<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çeşme bilgilendirme portalı &#187; Genel Haberler</title>
	<atom:link href="http://www.infocesme.com/cesme/cesme-den-basina-yansiyanlar/genel-haberler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.infocesme.com</link>
	<description>Çeşme&#039; ye gidecekseniz muhakkak okuyunuz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 15:52:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bayram Turları infocesme.com da&#8230;</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/bayram-turlari-infocesme-com-da/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/bayram-turlari-infocesme-com-da/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2011 13:55:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BASINDA]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HABER ARŞİVİ]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=3336</guid>
		<description><![CDATA[Çeşme birçok tatilcinin ziyaret etmek istediği ve gezmek istediği önemli tatil alternatiflerinden biri. Özellikle turizm&#8217;in canlı olduu dönemlerde artarak devam eden turist sayısı yerli turist ile de ivme kazanıyor. Bayram Turları bu noktada önemli bir dönem oluyor. Bayram tatilleri için yurtiçi tatilleri tercih edenler için Çeşme mükemmel bir seçim oluyor. Tatil planları yaparken birçok farklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çeşme birçok tatilcinin ziyaret etmek istediği ve gezmek istediği önemli tatil alternatiflerinden biri. Özellikle turizm&#8217;in canlı olduu dönemlerde artarak devam eden turist sayısı yerli turist ile de ivme kazanıyor. <a href="http://www.bayramturlarim.com" title="Bayram Turları">Bayram Turları</a> bu noktada önemli bir dönem oluyor. Bayram tatilleri için yurtiçi tatilleri tercih edenler için Çeşme mükemmel bir seçim oluyor. Tatil planları yaparken birçok farklı alternatifi değerlendirmek isteriz bunun için bayramturlarim.com çok iyi bir platform. Tüm turizm haberlerini ve güncel olan yerleri takip etmenize yardımcı olacak olan siteye göz atmayı unutmayın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/bayram-turlari-infocesme-com-da/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çeşme’ de Sonbahar,</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/cesme%e2%80%99-de-sonbahar/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/cesme%e2%80%99-de-sonbahar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2011 10:29:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=3240</guid>
		<description><![CDATA[Son yılların gözde tatil beldesi Çeşme’ de, son baharda tatil yapmanın keyfini henüz birçok tatilci bilmese de, keşifçiler için durum farklı . Yoğun geçen Temmuz ve Ağustos aylarını tercih etmeyen bu grup tatilciler için Çeşme, Eylül ve Ekim aylarında farklı bir anlam kazanıyor. Özellikle son 5 yıl içerisinde, Eylül ayının farklılığını keşfeden tatilcilerin sayısı her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2011/09/cestob_haberturk_2_6.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3242" title="cestob_haberturk_2_6" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2011/09/cestob_haberturk_2_6-294x300.jpg" alt="" width="294" height="300" /></a></p>
<p>Son yılların gözde tatil beldesi Çeşme’ de, son baharda tatil yapmanın keyfini henüz birçok tatilci bilmese de, keşifçiler için durum farklı . Yoğun geçen Temmuz ve Ağustos aylarını tercih etmeyen bu grup tatilciler için Çeşme, Eylül ve Ekim aylarında farklı bir anlam kazanıyor. Özellikle son 5 yıl içerisinde, Eylül ayının farklılığını keşfeden tatilcilerin sayısı her geçen yıl artarak devam ediyor.  Çeşme’nin Eylül ayına özel güzelliklerini ilanlarla duyuran Çeşme Otelciler Birliğinin de bu konuda katkısı oldukça fazla. Çeştob Başkan Yardımcısı ve tanıtım komisyonu başkanı Yakup DEMİR, geçmiş yıllarda, Çeşme’ de  yaz tatili kırk beş günle sınırlıydı. Yani tüm tatilciler ve yazlıkçılar 20 Ağustos geldiğinde Çeşme’yi terk eder ve sezon sona ererdi.  Son 5 yıldır bu alışkanlıklarda ciddi boyutlarda değişiklikler oldu. Artık,  Eylül- Ekim aylarında Çeşme’de kalanların ve bu aylarda tatil için gelenlerin sayısı oldukça fazlalaştı.”</p>
<p>Bilindiği gibi Çeşme Karaburun yarımadasından ve Sakız Adası boğazından aldığı kekik ve sakız kokulu rüzgarlarıyla meşhurdur. Bu rüzgar bazen tatilcilerin keyfini kaçırsa da, biraz olsun aramızdan ayrıldığında, onun ne kadar gerekli  ve önemli olduğunu, onsuz, bir Çeşme’nin hiç tadınında olmayacağını düşünürüz. Yine de bu rüzgarlar Eylül ve Ekim aylarında  dinerek, “ beni istemeyenler bu aylarda tatile gelsin” dercesine yok olurlar. Eylül ve Ekim aylarında Çeşme’yi  daha farklı bulacağınız kesin. Denizini durgun, plajını sakin, kumsalını parlak, balıklarını lezzetli, sokaklarını özgün,  otellerini nezih, fiyatlarını uygun, koylarını daha da masmavi. Ve tüm bu güzelliklerin sanki size özel olduğunu hissedeceksiniz.  Lütfen Çeşme’ yi birde Eylül’ de yaşayın. Göreceksiniz sizde  artık  bir Eylül’ cü olacaksınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/cesme%e2%80%99-de-sonbahar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çeşme&#8217;de fahiş ecrimisile aynen devam</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-den-basina-yansiyanlar/cesmede-fahis-ecrimisile-aynen-devam/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-den-basina-yansiyanlar/cesmede-fahis-ecrimisile-aynen-devam/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Dec 2010 20:38:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BASINDA]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[cesme]]></category>
