, latin)</p>
<p>Plaza Wine Hause</p>
<p>Çeşme (müzikli bar restoran)</p>
<p>Sea Side</p>
<p>Alaçatı (gündüz plaj, gece disco bar)</p>
<p>Sun-Set</p>
<p>Paşalimanı (restoran,bar)</p>
<p>Baküs Bar</p>
<p>Altınyunus (Atilla Demircioğlu çalıyor)</p>
<p>Neptün Bar</p>
<p>Altınyunus</p>
<p>Mask</p>
<p>Ayayorgi (beach-club, gece disco,bar)</p>
<p>Fly Inn</p>
<p>Ayayorgi (beach-club)</p>
<p>Paparazzi</p>
<p>Ayayorgi (beach club restoran,rock)</p>
<p>Mekan</p>
<p>Ayayorgi (beach-club, gece disco bar)</p>
<p>Envelo</p>
<p>Dalyan (canlı müzik, bar)</p>
<p>Deep Hancı</p>
<p>Sakızlıköy (beach club, bar)</p>
<p>Grand Hotel</p>
<p>Sahil (beach-club, bar)</p>
<p>Nispet</p>
<p>Ilıca</p>
<p>Hancı</p>
<p>Ilıca</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/izmirliler%e2%80%99in-yillardir-sakladigi-cesme-kesfedildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İçimdeki ÇEŞME …( Beyza Nur Bağcı)</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/icimdeki-cesme-%e2%80%a6-beyza-nur-bagci/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/icimdeki-cesme-%e2%80%a6-beyza-nur-bagci/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 15:15:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Demir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşme' de muhakkak ...]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Yenilir İçilir Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[Nerede Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[REHBER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=2311</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Tavsiyelerimizden bir kısmını bile gerçekleştirdiyseniz artık siz de ÇEŞMELİSİNİZ…&#8221; Kimine göre alışkanlıktır Çeşme… Yaz mevsimini ilk tanıdığı o aylardan beri, aile büyüklerinin evlerinde, sonradan yenilenen yazlıklarda büyümek sıradandır onlar için. İzmir kadar memleketleridir onların, Çeşme ise İzmir kadar ev sahibidir yazlıkçılarına… Uzaklara gittikleri de olur; bazı tatillerde başka sayfiyelere, belki deniz aşırı ülkelere… Ama dönüp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-2312" href="http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/icimdeki-cesme-%e2%80%a6-beyza-nur-bagci/attachment/cesme-ilica-otel-otel/"><img class="alignleft size-medium wp-image-2312" title="cesme-ilica-otel- otel" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2009/10/cesme-ilica-otel-otel-260x300.jpg" alt="cesme-ilica-otel- otel" width="260" height="300" /></a></p>
<p>&#8220;Tavsiyelerimizden bir kısmını bile gerçekleştirdiyseniz artık siz de ÇEŞMELİSİNİZ…&#8221;</p>
<p>Kimine göre alışkanlıktır Çeşme… Yaz mevsimini ilk tanıdığı o aylardan beri, aile büyüklerinin evlerinde, sonradan yenilenen yazlıklarda büyümek sıradandır onlar için. İzmir kadar memleketleridir onların, Çeşme ise İzmir kadar ev sahibidir yazlıkçılarına…</p>
<p>Uzaklara gittikleri de olur; bazı tatillerde başka sayfiyelere, belki deniz aşırı ülkelere… Ama dönüp dolaşıp gelinen yer yine Çeşme’dir. Büyükannenin evi, akşam üstü 6 dan sonra huzur dolan sarı saçlı, mavi gözlü büyük plajları ve turistik çarşısı…</p>
<p>Kimine göre meraktır Çeşme. Belki ekranda göze çarpan bir ayrıntıdan ya da gazetelerde yer alan haberlerden, ilanlardan yola çıkılarak ulaşılan bir sahil kasabasıdır…</p>
<p>Denizin ve güneşin birleştiği, rüzgârın yalnız bırakmadığı Çeşme; size yaşam tarzınıza uygun tatil seçenekleri sunarak ona ayırdığınız günleri en güzel şekilde değerlendirmenizi sağlar. Geldiğinizde Çeşme’nin sunacağı ilk ikram, sizi bunaltıcı sıcaklardan kurtarmak için serin bir rüzgâr olacaktır. Bu ikram eşliğinde sakızlı Türk kahvenizi yudumlayarak yol yorgunluğunuzu atabilirsiniz.</p>
<p>260 km2 üzerine kurulan bu küçük ölçekli, ama hissettirdikleri ve yaşattığı haz ile insanlarda büyük etki bırakan bu sahil kasabasında neler yapabilirsiniz?</p>
<p>Çeşme’den bir yere geçilmez, yol üzeri değildir. Son duraktır Ege’nin eşsiz yarımadası… Buradan sonrası deniz komşusu, dede dostu, Ege’nin çekişmesi bitmeyen iki güzel kızından biri, Sakız Adası…</p>
<p>Sakız Adası Çeşme’den Avrupa’ ya açılan kapımız&#8230; Sakız – Çeşme arasında her gün  düzenli çalışan feribotlar, Çeşme maceranızı ,  konaklamalı veya konaklamasız Sakız gezisiyle renklendirme fırsatı  sunar size.. Yunanistan’a tatile gelen turistler için de, Sakız Adası’ndan Çeşme’ye günlük turlar düzenlenerek, Çeşme tanıtılıyor…Sakız Adası’nın yerli halkı da   Çeşme’yi  alışveriş ve tatil için  tercih ediyor..</p>