		<category><![CDATA[ecrimisil]]></category>
		<category><![CDATA[kıyı]]></category>
		<category><![CDATA[OTEL]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[yakupdemir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=3211</guid>
		<description><![CDATA[Çeşme Turistik Otelciler Birliği (çeştob) Başkan Yardımcısı ve Ilıca Otel Genel Müdürü Yakup Demir, Ecrimisil Konusunda Kendilerine Verilen Sözlerin Tutulmadığını Savundu Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkan Yardımcısı ve Ilıca Otel Genel Müdürü Yakup Demir, ecrimisil konusunda kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını savundu. Demir, iki yıl önce yüzde 500&#8242;lere varan fahiş ecrimisil artışlarına tepki gösteren Çeşmeli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2010/12/yakup-demir.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-3212" title="yakup demir" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2010/12/yakup-demir-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Çeşme Turistik Otelciler Birliği (çeştob) Başkan Yardımcısı ve Ilıca Otel Genel Müdürü Yakup Demir, Ecrimisil Konusunda Kendilerine Verilen Sözlerin Tutulmadığını Savundu</p>
<p>Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkan Yardımcısı ve Ilıca Otel Genel Müdürü Yakup Demir, ecrimisil konusunda kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını savundu.</p>
<p>Demir, iki yıl önce yüzde 500&#8242;lere varan fahiş ecrimisil artışlarına tepki gösteren Çeşmeli turizmcilerin konunun çözümü için Maliye Bakanı başta olmak üzere Turizm Bakanı ve İzmir Valiliği nezdinde çalışmalar yaptığını ifade ederek, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8216;Ecrimisil konusunda biz turizmciler gerekli kişilerden böyle bir durumun yaşanmaması için olumlu beyanlar almıştık. Hatta aynı yetkililer ecrimisil konusunda Çeşme&#8217;ye haksızlık yapıldığını ve bu haksızlığın giderileceği yönünde de sözler vermiş ve Ecrimisil yönetmeliği değiştirilmişti. Ancak, geçtiğimiz hafta Çeşme Ilıca Otel&#8217;e gönderilen yeni ecrimisil ihbarnameleri, tüm olumlu çalışmaları, verilen sözleri yalanlar şekildeydi. Geçmişteki artışlara yüzde 256 ilave artış yapılmış. Ecrimisil konusu Çeşme&#8217;ye ciddi yaralar açmıştır ve bu yaralar kansere dönüşmüştür.&#8217;</p>
<p>Çeşme&#8217;de uygulanan ecrimisil uygulamalarına çözüm arayan komisyonda da görev yapan Demir, Ilıca Otel adına kendilerine Cuma günü ihbarname tebliğ edildiğini belirterek, &#8216;İhbarnameye baktığımda ya şaka yapıyorlar ya da dalga geçiyorlar diye düşündüm. ÇEŞTOB ve Çeşmeli turizmciler olarak geçmişteki mağduriyetlerimiz ve defalarca yapılan toplantılar, Bakanlarımızın verdiği sözler, havada kalmış. Sayın Valimiz başta olmak üzere, Milli Emlak Genel Müdürlüğü&#8217;nün, Kültür ve Turizm Bakanımızın, konunun çözümü için yaklaşımları çok içten ve samimi idi. Neden böyle oluyor anlamakta zorluk çekiyorum&#8217; dedi.</p>
<p>Demir, son iki yılda Türkiye&#8217;de fiyatı yüzde 256&#8242;yla artan ne olduğunu da sorarak, yönetmeliklerin açık olmamasının, keyfi uygulamalar doğurduğunu öne sürdü.</p>
<p>(DHG-SY-YIL) &#8211; İZMİR (Anadolu Ajansı) 04.12.2010 14:24 [2395275]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-den-basina-yansiyanlar/cesmede-fahis-ecrimisile-aynen-devam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NİCE MUTLU BAYRAMLARDA BİRLİKTE OLALIM</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/nice-mutlu-bayramlarda-birlikte-olalim/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/nice-mutlu-bayramlarda-birlikte-olalim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Nov 2010 19:54:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=3177</guid>
		<description><![CDATA[şöyle bir bak kendine senin kusurların yok mu? affet sen de sevdiğini, sevdiğine bu çok mu? İlhan irem]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2010/11/Sunu1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3176" title="Sunu1" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2010/11/Sunu1-300x225.jpg" alt="" width="180" height="135" /></a></p>
<h1><strong><em><span style="color: #008000;"> </span></em></strong></h1>
<h1><strong><em><span style="color: #008000;"> </span></em></strong></h1>
<h1></h1>
<h1><strong><em><span style="color: #008000;">şöyle bir bak kendine</span></em></strong></h1>
<h1><strong><em><span style="color: #008000;"> </span></em></strong><em> <span style="color: #ff0000;">senin kusurların yok mu?</span></em></h1>
<h1><strong><em><span style="color: #008000;"> <span style="color: #ff00ff;">affet sen de sevdiğini,</span></span></em></strong></h1>
<h1><strong><em><span style="color: #008000;"> sevdiğine bu çok mu?</span></em></strong></h1>