<p>Otobandan Çeşme’ye doğru devam ederken karşınıza çıkacak rüzgar gülleri, şöhreti artık dünyaya yayılan, taş evlerine paha biçilemeyen Alaçatı’ya geldiğinizin habercisi olacaklar. Bu şirin kasabaya girince  sizi ilk karşılayan eski taş değirmenler&#8230; Değirmenlere yaklaştıkça artan rüzgar sakın korkutmasın sizi, hatta inatla rüzgarı takip edin. Tepeyi aştıktan sonra göreceğiniz yüzlerce özgürlük simgesi, rengârenk rüzgâr sörfünün büyüsüne kendinizi bırakın. Rüzgarın her yönden estiği koridorun merkezinde yer alan sörf istasyonları, bir yandan  dünya şampiyonlarını ağırlarken, hiç bilmeyenlere de rüzgar sörfü öğrenme imkanı vermekte.</p>
<p>Alaçatı’ nın Rumlardan yadigar, kışın sıcak, yazın serin olan taş evleri attığınız her adımda sizi başka diyarlara getirecek.Alaçatı çarşısında yan yana dizilen birbirinden şık kafe ve restoranları sakın es geçmeyin. Vaktiniz varsa yemeğinizi birinde yedikten sonra, kahvenizi bir diğerinde yudumlayın ki, her birinin modernize edilmiş tarihi dokusu sizi büyüleyebilsin. Köşeden gelen, burnunuza hükmeden kokuya doğru yaklaşın, sokaklarının her köşesinde buram buram kokan lavantadan bir demet mutlaka alın ve antika pazarında Alaçatı turunu tamamlayın. Şimdilik bu kadar deseniz de, o mutlaka sizi geri çağıracaktır.</p>
<p>Alaçatı’dan sizi uğurlayan görkemli çam ağaçlarının gölgesini aracınızda hissederek devam ettiğiniz yolun bitiminde cama vuracak güneş; yazlık evlerin cenneti olan  Ilıca’ya geldiğinizin habercisi olacak.</p>
<p>Ilıca’nın bir ucundan bir ucuna yan yana uzanmış olan  görkemli yazlıklar sadece görünenler. Ara sokaklarda ve  koylarda daha niceleri, Haziran ayında kapılarını açacak ev sahiplerini bekliyorlar. Ağrılarınıza derman olacak Şifne Kaplıcaları, deniz içerisinden çıkan sıcak sular Ilıca merkeze sadece 2 km. mesafede şifa dağıtıyor.</p>
<p>Dünyanın sayılı kumsal plajlarından biri olan Ilıca plajı, muhteşem kumu ile sizi görür görmez etkileyecektir. Kalabalığı tercih etmeyenler akşamüstü ya da sabahın erken saatlerinde mutlaka bu denizin keyfine varmalıdır.</p>
<p>Denizden sonra hissedeceğiniz açlığın en büyük sebebi yan yana dizilmiş kumrucuların ızgaralarından yayılan o müthiş koku. İlk defa Ilıca’ da özel ekmek kullanılarak yapılan, daha sonra Türkiye’nin birçok  yerine yayılan bu güzel sandviçi vatanında denemeden sakın gitmeyin. Her şeyin yerinde güzel olduğuna dair tecrübeniz bir kat daha artacaktır.</p>
<p>Olur da akşam saatlerinde yolunuz Ilıca’ya düşerse ya da  burada yer alan birbirinden konforlu 5 yıldızlı tesislerden birinde konaklıyorsanız, akşam yürüyüşünüz sırasında Yıldızburnun’dan gelen sakin müzik seslerine kulak verin. Bu güzel koyda bulunan birbirinden şık mekanlara deniz kokusu ve ferahlatıcı meltem eşliğinde alacağınız  birer içki ile geceye hazırlanın.</p>
<p>Tercihiniz geceye  devam etmekten yana ise Aya Yorgi Koyunda, Alaçatı, Dalyan  ve Ilıca’ da  yer alan gece clubleri  ülkenin en popüler sanatçıları ve dj leri ile sabaha kadar eğlence sunuyor. Bu gece clublerinin birçoğu gece eğlenceleri ile sınırlı kalmayan misafirlerini, gündüz  beach partileri ile ağırlıyor.</p>
<p>Ilıca’dan 4 km daha batıya doğru devam ettiğinizde artık Çeşme merkezdesiniz. Denize baktığınızda göreceğiniz kara parçası karşı komşu Sakız Adası… Çeşme’de çarşı turu yaparken alışveriş için sınırsız imkânlara sahipsiniz. Ancak almadan dönmemeniz gereken paket mutlaka arabanıza bindiğinizde elinizde olsun.</p>
<p>Sakız reçeli başta olmak üzere, farklı çeşitleriyle damak tadınıza hitap eden reçeller,  sakız likörü, zeytinyağı ve ev yapımı sabun…</p>
<p>Damla sakızını tadabileceğiniz bir başka alternatif  ise Çeşme’nin meşhur sakız dondurması.Çok uzun yıllardır sakızlı dondurmalarıyla ün yapan dondurmacıların diğer çeşitlerinin de tadına mutlaka bakılmalı.</p>
<p>Çeşme’ de Osmanlı Dönemi’nden kalma Kale, Kervansaray, çok sayıda çeşme ve tarihi dokuları bozulmamış  evler yörenin tarihi yapıtları arasında..Kale’de bulunan Çeşme Müzesi, pazartesi hariç her gün tarihe meraklı ziyaretçilerini ağırlıyor.</p>
<p>III. Selim döneminde sadrazamlık yapmış olan  Osmanlı devlet adamı Cezayirli Hasan Paşa, evcilleştirdiği bir aslan ile dolaşmasıyla nam salmış… Çeşme’de aslanı ile birlikte yapılan heykeli, turistlerin en çok fotoğraf çektikleri yerler arasındadır.</p>
<p>Çeşme, 80’li yıllardan günümüze kadar her yıl Temmuz ayında düzenlenen, farklı ülkelerden yarışmacıların katıldığı Şarkı Yarışması ve Çeşme Festivali ile de uluslar arası üne sahip… Yaz ayları boyunca anfi-tiyatroda, birbirinden değerli sanatçıların verdiği konserler,  yaz geceleri için ayrı bir alternatif sunmakta.</p>
<p>Çeşme Merkez’den hareket eden minibüsler her yere ulaşımı kolay kılmakta. Yaz boyunca çevre köy ve beldelere her on dakikada bir minibüs bulmak mümkün…</p>