<p><strong><em>İlhan irem</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/nice-mutlu-bayramlarda-birlikte-olalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzmir turizminin sahipsizliği vicdanımı sızlattı&#8230;.</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-den-basina-yansiyanlar/izmir-turizminin-sahipsizligi-vicdanimi-sizlatti-degismis/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-den-basina-yansiyanlar/izmir-turizminin-sahipsizligi-vicdanimi-sizlatti-degismis/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Nov 2010 11:59:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BASINDA]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=3168</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanımız İzmir’İ ziyaret etti ve basından da duyduğunuz gibi memnuniyetsiz bir şekilde, hatta kırgın bir şekilde geri döndü. Duyduğumuz kadarıyla başlıca neden de, bu ziyarete kültür ve turizmin İzmir’deki temsilcilerinin yeterince veya yakışır şekilde hazırlanamadığı, Sn. Bakan’ın sorumluluk alanında olmayan ve ucuz isteklerde bulunulduğu yönündeydi. Yani Bakanlıklar, İzmir’ e bir şeyler vermek, sorunları çözmek, istekleri yerine getirmek için ayağımıza geliyorlar, İzmirliler ise, yani bizler, yani sanayisi, turizmi bitmiş, esnafı fakirleşmiş, iş adamları kaçmış bir 3. büyük şehirde ki bizlerin hiçbir sorun, arzu ve istekleri olmamış, Sn. Bakan’a proje sunamamışız. O da “bu İzmir’den bir şey olmaz derlerdi, doğruymuş” teziyle Ankara’ya dönmüş.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2010/11/İzmir-turizminin-sahipsizliği-vicdanımı-sızlattı-değişmiş.docx"></a><a href="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2010/11/izmir....jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-3169" title="izmir..." src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2010/11/izmir....jpg" alt="" width="275" height="183" /></a></p>
<p>İşte bu atmosferde biz de Çeştob olarak sezon sonuna ötelediğimiz bazı bürokrat ziyaretleri için, Ankara’ ya gittik. Bu ziyaretlerimizin arasında Sn. Kültür ve Turizm Bakanımız da vardı. Çok sıcak ve çok sempatik bir şekilde bizleri karşıladı ve ağırladı. Konuşma içeriğinde, Kars vardı, Van vardı, Karadeniz vardı. Oradaki gelişmeleri, yatırımları içten anlatıyordu. Konu İzmir’ e gelince bayağı buruktu. İzmir’ i çok sevdiğinden olsa gerek bu olumsuzluklar yüzünden biraz da üzgün ve kırgındı. İzmir’ e sık gelmek, bir şeyler yapmak istiyordu. Ne kadar doğru oldu bilemem ama biz de tam bu sırada İzmir ve çevresinin sorunları ve arzularıyla ilgili konuları konuşmak ve paylaşmak için kendilerini İzmir’ e tekrar davet ettik. Sn. Bakanımız da içtenlikle kabul etti. Hatta  “Yararlı olacaksam 100 kez de gelirim” dedi. Hatta sonrasında “Başbakanla da geliriz” demiş. Yani, Çeştob organizasyonuyla Bakanımız belki de Başbakanımız 10 Aralıkta İzmir’de olacaklar. Konu elbette Turizm. Belki içinizden “ Kaç bakan, kaç kez geldi, netice ne oldu” gibi şeyler mırıldanabilirler, ama bir gerçek var, İzmirlilerde hırs yok, İzmirlilerde çaba yok, vazgeçmeme yok. Ankara’ da bir bürokrat aynen şunu söyledi;  “ Birçok bölgeden iş yaptırmak için gelenler oluyor,  günlerce işini kovalayıp netice almak için kapılardan ayrılmıyorlar, Ankara’ yı iskân ediniyorlar, İzmirliler ise öğle uçağıyla gelip, İkindi uçağıyla dönüyorlar. böyle olunca da işleri yürümüyor, olmuyor “ demişti. Yani İzmirlilerin varsaydığı tüm olumsuzlukları İzmir’ in siyasi görüşüne bağlamak kolay bir mazeret olsa gerek.</p>
<p>Sn. Bakanımız’a bazı turizm sunumları yapmak ve bu sunumları bilimsel verilere bağlamak için üç İzmir üniversitesiyle görüşme yaptık. Bu görüşmelerimizi Yaşar Üniversitesi, Ekonomi Üniversitesi ve İzmir üniversitelerinin dekan ve uzman kadrolarıyla paylaştık. Özellikle Yaşar ve İzmir Üniversiteleri çok destek oldular. Çok heyecan duydular. Muhakkak ortaya bir çalışma çıkacak ve bu çalışmalar gayet güzelde olacak. Hatta İzmir- Çeşme ve diğer turizm beldelerinin geleceği için de bir anahtar olacak.</p>
<p>Beni vahim şekilde üzen, hatta vicdanımı sızlatan konu ise bugüne kadar Türkiye’nin 3. büyük şehrinde, hatta turizm için en iddialı gibi görünen koskoca İzmir’de, böyle bir genel çalışmanın hiç yapılmamış olması idi. Yani, İzmir turizmiyle ilgili hiçbir kurumda bir master planın olmamasını duymak ve görmek vicdanları sızlatacak boyutta. Çeştob olarak bu acı gerçekleri gördükten sonra biz de Sn. Kültür ve Turizm Bakanımız’ın önüne 1. Madde olarak,  başta İzmir &#8211; Çeşme olmak üzere, tüm turistik beldelerimizin master planını koyabilmek için araştırmaya geçtik ve dünyada ilk 10’a giren belde ve şehirlerin planlarını incelemeye aldık. Hangi yolları kullandılar, hangi ürünlerle destinasyon oldular, bunları araştırıp, Sn. Bakanımız’ın önüne koyacağız ve “İşte biz böyle olmak istiyoruz” diyeceğiz. Belki bir aylık süre bu çalışmalar için çok az ama en azından fikir sunumlarımızla iz bırakıp, belki gelecek yıllarda yapılacak çalışmaların içine birkaç doğruyu koyarız anlayışıyla yol kat etmeye çalışacağız.</p>
<p>Yazımı bir İzmir  fıkrası ile sonlandırmak istiyorum,</p>