<p>Dalyanköy’ de, aynı günün sabahı egenin mavi sularından ağlara takılmış balığın, her birinin bir çok çeşidi olan deniz mahsullerinin, köylülerin topladığı kıpkırmızı domatesten, rokadan, taze naneden yapılan salatanın tadına bakılmadan dönülmez. Yanına rakı yakışır, üstüne ise sakız muhallebisi ile keyfi çıkarılır.</p>
<p>Çeşme’nin en batı ucu Çiftlik Köy’de ıstakoz -halk dilinde böcek- sevenlere, bu işlerin erbapları hizmet eder. Pırlanta koyu ve Altınkum plajları denize girilebilecek, dinlenebilecek şık beach clubları ile hizmet verir. Yarımadanın bir tarafı hiç bitmeyen rüzgarı ile kite surf sevenleri ve öğrenmek isteyenleri ağırlarken, diğer tarafı sakin havası ve dalgasız denizi ile kuytuyu arayanlara doğanın eşsiz  nimetlerini sunuyor.   Çiftlik Köy’den dönüşte tadılabilecek en güzel yiyeceklerin  bazıları ise sahildeki salaş kafelerde, köylü kadınların beceriyle yaptıkları katmerdir, çiğ börektir…</p>
<p>MÖ.1000’li yıllarda bugünkü Çeşme’nin ilk başladığı yerde, Ildırı İskelesinden yukarı enginar tarlalarına doğru yola çıkıldığında, her hastalığa deva, zeytinyağının en çok yakıştığı, ege sofralarının vazgeçilmezi olan  sebzeyi köylülerin yardımı ile kendiniz toplayabilirsiniz.…Çeşme’ ye 17 km mesafede, küçük adacıkları olan güzel bir koyda bulunan Ildırı Köyü’ nde ortaya çıkarılan ilk yerleşim merkezi – Erythrai Antik Kenti – mutlaka görülmeli…Bu küçük balıkçı kasabasında oturup çayınızı yudumlarken, güneşin utangaç bir kız edasıyla batışına şahit olmak unutulmazlar listenize eklenecektir. ‘Girit mutfağında neden hep otlardan bahsedilir, bütün yemeklerde otlar kullanılır’ diye merak ettiyseniz veya bununla ilgili keyifli hikayeler dinlediyseniz,  Ildırı ‘da  bu otların tadına bakarak cevabını kendiniz keşfedin…</p>
<p>Çeşme’nin  turumuzda son durağımız  Ovacık Köyü,  şarap bağları ile sanki ilçeden bağımsız başka bir dünyaya sürükler misafirlerini.Tarihte, verimli topraklarda yetişen üzümlerden yapılan şaraplar ile ünlenen bölge, şarap kültürüne yabancı insanların buraya göç etmesi ile, bağcılık yerine tütün, domates ve kavun yetiştirilen bir yer olmuş.. Son yıllarda verimli topraklara kurulan tesisler ile bağcılık tekrar başlayarak, Çeşme şarapları dünyaya tanıtılmıştır… Üzümün yanı sıra yetiştirilmeye devam edilen kavun da, eşsiz lezzetiyle hak ettiği üne sahip olmuştur.</p>
<p>Yürümeyi seviyorsanız bağların arasından dağlara doğru çıktığınızda mis kokan kekikleri toplama imkânına sahip olabilirsiniz.</p>
<p>Çeşme’yi karadan gezip bitirdikten sonra sıra koylarına, masmavi denizine gelir. Her gün sabah saatlerinde merkezden hareket eden tekneler ile gidilen eşek adası, kara ada ve mavi koyda denize girip, eğlenceden yorgun düşmüş bir halde akşam saatlerinde kıyıya ayak basabilirsiniz.</p>
<p>İlk gelenler merak ederler, her yerini görmek isterler… Dönüş vakti geldiğinde içler biraz buruk, evlerine vardıklarında onlar bile henüz farkında değildir ki Çeşme’nin suyundan içip Çeşmeli olmuşlardır. Bir sonraki tatil durakları buradan geçmeyecektir; rota direk burası olacaktır.</p>
<p>Küçük ölçekli büyük Çeşme’de yapabileceklerinizin sadece bilinenleridir bunlar. Keşfetmeyi seviyorsanız,  tanımaya meraklıysanız,  kim bilir daha ne güzellikler karşınıza çıkacaktır.</p>
<p>Tavsiyelerimizden bir kısmını bile gerçekleştirdiyseniz artık siz de ÇEŞMELİSİNİZ…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nerede-kalinir/icimdeki-cesme-%e2%80%a6-beyza-nur-bagci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çeşme &amp; Alaçatı durakları&#8230; ( Sabah</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/cesme-alacati-duraklari-sabah/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/cesme-alacati-duraklari-sabah/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 18:49:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Demir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alaçatı]]></category>
		<category><![CDATA[Çeşme' de muhakkak ...]]></category>
		<category><![CDATA[Dalyan]]></category>
		<category><![CDATA[Ilıca]]></category>
		<category><![CDATA[Nereye Gidilir]]></category>
		<category><![CDATA[REHBER]]></category>
		<category><![CDATA[cesme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=2220</guid>