<p>Petrol şeyhlerinden biri üniversitede okuması için, oğlunu İzmir&#8217;e gönderir. Çocuk ilk devreyi başarıyla bitirdikten sonra notlar düşmeye ve çocuk hafiften serserileşmeye başlar. Zaman geçtikçe memleketten çocuğa gönderilen avuç dolusu paralar da artık yetmemektedir!<br />
Şeyh oğlunu denetlemek için adamlarından birini İzmir&#8217;e gönderir. Adam İzmir&#8217;e gelince bir de bakar ki, Şeyhin okusun diye gönderdiği oğlu okulu bırakmış, kendini karıya kıza vermiş.Neyse, çocuğu Kordon da bir meyhanede bulur:<br />
— Ya Seydii!! Bu ne kepazeliktir! Baban seni merak eder! Kalk gidiyoruz Arabistan&#8217;a!!</p>
<p>Çocuk:<br />
— Ayva Seydi!! Ama önce bir otur da şu manzaraya bir bak..<br />
Şeyhin adamı:<br />
— Bunda ne kötülük olabilir ki, diye düşünür ve masaya oturur. Sandalcılar çaparilerini sallamakta, arkada batan kıpkırmızı güneş, körfezi kırmızının tonlarına boyamaktadır. Manzarayı seyrederken, garsonun getirdiği kavundan bir tane ağza atılır. Ardından peynirin de tadına bakılır. Eh eşek değiller ya, şu aslan sütü denen meretin de bir tadına bakalım derken orada ipler kopar! Şeyhin oğlu ve körfez tarafından ayartılan adam, yorgun ve akşamdan kalma olduğu anlaşılan bir sesle, 15 gün sonra, efendisini arar:<br />
— Ya Seydi! Veled mazbut, ben mazbut, velâkin memleket… çoook ladiyf tir ( güzeldir)</p>
<p>Gördüğünüz gibi güzel İzmirimizin artılarınıda göz ardı etmeyenler var. Keyf yapmak, relax yaşamak , vurdum duymaz olmak bunlardan bazıları .</p>
<p>Saygılarımla,</p>
<p>Yakup DEMİR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-den-basina-yansiyanlar/izmir-turizminin-sahipsizligi-vicdanimi-sizlatti-degismis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİR ÇEŞME AŞIĞININ İTİRAFLARI:</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/bir-cesme-asiginin-itiraflari/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/bir-cesme-asiginin-itiraflari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Sep 2010 10:45:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşme için ne dediler...]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=3161</guid>
		<description><![CDATA[BAHAR VARDARLI Çeşme’yle ikimiz birlikte büyüdük desem doğru olacak sanırım. Yedi yaşımdayken tanıdığım Çeşme olabildiğince bakirdi; her bölgesi doğanın bahşettiği gibiydi, el değmemiş bir saflık hakimdi… Çeşme kasabası sahile sıralanmış limanı, gümrüğü, jandarması ve hemen ardında çoğunluğunu göçmenlerin oluşturduğu ahalisine, alış veriş olanağı sunan küçük çarşısı, balıkçıların oturduğu ufak kahveleriyle kendi halinde ufak bir merkezdi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BAHAR VARDARLI</p>
<p><a href="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2010/09/cesme-kapak-sade-2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3162" title="cesme-kapak-sade-2" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2010/09/cesme-kapak-sade-2-242x300.jpg" alt="" width="242" height="300" /></a></p>
<p>Çeşme’yle ikimiz birlikte büyüdük desem doğru olacak sanırım.  Yedi yaşımdayken tanıdığım Çeşme olabildiğince bakirdi; her bölgesi doğanın bahşettiği gibiydi, el değmemiş bir saflık hakimdi…</p>
<p>Çeşme kasabası sahile sıralanmış limanı, gümrüğü, jandarması ve hemen ardında çoğunluğunu göçmenlerin oluşturduğu ahalisine, alış veriş olanağı sunan küçük çarşısı, balıkçıların oturduğu ufak kahveleriyle kendi halinde ufak bir merkezdi.</p>
<p>Ilıca belki de Çeşme merkezden daha ünlüydü. Ilıca kaplıcaları, her derde deva şifalı sularıyla çok eskilerden beri bilinirdi. Ama öyle uzaktı ki İzmir’e, gelenlere bozuk yol bin bir cefa çektirirdi.</p>
<p>Eşekten helikoptere hızlı bir gelişim gösteren Çeşme ulaşımı da ayni hızla kolaylaştı ve kısaldı. Bugün otoyol sayesinde otomobille, İzmir- Çeşme arası 45 dakika veya A.Menderes havaalanı Çeşme arası sadece bir saatlik süreye inmiştir. Helikopterle gelenler elbette çok daha kısa bir sürede ulaşmaktadır.</p>
<p>Kanımca Çeşme’nin Çeşme oluşunda, en büyük pay 1950’lerden sonra yapılan Çeşme Plaj evlerinindir. Ilıca da eşsiz Büyük Plaj’ın çevresine bu evlerin inşa edilmesiyle birlikte, şimdi dünya çapında tatil cenneti olarak bilinen “Çeşme” adı, önce İzmir’de, ardından da bütün Türkiye’de duyulmaya başladı. Çeşme’nin güzelliği her zaman ortadaydı ama gören, gelen, farkında olan, ilgi gösteren o yıllara kadar azdı. Eskiden Çeşme denince, sadece ihtiyarların ağrısını sızısını dindiren ılıcaları bilinirdi.</p>
<p>Günümüz hız, değişim, gelişim çağı. İlle de eski günlere, değerlere, yaşam tarzlarına bağlı kalmak olanaksız, ilerlemeye ayak uydurmak çağımız insanının izlemesi gereken yol. Ben de eskiyi aramadan, değişime hayıflanmadan, objektif bir bakış açısıyla bugünkü Çeşme’yi anlatmaya çalışacağım sizlere.</p>
<p>Nasıl ufacık Çeşme dünya çapında şöhrete dönüştü? Tek yanıtı var bu sorunun; çok çok güzeldi de ondan!</p>
<p>BAHAR VARDARLI</p>
<p>Çeşme Sohbetleri</p>
<p>Yaz günlerinde, yurdun büyük illerinde herkes birbirine şöyle der:</p>
<p>-	Çeşme’ye halâ gitmedin mi?</p>
<p>-	Ben seni Çeşme’de sanıyordum.</p>
<p>-	Ne zaman Çeşme’ye gidiyorsun?</p>
<p>-	Ah bu hafta sonu biletimi ayırttığım halde Çeşme’ye gidemedim.</p>
<p>-	Ben Çeşme’ye yaz sezonu boyunca her hafta sonu giderim.</p>
<p>-	Çeşme gibisi yok, şimdi orada denizde olmak var ya.</p>
<p>-	Şu iş güç olmasa da, biz de İzmirliler gibi Çeşme’de yaşasak üç ay boyunca.</p>
<p>-</p>
<p>-	Çeşme’yi bu kadar dayanılmaz kılan nedir? Çeşme’nin kendine has özellikleri nelerdir?</p>
<p>Denizi, kumu ve ferahlık veren rüzgârı,</p>
<p>Şifalı kaplıcaları, termal suları,</p>
<p>Alaçatı’nın dünya çapında surf cenneti oluşu,</p>
<p>Çeşme ve Alaçatı’nın son zamanların en gözde yazlık yaşam merkezi olması,</p>
<p>Tekne sahipleri için Çeşme, Altınyunus, Alaçatı, Dalyanköy marinalarının cazibesi,</p>
<p>Ege’nin ünlü balık mezeleri, denizin kıyısında herhangi bir restoranda rakıda balık olma keyfi,</p>
<p>Yazlık eğlence mekânlarının bolluğu ve zenginliği,</p>
<p>Birbirinden lüks otelleri, şirin mi şirin butik otelleri ve mütevazı konaklama seçenekleri,</p>
<p>Çeşme’nin özellikleri saymakla bitmez. Önemli olan her ne sebeple olursa olsun Çeşme’de yazı yaşamaktır!</p>
<p>BAHAR VARDARLI</p>
<p>Çeşmeye gelen gönülden vurulur!</p>
<p>Aslında Çeşme tüm güzellikleri ve turistin aradığı olanakları içinde barındıran bir tatil cennetidir. Bir gün boyunca size öyle değişik ortamlar sunar ki hep ayni yerde, hep Çeşme’de bulunduğunuza inanamazsınız. İçinde bulunduğunuz mekânı ve zamanı şaşırırsınız.</p>
<p>Geniş sunum yelpazesiyle Çeşme, ziyaretine gelen her tür tatilcinin isteklerini karşılar. Zor beğenenlerin bile yüzünü güldürür, kalbine hitap eder.</p>
<p>Gündüz gözüyle baktığınızda berrak deniziyle, bembeyaz kumuyla; konuklarını ferahlatan rüzgârıyla; saf, masum, kendi halinde bir genç kızdır Çeşme.</p>
<p>Bir bakarsınız, o kız gün batımıyla birlikte neşelenir, coşar, müziğin ritmine hafif hafif ayak uydurur; dansa başlar.</p>
<p>Gecenin ilerlemesiyle birlikte karşınıza çıkan o şuh kadının önceki masumiyetle hiçbir ilgisi kalmaz. Cazibesi damarlarınıza işler, sizi sarar sarmalar; günün ilk ışıklarına kadar kendisine mest eder.</p>
<p>Nasıl vurgun yenmez, kul köle olunmaz böyle bir güzele?</p>
<p>BAHAR VARDARLI</p>
<p>Çeşme’ye 48 saat için mi geldiniz?</p>
<p>Buyurun, sizlere güzel bir iki gün geçirmeniz için samimi önerilerim:</p>
<p>Önce yaş durumunu saptayalım; 35 yaş altında olanlar veya her yaşta kendini genç sananlar için ideal programım sabah erkenden Çeşme’de olmakla başlar. İster otobüsle, ister kendi aracınızla gelin ilk durağınız Alaçatı olacaktır.</p>
<p>Sabah yoğun kalabalıktan uzaktır, sakindir Alaçatı. Eski taş evlerin huzurunda; begonvil, sardunya ve yasemin kokuları arasında biraz yürüyüşten sonra size “Orta Kahve’de” sıkı bir kahvaltı edin derim; aman arkadan bir sakızlı kahve söylemeyi unutmayın.</p>
<p>Sonra iki seçeneğiniz var; ya surf cenneti olan Alaçatı Plajları ya da yüzmeye doyamayacağınız Büyük Plaj’a gideceksiniz.</p>
<p>Surf meraklısıysanız seçeneğiniz çoktan bellidir. Tüm günü surf merkezlerinden birinde geçireceksiniz ve  surf okullarından, acilen günlük surf, giysi kiralayacak ve ders  alacaksınız. Acıktığınızda surf merkezlerindeki Cafe’ler hizmetinizdedir. Gün batımında kendinizi çok yorgun hissedeceğinizden Alaçatı’da bir butik otelde kalmak akılcı olacaktır. Kendinizi otele atıp iki- üç saatlik bir dinlenme sonucunda tüm enerjinizi toplayıp, gene meydandaki “İyi Kahve’ye” koşmalısınız. Akşamüstü içkinizi elinize alıp,(akşamüzerleri happy hour indirimi vardır) Alaçatı’nın yavaş yavaş canlanışına, birbirinden şık ve güzel insanların resmi geçidine tanık olmalısınız. Dikkat edin içkinin tesiri ve gördüklerinizin büyüsü ile Türkiye’nin gerçeklerinden tamamiyle kopacaksınız. Şaşkınlığınız yemek için seçtiğiniz restoranlarda daha da artacaktır. Kemal Paşa caddesi boyunca sıralanan restoranların hepsi dolu ve cıvıl cıvıl capcanlı olacaktır. Dilediğiniz birine oturup değişik tatların keyfine varabilirsiniz. Yemek sonrasında gene Alaçatı’da bir barda takıldıktan sonra gideceğiniz en gözde adres “Rider’s Beach” olacaktır. Bu eğlence merkezi geceyi noktalamanın gençler için ideal şeklidir.  Sabah 06:00 da sona eren eğlence sizi ertesi gün öğleye kadar yatağa bağlayacaktır.</p>
<p>İkinci seçeneği, yüzmeyi ve Büyük Plaj’ı seçtiniz diyelim. Büyük Plaj’a giriş ücretsizdir; şemsiye ve şezlong istendiğinde çeşitli büfelerden ücret karşılığı temin edilir. Doyamayacağınız bir yüzme keyfi sunan bu plajın içinde jet ski de dahil, bütün su sporları olanakları sunan bir merkez bulunur. Şezlonga uzanıp kitap okumayı tercih ederseniz, mısır satıcısından başka kimse sizi rahatsız etmez, rüzgâr ise görevliymiş gibisine durmadan serinletir. Acıktığınızda plaja yakın, birbirinden meşhur “Dost Pide”, “Döner Dürümcü” ve “Katmerci” emrinizdedir. Gönül rahatlığıyla buz gibi biranızı veya ayranınızı içip, bu geleneksel yiyecekleri keyifle tadarsınız. Yemekten sonra ya otele ya da plaja tekrar dönmekte serbestsiniz. Ilıca’da konaklama olanakları bol olduğundan bütçenize göre otel seçiminde zorlanmazsınız. ( Çeşme’de Temmuz ve Ağustos ayları çok yoğun olduğundan önceden rezervasyon şarttır.)</p>