		<description><![CDATA[Tatilde güne dut ağaçlarının gölgesinde demli çayınızı içerek başlamak ister misiniz? Öğleden sonra denize girip, akşam sohbete dalmaya ne dersiniz? Başta kafeler olmak üzere Çeşme ve Alaçatı&#8217;nın mekânları, tatilcilere daha fazlasını sunuyor Köşe Kahve Beş yıldır Alaçatı&#8217;nın gözde mekânlardan biri Köşe Kahve&#8230; Sakızlı-lavanta ve yemişli kurabiyesi, mojitosu ve narlı votkası beğeniliyor. Haşmet Babaoğlu &#8220;Alaçatı demek, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-2221" href="http://www.infocesme.com/cesme-rehber/cesme-alacati-duraklari-sabah/attachment/alacati-cesme-duraklari/"><img class="alignleft size-full wp-image-2221" title="alacatı-cesme durakları" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2009/10/alacatı-cesme-durakları.jpg" alt="alacatı-cesme durakları" width="200" height="186" /></a>Tatilde güne dut ağaçlarının gölgesinde demli çayınızı içerek başlamak ister misiniz? Öğleden sonra denize girip, akşam sohbete dalmaya ne dersiniz? Başta kafeler olmak üzere Çeşme ve Alaçatı&#8217;nın mekânları, tatilcilere daha fazlasını sunuyor</p>
<p>Köşe Kahve</p>
<p>Beş yıldır Alaçatı&#8217;nın gözde mekânlardan biri Köşe Kahve&#8230; Sakızlı-lavanta ve yemişli kurabiyesi, mojitosu ve narlı votkası beğeniliyor. Haşmet Babaoğlu &#8220;Alaçatı demek, benim için Köşe Kahve demek. Sakızlı kurabiyemi yerken kahvemi içmek ayrı bir güzeldir,&#8221; diyor. Köşe Kahve, Babaoğlu ile birlikte Şenay Düdek, Mihriban Adıgül, Salih Saka, Cenk Ulukartal ve Ali Şahinbaş&#8217;ın da favori mekânları arasında. Tel: (0232) 716 04 13 (Aldığı oy 66)</p>
<p>Sailors Orta Kahve</p>
<p>Sailors Orta Kahve, 2001&#8242;den bu yana kocaman bir dut ağacının altında müşterilerine keyifli saatler yaşatıyor. Özellikle sabah kahvaltıları çok beğeniliyor. Çeşme limonundan yapılmış limonatanın yanında sakızlı, lorlu ve elmalı kurabiyelerini de denemek lazım. Salataları ve kokteylleri de günün diğer saatlerinde servis ediliyor. Sailors Orta Kahve, Mihriban Adıgül, Salih Saka, Haşmet Babaoğlu, Ali Şahinbaş ve Cenk Ulukartal&#8217;ın tercihi. Tel: (0232) 716 87 65 (Aldığı oy 55)</p>
<p>15 Eylül Kıraathanesi</p>
<p>Alaçatı Meydanı&#8217;nın ortasında yer alan 15 Eylül Kıraathanesi, &#8216;yasak elma&#8217; kokteyliyle adından söz ettiriyor. Haşmet Babaoğlu, burada gece 24.00&#8242;ten sabah 04.00&#8242;e kadar sevdiğini söylüyor: &#8220;Yavaş yavaş ortalıktan el ayak çekiliyor ve siz 15 Eylül&#8217;deki masanızda dostlarınızla laflamaya devam ediyorsunuz.&#8221; Jüri üyelerimizden Mihriban Adıgül ve Şenay Düdek de burada oturmaktan keyif aldıklarını söylüyor. Tel: (0232) 716 03 28 (Aldığı oy 3)</p>
<p>Babylon Alaçatı</p>
<p>Babylon, Alaçatı&#8217;da bu yıl dördüncü sezonunu yaşıyor. Mekân kafe olarak tercih edilmesinin yanı sıra beach bar ve restoran olarak da hizmet veriyor. Konser ve partilerin de düzenlenmesi mekânı farklılaştırıyor. Jüri üyelerimizden Salih Saka, Babylon Alaçatı&#8217;da denizden çıktıktan sonra mojito içmenin harika olduğunu söylüyor. Saka ile birlikte Kaya Demirer ve Ayhan Sicimoğlu&#8217;nun da tercihleri arasında bulunuyor. Tel: (0232) 716 67 97 (Aldığı oy 3)</p>
<p>İyi Kahve</p>
<p>İyi Kahve&#8217;nin sahiplerinin geçen yıl kaybettikleri kardeşlerinin anısına Alaçatı&#8217;da açtıkları mekânın mönüsünün başında da &#8220;İyi bir adamın anısına,&#8221; yazıyor. Pizzaları ve pideleriyle ünlüler. Dondurmalı ve şampanyalı kokteylleri de var. İyi Kahve, jüri üyelerimiz Kaya Demirer, Salih Saka ve Cenk Ulukartal&#8217;ın favorisi. Tel: (0232) 716 95 89 (Aldığı oy 33)</p>
<p>Dost Pide</p>
<p>Bir İzmir klasiği olarak bilinen Dost Pide, Çeşme&#8217;ye gittiğinizde uğramanız gereken yerlerden biri. Çeşme Ilıca&#8217;da hizmet veren mekânın en önemli unsurları pide ama pizzadan kebaba, dönerden salataya hatta kahvaltılıklara kadar birçok yemek mevcut. Jüri üyelerimizden Mihriban Adıgül ve Cenk Ulukartal&#8217;ın listesinde var. Tel: (0232) 723 20 59 (Aldığı oy 2)</p>
<p>Tuval Restaurant Cafe Bar</p>
<p>Alaçatı merkezde sekiz yıldır hizmet veren Tuval Restaurant Cafe Bar&#8217;ın sokağa taşan masalarında oturmak için sıraya giriliyor. Kahvaltısı ve Tuval soslu bonfilesi çok meşhur. Yazkış açık. Bu yıl Ilıca&#8217;da beach club&#8217;ı da açıldı. Tuval, jüri üyelerimiz Siren Ertan ve Ayhan Sicimoğlu&#8217;nun tercih ettiği mekânlar arasında yer alıyor. Tel: (0232) 716 98 08 (Aldığı oy 2)</p>
<p>Kumsal Restaurant Cafe</p>
<p>Çeşme&#8217;de Dalyan Köyü&#8217;nde yer alan Kumsal Restaurant Cafe, sadece yaz sezonunda hizmet veriyor. Jüri üyelerimizden Siren Ertan Çarmıklı, mekânı anlatırken: &#8220;İnsanın deniz kenarında bu kadar mı keyfi yerinde olur. Akşamüzeri gün batımında, önünüzde Çeşme&#8217;nin en güzel denizi, altınızda en iyi kumu, elinizde en iyi roze şarabı&#8230;&#8221; diyor. Tel: (0555) 448 97 01</p>
<p>Mihriban Adıgül (Takı tasarımcısı)</p>
<p>15 Eylül Kıraathanesi</p>
<p>Sailors Orta Kahve</p>
<p>Köşe Kahve</p>
<p>Dost Pide</p>
<p>Haşmet Babaoğlu (Gazeteci)</p>
<p>lKöşe Kahve</p>
<p>15 Eylül Kıraathanesi</p>
<p>Sailors Orta Kahve</p>
<p>Şebnem</p>
<p>Bursalı (Gazeteci)</p>
<p>Rouge Cafe Restaurant Bar</p>