<p>Akşamüzeri plaj sonrasında birkaç saat dinlenmelisiniz.Şimdi gideceğiniz mekân Yıldız Burnu’dur. Gün batımıyla sihirli bir atmosfere dönüşen bu koyu mum ışığında yaşamak, size unutamayacağınız bir keyif sunacaktır. “Apropo” veya “Rouge” yaşınıza uygun mekânlardır. Yıldız Burnu’nda yemeği yedikten sonra Ayayorgi koyunda “Paparazzi veya Marakesh” yoluna çıkmalısınız. Ayayorgi koyu kendi başına bir tılsıma sahip olduğundan bu doyumsuz geceyi sabah gün doğumunda bitireceğiniz kesindir. Dönüşte bir çorbacıya uğrayıp veya kumru yedikten sonra yatmak sizin seçiminize kalır.</p>
<p>İkinci güne öğleden sonra başladınız. İyi bir kahvaltı gerek size! Eğer oteliniz kahvaltı vermiyorsa, “Sakızlar, Demlik, Çeşme Port, Kumrucular” sizlere önereceğim mekânlar. Kahvaltıdan sonra bulunmanız gereken yer, son yıllarda gençlerin favorisi olan “Fun Beach ve Pırlanta Plajlarındaki “Kite School” dur. Deniz sporları ile günün sonunda iyice yorulacağınız kesin. Birkaç saatlik dinlenmeden sonra akşam yemeği için “Dalyan Köy” balık restoranlarından birini seçebileceğiniz gibi; Çeşme veya Alaçatı Port’ta  Ege balıklarını ve mezelerini tadabilirsiniz. Balık keyfi de gerçekleştikten sonra doğru Babylon’a koşacaksınız çünkü her hafta sonu canlı müzik eşliğinde gençlik orada eğlenmektedir.</p>
<p>Ertesi gün şehrinize dönüp işe başladığınızda gün boyu kendinizi Çeşme’de sanacağınızdan eminim. Zor uyanacaksınız bu büyülü rüyadan. Üzülmeyin arayı uzatmadan bir kez daha geleceksiniz!</p>
<p>Yaşınız 35 üstü; 40’lı ve daha ileriyse Çeşme sizin cennetiniz. Lüksün, rahatın ve konforun her türü sizin hizmetinizde! İki gün için geldiğinize göre bütçenize uygun bir otel veya butik otel seçmekle başlayalım güne. Sheraton, Radison, Ilıca Otel, Altın Yunus, İnkim Otel, Onur Otel, Pırıl Otel, ve daha nice büyük otel ve şirin mi şirin butik otel emrinizde. Temmuz ve Ağustos aylarında önceden rezervasyon yaptırmakla bu otellerin sefasını sürebilirsiniz.</p>
<p>İlk gün otele öğlen 12:00de gireceğiniz için Çeşme’ye varmadan 20 km önce, Zeytinler sapağında yer alan “Hanedan Restoran’da” yeşillikler içinde kahvaltı yapmanızı öneririm. Lütfen lor üstü böğürtlen reçeli, pofuduk lavaş ekmeği istemeyi unutmayın. Hanedan restoran ızgara et yemekleri ve pideleriyle de ünlüdür. Alaçatı’da çeşitli yerlerde sunulan kahvaltılar da lezzetli ve keyiflidir. Meşhur “Furun’un” ürünlerinden alıp, yeni restore edilen, Alaçatı’nın kilise- camiine bakan, ufak kafelerinde birer sakızlı kahve içebilirsiniz.</p>
<p>Öğlen otele yerleştikten sonra, mutlaka denize koşacaksanız, bütün plajlar emrinizde olacaktır. Yol yorgunuysanız, sizin için otelinizin plajı en güzel plaj olacaktır. Bir süre dinlendikten sonra mutlaka “Reyhan Pastanesi’ne” gitmeniz gerekir. Sanki bu meşhur, İzmir’e özgü pastanemizde her şeyin en güzeli yapılır! Yıllardır da bu imajını bozmamıştır. Benim tavsiyem önce bir sade Türk kahvesi içip kendinize gelmeniz, sonra da böğürtlenli veya vişneli cheese cake ile çayın tadını çıkarmanız.</p>
<p>Reyhan Pastanesi ile Yıldız Burnu arası pek uzak olmadığından Yıldız Burnu’na bir yürüyüş yapmanız, oradaki kafelerde gün batımını seyretmeniz akşamüstünüze renk katacaktır.</p>
<p>Eğer oteliniz akşam yemeği veriyorsa, Çeşme’de sadece iki geceniz olduğundan otelde akşam yemeklerinden vazgeçmeniz akıllı bir seçim olacaktır. Dalyanköy restoranlarından birini seçip aynen bir İzmirli gibi yaşamalısınız. Deniz börülcesi, tarla börülcesi, levrek marin, kalamar kızartma, ahtapot salata ve çipura ile rakının keyfine varmalısınız.</p>
<p>Yemekten sonra gücünüz yeterse eğer ya Ayayorgi’de Paparazzi’ye ya da Alaçatı Port’ta “Deli Deli”ye gideceksiniz. Gece otelinize kaçta döneceksiniz o size kalmıştır ama önceden “Dost Pide veya Kır Çiçeği’nde” işkembe çorbası için derim.</p>
<p>Ertesi gün kahvaltıya nasıl yetiştiniz bilemiyorum! Kahvaltıyı kaçıracağınızı sanıyorum.</p>
<p>İkinci gününüzde plaj denince Ayayorgi koyunda bir mekândan denize girmek veya Alaçatı da “Solto Beach’de Sir Winston Cafe’de” olmaktan hoşlanacaksınız. Bu plajlarda yiyecek içecek servisi olduğundan öğle yemeğini geçiştireceksiniz.</p>
<p>Gün boyu plajın keyfini çıkardıktan sonra akşam yemeğinizi ya Çeşme Marina’da veya Alaçatı Marina’da yemenizi öneririm. Eğer akşam yemeğini Alaçatı’da yediyseniz eğlenceye gene ayni yerde bu kez “Deli Deli” de devam edeceksiniz.</p>
<p>Akşam Yemeği için Çeşme Marina’yı seçtiyseniz, ideal mekânınız Monk olacaktır çünkü küçük caz gruplarıyla Monk sizi ağırlayacak ve de  unutamayacağınız romantik bir gece yaşatacaktır.</p>
<p>Ne yazık, 48 saat göz açıp kapayıncaya kadar bitti. Daha ne çok yer var görmeniz ve bulunmanız gereken. Bir dahaki gelişinizde diyelim; sizleri en yakın zamanda tekrar Çeşme’ye bekleyelim.</p>
<p>BAHAR VARDARLI</p>
<p>ÇEŞME’NİN PLAJLARI:</p>
<p>Çeşme’nin plajları hakkında yorum yapmak isterseniz, kuşbakışı çekilmiş birkaç Çeşme resmine bakmanız yeterli olacaktır. Böylesine beyaz bir kumsalı, böylesine şeffaf bir su ile birleştirmekle doğa harikalar yaratmıştır. Bu yöreye bir de termal suların karışması, denizleri birer şifa merkezine dönüştürmektedir. Çeşme Plajları’nda yüzerken birdenbire kendinizi sıcak bir kanalın içinde bulur şaşırırsınız; hissettiğiniz sıcaklık kendisine yol bulmuş bir yer altı suyunun sizinle oynaşmasından başka bir şey değildir.</p>
<p>Ayayorgi dışında Çeşme’nin tüm plajlarına ulaşım vardır. Ilıca, Alaçatı veya Çeşme merkezden dolmuşlar sizi ufak bir ücret karşılığı dilediğiniz plaja ulaştıracaktır</p>
<p>Çeşme’de plaj seçimi sizin isteğinize kalmıştır. Bana sorarsanız  favorilerimi kendi öncelik sıralamama göre belirtiyorum:</p>
<p>Büyük Plaj:</p>
<p>Aslında Çeşme, Ilıca’daki Büyük Plaj’ı ile turizmin cazibe merkezi oldu. Büyük Plaj, Yıldız Burnu’ndan Ardıç yokuşunun başlangıcına kadar uzanan koya verilen addır. Kumunun inceliğini, beyazlığını denizin berrak mavisi tamamlar. Çeşme’nin Ilıca yöresinde bulunması dolayısıyla denizin içinden kaynayan termal sular deniz suyunu diğer plajlara göre daha ılımanlaştırır ve sağlıklı kılar. Özellikle Yıldız Burnu’nda denizin içindeki kayaların arasından kaynayan termal sular, her turist için bir kez denenmesi gereken açık hava kaplıcalarıdır.</p>
<p>Büyük Plaj boyunca denizin içinde yüz metrelik bir şerit düşünülürse, bu şerit boyunca derinlik insan boyunu geçmez. Bu özelliğiyle Büyük Plaj çocuklar, yaşlılar ve yüzme zorluğu çekenler için idealdir. Plaja giriş ücretsizdir; plajda kurulmuş olan çeşitli büfeler, hem şemsiye ve şezlong hem de yiyecek içecek konusunda belli ücret karşılığında hizmet verir. Plaj boyunca dolaşan mısırcılardan, İzmirliler “darıcı” derler, mutlaka birer koçan mısır alınır ve keyfe göre ya suyun içinde ya da sahilde yenir.</p>
<p>Ayayorgi Koyu:</p>
<p>Koyu kuşbakışı gördüğünüzde nefesiniz kesilecek veya bu gördüğüm, rüya mı gerçek mi diye kendinizi sorgulayacaksınız. Gündüz veya gece görüntüsü fark etmez çünkü günün her anını yaşamak bu küçük koyda güzeldir. Büyülü gerçeklik diye de tanımlayabileceğiniz bir koydur Ayayorgi. Koy gerçek elbette ama güzelliği büyüleyici…</p>
<p>Girişte zeytin ağaçları arasından ilerledikçe koy kendisini bir gösterip, bir kaybolmaktadır. En sonunda kıyıya vardığınızda kendinizi suyun içinde bulursunuz, sanki otomobiliniz suya iniyor hissine kapılırsınız, “Ay ay düşüyoruz!” dediğiniz anda; ani bir sol dönüşle artık meşhur Paparazzi’nin görkemli bahçesindesinizdir.</p>
<p>Paparazzi</p>
<p>Ayayorgi ile Paparazzi bir bütündür. Yaklaşık yarım asırlık bir geçmişi olan Paparazzi’den bahsetmek bu broşür için reklâm sayılmamalıdır çünkü Paparazzi her türlü övgüyü hak etmektedir. Bu güzel mekândır, ilk günden bütün koyun olanaklarını bizimle paylaşan. Eğer toprak sahibi olan aile bu güzel mülklerine tesisleri kurmasalar, ailece hizmet vermeselerdi, bilmediğimiz, görmediğimiz özel mülklerden biri olarak kalacaktı bu koy.</p>
<p>Şimdi içinde birçok tesis barındıran Ayayorgi koyunda denize girmek, etrafı yeşil servi, zeytin, narenciye ağaçlarıyla çevrili bir düş havuzda yüzmek gibidir. Bu bir düşün, hayalin gerçekleşmesidir ve bu mutluluğa erişmek için bir kez Ayayorgi’de olmak gerekir.</p>
<p>Boyalık Plajları:</p>
<p>Boyalık koyu çok uzun bir sahil şeridine sahiptir. (5km) Bu güzel plajlardan faydalanmak üzere kurulan tesis, site ve konut sayısında yıllarca planlı bir politika güdülerek sağlıklı bir gelişim sağlanmaya çalışılmıştır.  Bu sahillerde uzun yıllar sadece “Altın Yunus Oteli”ne izin verilmiştir. Altın Yunus Oteli Türkiye’nin ilk modern tesislerinden biri olmakla ünlüdür. İçindeki çarşıları, kafeleri, restoranları, diskosu, helikopter pisti, marinası ile Çeşme’yi uluslar arası bir şöhrete kavuşturmanın öncülüğünü yapmıştır.</p>
<p>Pırlanta Plajları:</p>
<p>Adının da çağrıştırdığı gibi bu plajın kumu öyle beyaz olmalı ki sanki pırlantaymışçasına pırıl pırıl parlıyor, şeffaf suyu da o pırıltıyı yansıtıyor olmalı. Ne yazık ki çevreye yapılan tesisler plajın kumunu insafsızcasına kazımışlar, götürmüşler ve plajın parlayacak kumu kalmamış.</p>
<p>Plajda kurulan “Kite School” plaja cazibe katıyor ve konuklarına sportif olanaklarla birlikte güzel tatil günü sunuyor.</p>
<p>Şifne Plajları:</p>
<p>Şifne bir taşla iki kuş vurmak isteyenlerin seçmesi gereken bölge. Şifne sıcak kaplıca tesisleri, şifalı çamuru ve şifalı suyla karışık deniziyle ünlüdür. Daha çok ileri yaştakilerin tedavi amacıyla tercih ettikleri bir de kaplıca oteli vardır.</p>
<p>Şifne yan yana dizilmiş balık restoranları ile konuklarına geniş bir seçim olanağı sağlar.</p>
<p>Çiftlikköy Plajları:</p>
<p>Çiftlikköy Çeşme’nin yeni Turistik alanlarından birini oluşturmaktadır. Bu sevimli küçük kıyı köyü bazı bölgelerinde halâ o mütevazı yapısını korumaktadır. Açıkça belirtmek gerekirse kumu ve suyu diğer plajlar gibi berrak ve beyaz görünmez. Sakıza bakan manzarası ve rüzgârıyla ziyaretçilerini kıyı boyunca dizilen balık restoranlarında, pidecilerinde, lokantalarında, yerel kahvelerinde ağırlar.</p>
<p>Ildırı Plajları:</p>
<p>Ildırı son yıllarda artan site sayısıyla büyük bir nüfus barındırmaktadır. Bütün sahil şeridinden denize girilmektedir. Denizi tertemiz ve berrak olmasına karşın kumunun rengi koyu olduğundan Çeşme’nin diğer plajları kadar davetkâr değildir. Bu yöre tarih bakımından zengindir; Antik Erythrai kentinin bulunduğu yerdir.</p>
<p>Dalyan ve Sakızlıkoy: Dalyanköy plajlarından fazla restoranlarıyla ünlüdür. Kocakarı plajı çoğu turistin tercih ettiği güzel bir mekândır. Sakızlıkoy ise içinde barındırdığı oteller ve beach clublarıyla ünlüdür. Dalyanköy’de pansiyonlar ekonomik konaklama sağlamaktadır.</p>