<p>Ayayorgi Paparazzi</p>
<p>Alaçatı Mezzaluna</p>
<p>Ayhan Sicimoğlu (Müzisyen-Yemek programcısı)</p>
<p>Tuval Restaurant Cafe Bar</p>
<p>Babylon Ali Şahinbaş (DJ)</p>
<p>Sailors Orta Kahve</p>
<p>Köşe Kahve</p>
<p>Dutlu Kahve</p>
<p>Haşmet Babaoğlu (Gazeteci)</p>
<p>Köşe Kahve</p>
<p>15 Eylül Kıraathanesi</p>
<p>Sailors Orta Kahve</p>
<p>Cenk Ulukartal (İnşaatçı)</p>
<p>İyi Kahve</p>
<p>Köşe Kahve</p>
<p>Sailors Orta Kahve</p>
<p>Dost Pide Şenay</p>
<p>Düdek (Gazeteci)</p>
<p>Köşe Kahve</p>
<p>15 Eylül Kıraathanesi</p>
<p>Bonjour Cafe Restaurant</p>
<p>Kaya Demirer (Topaz&#8217;ın sahibi)</p>
<p>İyi Kahve</p>
<p>Babylon</p>
<p>Siren Ertan Çarmıklı (Modacı)</p>
<p>Kumsal Restaurant Cafe</p>
<p>Tuval Restaurant Cafe Bar</p>
<p>Salih Saka (Organizatör-DJ)</p>
<p>Köşe Kahve</p>
<p>Sailors Orta Kahve</p>
<p>Babylon</p>
<p>İyi Kahve</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/cesme-alacati-duraklari-sabah/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RÜZGARIN SON DURAĞI ALAÇATI</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nereye-gidilir/ruzgarin-son-duragi-alacati/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nereye-gidilir/ruzgarin-son-duragi-alacati/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 19:58:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Demir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alaçatı]]></category>
		<category><![CDATA[Çeşme için ne dediler...]]></category>
		<category><![CDATA[Nereye Gidilir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=883</guid>
		<description><![CDATA[Rüzgar, çok uzak yollardan gelir, denizler aşar, okyanusları devirir; tek tek gezer koyları, sahilleri. Aradığı tek bir şey vardır rüzgarın: İnsanoğlunun kendini; bütün cömertliği ile açtığı kollarına bırakacağı, onun yanında ama onunla yarışarak akacağı bir koy. Bir gün aradığı koyu görür rüzgar. Ege sahilinde, denizi sığ, çevresi korunaklıdır buranın. ‘İşte’ der rüzgar, ‘insanoğlu burada, denizin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a rel="attachment wp-att-884" href="http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nereye-gidilir/ruzgarin-son-duragi-alacati/attachment/ruzgar-ve-sorf/"><img class="alignleft size-full wp-image-884" title="rüzgar ve sörf" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2009/10/rüzgar-ve-sörf.jpg" alt="rüzgar ve sörf" width="560" height="420" /></a><br />
</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Rüzgar, çok <strong>uzak</strong> yollardan gelir, denizler aşar, okyanusları devirir; tek tek gezer koyları, sahilleri. Aradığı tek bir şey vardır rüzgarın: İnsanoğlunun kendini; bütün cömertliği ile açtığı kollarına bırakacağı, onun yanında ama onunla yarışarak akacağı bir koy. Bir gün aradığı koyu görür rüzgar. Ege sahilinde, denizi sığ, çevresi korunaklıdır buranın. ‘İşte’ der rüzgar, ‘insanoğlu burada, denizin üzerinde bırakacak kendini kollarıma.’ Ve hiç düşünmeden demir atar. Hiç kimseye ait olmayan rüzgar, artık hep aynı yerde ağırlar gelenleri, kendini bir sörf tahtasına bırakıpta ona güvenenleri.</p>
<p>Bu koyun adı Alaçatı’dır. Dünyada, sörf için yedi önemli parkurdan biri olan Alaçatı; denizi ve rüzgarı ile sörfe gönül verenleri heyecandan heyecana sürükleyen bir tatil beldesi. Kentin çevresinde bir ortaçağ masalının dekorunu oluştururcasına sıralanan yel değirmenleri, taş binalar arasında uzanan parke taşlı Arnavut kaldırımları ile ziyaretçilerine bir mozaik sunuyor Alaçatı…</p>
<p>Sabahın erken saatlerine rastlıyor buraya gelişimiz. Büyük bir keyifle adımladığımız kentin caddelerinde, Ege kahvaltısı yapabileceğimiz güzel bir yer bulmayı amaçlıyoruz. Arayışımız uzun sürmüyor. Çarşıdaki sıralı dükkanlardan birinin Arnavut taşlı kaldırımlarına atılan masalardan birine kuruluyoruz.<br />
Limana iniyoruz sonra. Bir yandan güneşlenirken, bir yandan  da sörf yapanları izleyeceğiz. Sörfe yeni başlayanlar için dersler, önce teorik, sonra da pratik eğitimden oluşuyor. Rüzgardan alınan kuvvet kullanılarak, sörf dengesini oluşturup board üzerinde dengeli bir şekilde ilerlemeye ve sonrasında da hızlanmaya dayanıyor sörfçülük…Sörf yapanları izlemek çok <strong>keyifli</strong>. Bazıları rüzgarı ve denizi çok iyi bir şekilde kullanarak  adeta dalgalarla dansederken, yeni öğrenmeye başlayanlar bol bol denize düşüp ıslanarak güldürüyor biz izleyenleri.</p>
<h4>Balık Yemek İçin Lezzet Durağı: Dalyanköy</h4>
<p>Balık yemek ayrı bir kültür, ayrı bir damak zevkidir çoğu kişi için. Bazı yerler vardır, balık aynı balık, deniz aynı deniz olsada; havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez, daha bir lezzetli olur balığın tadı. Yediğimiz her balık damağımızda unutulmaz birer anıya dönüşür. Yolculuğumuzun ikinci durağı Dalyanköy’de Ege’deki bu yerlerden biri.<br />