<p>BAHAR VARDARLI</p>
<p>BİRAZ DA ÇEŞME NOSTALJİSİ</p>
<p>Tam altmış yıl önce Çeşme’de yaşam nasıldı?</p>
<p>Çook çok farklıydı bugünden…</p>
<p>O zamanlar gençler erken kalkardı. Güne denizde başlarlardı. Çoğu genç kahvaltıdan önce bir tur yüzer, sonra iştahla kahvaltı sofrasına otururdu. Kahvaltıdan sonra bisiklet turlarına çıkılırdı. Pedalları hızla çevirdikçe, rüzgârı alnında hissetmek en büyük keyifti. Öğleye doğru ikinci kez, gruplar halinde plaja gidilir, uzun sohbetler edilir, koyu maviliklere kadar yüzülürdü. Ardından herkes kaçıncı laciverde kadar gittiğiyle öğünürdü.</p>
<p>İnanmayacaksınız ama gençler öğlen yemeği yerler öğleden sonralarını da kitap okuyarak değerlendirirlerdi. Okumaktan yorulanlar mışıl mışıl öğlen uykusuna dalarlardı. Akşamüzerleri uzun yürüyüşler yapılır, Ardıç sırtları keşfedilirdi. Dondurmacıların, turşucuların ve darıcıların önlerinde gençler, tek araçları olan bisikletlerinden iner, kümelenir sohbet ederdi.</p>
<p>Akşamları ailelerle yenen akşam yemeklerinden sonra, çok sık olmasa da, plaj bir “beach-party” alanına dönüşürdü. Etraf karanlık olduğundan ateşler yakılır, gitarlar çalınır, tüm popüler şarkılar hep bir ağızdan söylenirdi.</p>
<p>Bir diğer eğlence de açık hava sinemasıydı. Art arda konan tahta sandalyelere oturulur, “haşlama” gazoz içilir, ay çiçeği çekirdeği çıtlatılır ve de filmle dalga geçilirdi.</p>
<p>Bu arada gençler sık sık birbirine aşık olurdu! Onun için Çeşme’nin rüzgârı aşk kokar.</p>
<p>Büyükler nasıl eğlenirlerdi diye sorarsanız, onlar da çocukları gibi plajın keyfini çıkartırdı. Sabahları yemekler erkenden pişirilir, şemsiyeler kapıldığı gibi plajda buluşulurdu. Bol bol yüzüldükten sonra eve koşulur, çocuklar doyurulurdu.</p>
<p>Akşamüstlerinde ise Ilıca’ya gidilirdi. Ilıca’da 3 meşhur otel vardı. Bunlar Çeşme’nin konumuna uygun, Yunan mimarisine uygun yapılmış, otantik binalardı. Özellikle Rasim Palas Oteli güzelliğiyle başı çekerdi. Salonları, balkonları, restoranı, odalarının dekoru ile ünlüydü. Yanı başında Yeni Karabina Oteli, karşısında da İstanbul Oteli bulunurdu; Çeşme’nin gurur kaynaklarıydı bu üçlü.</p>
<p>Otellere gelen beyaz keten elbiseli beyler ile emprime elbiseli eşleri, bu otellerin kapılarında oturur, afacan çocuklarını da yakından takip ederek faytonların atlarının tehlikesinden korurdu.</p>
<p>Faytonlar çoğunlukla ulaşımı sağlardı çünkü Plaj Evleri’nde oturan  erkekler otomobilleriyle şehre, işlerine gider ve sadece Cumartesi akşamında Çeşme’ye gelir, Pazar öğleden sonları tekrar İzmir’e dönerlerdi. Çeşme, “Hanımlar Cenneti” adını bu yüzden almıştır.</p>
<p>Günümüzde yol kısaldı ama erkeklerin çoğunluğu Cumartesi, Pazar ve Çarşamba geceleri Çeşme’de kalırlar, dört geceyi de İzmir’de geçirirler.</p>
<p>Anlayacağınız Çeşme yaşamında her şey değişmiştir ama değişmeyen tek şey Çeşme’nin her zaman “Hanımlar Cenneti” olduğudur.</p>
<p>BAHAR VARDARLI</p>
<p>ÇEŞME’NİN GELENEKSEL ATIŞTIRACAKLARI</p>
<p>Günümüzde Çeşme “kumrusuyla” anılır oldu yurdun dört bir yanında; bir kumru fırtınasıdır kopuyor. Herkes “Yengen veya Karışık,” yediğinden bahsediyor.</p>
<p>Kumru, sıcak sandviçin üzeri susamlı bir türü. Kumru ikiye bölünen ekmeğinin arasına konulan peynir, sosis, salam, sucuk,  türüne göre adlandırılıyor. Kızartılan ekmeğin içine turşu, domates dilimleri ve istenen kızarmış şarküteri çeşitleri konduktan sonra servis ediliyor. Yanında genellikle ayran veya kola içiliyor. Kumrunun mucidi ise Lokmacı Hüseyin.</p>
<p>Lokmacı Hüseyin aslında 60’lardan beri lokmasıyla meşhurdur. O yıllarda akşamüzerleri hanımlar, çocuklarını yanlarına alır, giyinip süslenir faytonlarla Ilıca’daki kahvelere gelirdi. Kadınlara hizmet veren bu kahvelerde, hanımlar birlikte oturur, sohbet eder ve mutlaka lokma yer, çay içerdi. Hanımlar akşamüstü eğlencelerine hava kararmaya başlar başlamaz son verir, tekrar faytonlara binip evlerine dönerdi.</p>
<p>Lokmacı Hüseyin sonradan börek, ve beze yapmaya başladı. En sonunda da kumrusuyla anılır oldu. Kendisi yaratıcılığıyla ardında güzel bir ün bıraktı.</p>
<p>Mısırcılar da unutulmaması gereken Çeşme geleneklerinden biridir. Ellerinde beyaz emaye kovalarıyla “Kaynamış darı” satan bu gençlerin mesleği çoğu zaman babadan oğula geçer. Ellerinde kağıt peçete, kürdan ve darı kovası ile dolaşan bu gençler tipik plaj manzarasının olmazsa olmazıdır.</p>
<p>Turşu ve turşu suyu mutlaka yenmesi ve içilmesi gerekenler arasındadır. Alaçatı-Ilıca kavşağında “Şen Turşucu” nostaljik turşu arabasıyla gençleri bekler ve hepsinin adını teker teker bilir. Yaz günü, ter attıktan sonra, tuzlu tuzlu soğuk turşu suyunu kimin canı çekmez?</p>
<p>Dondurmacılarımızı da anmadan geçemeyeceğim. Çeşme merkezde Meşhur “Rumeli Pastanesi’nin” dondurması ve reçelleri yıllardır bir efsaneye dönüşmüştür. Kim bilir kaç nesil mutluluk duymuştur bu dondurmayı yemekten!</p>
<p>“Abdullah’ın Sineması” diye anılan “Site Sineması’nın” dondurmacısı “Veli Usta” ise yıllardan beri karadutlu ve sakızlı dondurmasıyla ün yapmıştır. Ne güzel ki ayni ününü Çeşme’de halâ devam ettiriyor.</p>
<p>Çeşmeli gençlik için “