Çeşme’ye on dakika uzaklıktaki Dalyanköy; Ege’nin en güzel koylarından birine konumlanmış. Mavi tura çıkan yatların, irili ufaklı balıkçı teknelerinin doğal limanı Dalyanköy’ün <strong>eski</strong> adı ‘Köste’ymiş.</p>
<p>Taş evlerin arasına sıralanmış portakal bahçelerinin süslediği köyde, bazı evler pansiyon olarak düzenlenmiş. Böylece otellere alternatif olan bu pansiyonlar, kasaba sıcaklığını daha da hissederek yaşamasını sağlıyor misafirlerinin.<br />
Dalyan balıkla özdeşleşmiş bir köy. Yat limanında sıralanmış balıkçıların hangisine girerseniz girin, midenizi ve damağınızı büyük bir ziyafet bekliyor. Balıkçılık ve denizcilik öylesine kutsal ki, bu; bu bir tarafta Barbaros Hayrettin’in heykeli, diğer bir tarafta ise denizkızı heykeli dikilerek simgelenmiş kentte.</p>
<p><a href="http://www.haber34.com/">www.haber34.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/nereye-gidilir/ruzgarin-son-duragi-alacati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alaçatı</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/alacati/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/alacati/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 19:50:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Demir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alaçatı]]></category>
		<category><![CDATA[REHBER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=879</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en iyi rüzgar sörfü alanlarından birisi, yüzme bilmeden bile sörf öğrenebileceğiniz tek yer, Nisan-Kasım arasında gidilebilecek muhteşem doğa harikası Alaçatı sizi bekliyor… Alaçatı’da tatil yapmak isterseniz sadece 1500 yatak kapasitesi olan bölge otellerinden yerinizi öncelikli olarak ayırtmalısınız çünkü Alaçatı’ya ülkenin tüm sörf tutkunları özellikle yüksek sezonda akın ediyorlar. Alaçatı plajlarında bulunan sörf istasyonları önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en iyi rüzgar sörfü alanlarından birisi, yüzme bilmeden bile sörf öğrenebileceğiniz tek yer, Nisan-Kasım arasında gidilebilecek muhteşem doğa harikası Alaçatı sizi bekliyor…</p>
<p>Alaçatı’da tatil yapmak isterseniz sadece 1500 yatak kapasitesi olan bölge otellerinden yerinizi öncelikli olarak ayırtmalısınız çünkü Alaçatı’ya ülkenin tüm sörf tutkunları özellikle yüksek sezonda akın ediyorlar. Alaçatı plajlarında bulunan sörf istasyonları önemli bir turizm hareketi sağlıyor.</p>
<p>Bataklıktan, sörfçülerin akın ettiği bir cennet olmanın kısa tarihçesi…</p>
<p>1850’li yıllarda bataklık halinde olan Alaçatı, dönemin sadrazamının buyruğu ile bataklık kurutularak günümüzdeki haline yavaş yavaş getirilmeye başlanır. Alaçatı’nın güneyindeki tabii limana ulaşan bir kanal açılarak, obalardan büyük hendeklerle drenaj sağlanarak bataklık kurutulur. Açılan kanal zamanla gemilerin yanaştığı bir liman haline gelir. Zamanın önemli mimarlarından biri olan Hacı Memiş Ağa’nın önderlik ettiği çalışmalara, Rum işçiler getirtilir. Gelen işçiler Alaçatı Limanı’nın bin metre kuzeyine şimdiki Alaçatı’yı inşa ederek yerleşirler. Çeşme’nin batısında bulunan Alaçatı, zengin termal kaynaklara sahiptir. İnsan sağlığına faydalı ve tedavi edici özellikleri bulunan bu kaynakların, vitamin eksikliğine bağlı kemik, eklem ve iskelet sistemine iyi geldiği biliniyor.</p>
<p>Dünyadan koptuğunuzu hissedeceksiniz!</p>
<p>Alaçatı’da konaklama alternatiflerinden en güzeli; Otantik Alaçatı Evleri’nin pansiyona dönüştürülmüş hali olacaktır. Parke taşlı sokaklar, yapımı devam eden Yat Limanı Alaçatı’nın birkaç sene içinde daha da popüler bir turizm merkezi olacağının sinyallerini veriyor.</p>
<p>Dünyada nadir bulunan damla sakızı ağaçları, Alaçatı’nın çevresinde konuçlanmıştır. Yaklaşık 300 tane damla sakızı ağacının bulunduğu Alaçatı’da, damla sakızından çok yönlü olarak yararlanılıyor. Sakız reçeli, sakız rakısı Alaçatı’ya özgü üretimlerdir.</p>
<p>Alaçatı’da özel sakız yetiştirilen bahçeleri gezebilir, bu özgün yöre lezzetini dilediğinizce yaşayabilirsiniz…</p>
<p>Nasıl gidilir?</p>
<p>Alaçatı’ya İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan 90 km sonra ulaşabilirsiniz. İzmir merkezden ise 70 km uzaklıkta bulunan Alaçatı’ya İzmir Üçkuyular’dan hareket eden İzmir-Çeşme otobüslerini kullanarak ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Kalacak o kadar çok yer var ki…</p>
<p>Alaçatı’da konaklamayı da fazla dert etmeyin çünkü her isteğe cevap verebilecek alternatifi burada bulabilirsiniz. Hem cüzdanınıza hem de isteklerinize göre konaklayacak bir mekan mutlaka bulabilirsiniz ama yukarıda da belirttiğimiz gibi yeter ki rezervasyonunuzu önceden yaptırmış olun. Türkiye’nin en güzel 10 oteli arasına giren Taş Otel’de Alaçatı’da konuklarını bekliyor. 12 yaşından küçüklerin kabul edilmediği otelde, telefon ve televizyonda bulunmuyor. Stresli hayatımdan uzak durmak istiyorum derseniz sizin için en iyi seçenek Taş Otel olacaktır. Hermann Pansiyon, Büke Pansiyon, Çark Pansiyon ve Alaçatı’nın tek 5 yıldızlı oteli olan Süzer Otel’de konaklama seçeneklerinizin arasında bulunuyor.</p>
<p>KAYNAK:www.hangisinegitsek.com</p>
<p>www.nereyegitsek.blogcu.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/alacati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çatkapı Alaçatı</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/catkapi-alacati/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/catkapi-alacati/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 19:49:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Demir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alaçatı]]></category>
		<category><![CDATA[REHBER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=873</guid>
		<description><![CDATA[İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı Beldesi Turizm Derneği’nin çağrılısı olarak gittiğim Ege’nin bu şirin köşesinde, yel değirmenleriyle dans ettim. Işığın, gölgenin ve taşların  gizemli kuytusunda, bir sörfün kanatlarına tutunup, rüzgar gülleriyle semah dönmenin ayrıcalığını yaşadım&#8230; Birbirinden güzel, genç ve candan bayan işletmecilerin gülen yüzlerinde Türk konukseverliğinin inceliğine tanık oldum. Uykuyu unutan Turizm ve Kültür Bakanı Ertuğrul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="font-weight: 800;"><a rel="attachment wp-att-874" href="http://www.infocesme.com/cesme-rehber/catkapi-alacati/attachment/cat-kapi-alacati/"><img class="alignleft size-full wp-image-874" title="cat kapı alacatı" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2009/10/cat-kapı-alacatı.bmp" alt="cat kapı alacatı" width="568" height="419" /></a><br />
</span></h1>
<p>İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı Beldesi Turizm Derneği’nin çağrılısı olarak gittiğim Ege’nin bu şirin köşesinde, yel değirmenleriyle dans ettim. Işığın, gölgenin ve taşların  gizemli kuytusunda, bir sörfün kanatlarına tutunup, rüzgar gülleriyle semah dönmenin ayrıcalığını yaşadım&#8230; Birbirinden güzel, genç ve candan bayan işletmecilerin gülen yüzlerinde Türk konukseverliğinin inceliğine tanık oldum. Uykuyu unutan Turizm ve Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ve çağdaş-girişimci turizmcilerinin aydınlık geleceğimize olan umut dolu atılımları, beni oldukça heyecanlandırdı. Farkın farkına vardım. Kendi evime girer gibi, kapı tokmaklarına vurarak çatkapı Alaçatı’nın oya gibi işlemeli taş evlerine girdim. Alaçatı mucizesini keşfettim. Alternatif turizmin 3 haline öncülük eden göçmen kuşların yuvalarındaki “Korumacı Turizm” potansiyeli; sivil toplum kuruluşları ile “Kentsel Sit Alanı”nda kararlı girişimci yerel yönetim anlayışının, ortak çözüm üreten “Çevreci” ve Doğa Dostu” uygulamaları, tüm ülke turizm anlayışı için örnek teşkil ediyor.</p>
<p>“Üç” rakamı, sanki Alaçatı için özel bir anlam kazanmış. “Markalaşma sürecinde üç yıl” gibi kısa sürede, Akdeniz turizminde bir cazibe merkezi olan Alaçatı, huzur ve sükunetin otağı ya da geleceğin dantel gibi örüldüğü, sanat ve kültürün zirveye eriştiği bir cennet köşesi. Yeni konuklarına tepeden bakan eski taş yel değirmenleri ile Türkiye’nin ilk rüzgar enerji santrallerini besleyen ve “Yenilenebilir Yükselen Yıldız” olarak tanımlanan 49 adet rüzgar gülü Alaçatı’ya başka bir güzellik ve zenginlik katmaktadır.<br />
Alaçatı Turizm Derneği yöneticisi Zeynep Özdil ve Mehmet Çelik’in verdiği bilgilere göre; “3 S Turizmi” (güneş, deniz, kum) yerine, “3 E Turizmi” (çevre, eğitim, hoş zaman) alternatif olarak yaşatılıyor. “3 A Turizmi” (coğrafi konum, doğa, insan etiği) onların potansiyel ilkeleri. “3 H Turizmi” (doğa, tarih, sosyal doku) ise, Alaçatılı genç otelcileri farklı kılıyor.</p>
<p>Dünyanın en yoğun faydalı rüzgar akımında ikinci olan bu bölgede, ayrıca sörf için yılın 330 günü olanaklı, aynı zamanda su sporları merkezi ve turkuaz mavisi plajları ile de seçkin bir kıyı bandı bulunan Alaçatı, uluslar arası su sporları yarışlarına da ev sahipliği yapmaktadır.</p>
<p>Çeşme’nin suyu kurudu, yaşam Alaçatı’da&#8230;<br />
Yarımada’da önemli bir nüfus yoğunlu bulunan Çeşme’de başlayan su sıkıntısı, çok yıldızlı ve çok katlı otellerin çevreyi kirletmesi, doğaya ve tarihi dokuya olan saygısız ve yağmacı yapılaşma sonucu; çevreye saygılı yeni ve alternatif turizm merkezi durumuna gelen Alaçatı, bölgenin gelişen yaşamsal gözdesi durumunda&#8230;</p>
<p>“Yerel yönetim anlayışımızla, çevreye ve insana olan saygımızla bir dünya markası olacağız&#8230;” diyen, 9 bin nüfuslu Alaçatı’nın çalışkan, çağdaş, çılgın, genç ve yakışıklı Belediye Başkanı; beldesinin çıkarları için tüm zorluklara dalıp çıkıyor. Alaçatı halkının çoğunluğu, Balkan ülkelerinden gelen yurttaşlarımızdan oluşuyor. Onlar, sevdikleri başkanlarının yanında, komşularıyla birlikte yaşama kültürünü; bir taş ustası ya da   yontu sanatçısı titizliğinde örüyor ve koruyorlar. Komşu Sakız Adası halkı ile de dostluk ve barış içinde yaşamanın örneğini sergiliyorlar.</p>
<p>En yenisi 100 yıllık olan Alaçatı taş evleri ve 6-16 yataklı küçük taş oteller(35 adet) birer sanat evi gibi dolup taşıyor. İşletmecilerin her biri, sanatçı titizliğinde çalışıyor. Uluslar arası üne sahip ve can yoldaşı köpeğiyle dans eden Zeynep Özdil, sirtaki ve tavernanın adresi-lavantacı sardunya güzeli Öyküm’ün babası Mehmet Çelik, nur yüzlü ve zeytin gözlü sörfçü İlknur İçingir, buz mavisi bakışlı Gülay hanım, yüzünden tebessüm eksilmeyen Nilüfer Erkin ve öteki küçük otelci dostlar; tüm güzellikleri ve konukseverlikleriyle turistlere, halka, çevreye ve belediye başkanına yardımcı olmanın mutluluğunu yaşıyorlar. Onların çiçekli konaklarından ve içsel dünyalarından şavkıyan sevi yumağı pozitif enerji, sizi sarmalar ve esin kaynağı olarak; yalın, süssüz, lirik, temiz ve bir o kadar da duygulu ve imge yüklü şiir demeti gibi yüreğinizi kuşatır. Kuşatmaz; sakız ve dondurmalı muhallebi gibi damağınıza zeytin, tütün ve lavanta kokusu olarak siner&#8230;</p>
<p>“Allaha çok şükür ki Atatürkçüyüz&#8230;” diyen ve İzmir Cumhuriyet Yürüyüşü’ne ay yıldızlı bayrağı ile katılan, 84 yaşındaki Selanik mübadili Hacı Hüseyin Koç’la; asırlık sakız ağası gölgesinde, çiçekleri ve meyveleri arasında, Öztürkçe konuşarak yapacağınız dost söyleşi, bir başka güzellik olarak belleğinizde hep kalacaktır.</p>
<p>Bölgenin en eski Türk köyü olan Karaköy’de tek başına yaşayan Muhtar Ali’nin evinde kahvaltı etmenin tadını unutamayacaksınız. Otlu ve zeytinyağlı Alaçatı yemeklerini, sakız tatlısını ve balığını yemeden, bir de Alaçatı şarabı içmeden dönmeyin&#8230; Akşamları Kemal Paşa Caddesi ve taş döşemeli dar sokakları süsleyen renkli ve iki katlı taş dükkanların arkasındaki özgün mimarisi ve çiçeklerle dolu balkonu, mavi boyalı kapı ve penceresi ile dikkati çeken tarihi taş evlerin önünden geçerken, sizi buyur eden halkın güler yüzlü davranışına şaşırmayın. Meydan kahvesinde kadın erkek birlikte Aziz Nesin sohbeti yaparken (Aziz Nesin burada ölmüştü), yan masada Sözcü  Gazetesi okuyan başörtülü yaşlı bayanın bilgeliğine diyecek yok&#8230;</p>
<p>Sizi yeniden Alaçatı’ya getirecek pek çok neden var&#8230;<br />
Başta, konuksever ve çağdaş insanlarının güler yüzü ve sevgi dolu davranışları. Mavi mavi, pırıl pırıl, kıpır kıpır, efil efil ve ak pak esen yel; yelle barışık deniz, denizle koyun koyuna konuşan sörf, çeliğe su verip körüğü ve ateşi harlamak yerine, elmasa kafa tutan taş, edilgen ve uysallaşıp Alaçatılılara otağ olmuş. Düşmana inat meltem, lodos ve poyrazla dost olmuşlar. Güneşi ve dolunayı ardına alıp, yıldızlarla dansa durmuş yıldız gülleri. Rüzgar gülleri, zirik eder gibi hep dönüp durmaktalar. Döne döne, yan yana ve yana yana içsel dünyalarında, sevgiye odaklanarak dans etmekteler. Onlara eşlik eden altın yeleli yılkı alaca atlar, Alaçatılılar gibi özgürlüğe koşmaktalar. “Emanet Çeyiz” i saklayanların söylediği “Gönlüm Ege’de kaldı” şarkısı bitmeden ya da Ege Denizi kararmadan ve dağlar uykuya dalmadan, Alaçatı’da gün doğar&#8230;</p>
<p>Alaçatı halkı; hakları, özgürlükleri ve sorumluluklarının bilincinde, çağdaş yurttaş olmanın onurunu yaşıyor. Işık, deniz, gölge ve taşların gizemli kuytusunda yeni dostlarını ve konuklarını bekleyerek&#8230;</p>
<p>Çatkapı girebileceğiniz, dost kapınız Alaçatı; sağlıklı, özgürce, güvenli, mutluluk ve huzur içinde yaşamı yaşamak için, siz yeni konuklarını bekliyor&#8230;</p>
<p>Alaçatı Şiir Akşamları’nda buluşmak dileğiyle&#8230;</p>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
 \n
// ]]&gt;</script><a href="mailto:ozdendursun@gmail.com">ozdendursun@gmail.com</a> <script type="text/javascript">// <![CDATA[</p>
<p>// ]]&gt;</script></p>
<p><a href="http://www.dursunozden.com.tr/">www.dursunozden.com.tr</a></p>
<p>Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir <script type="text/javascript">// <![CDATA[</p>
<p>// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-rehber/catkapi-alacati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

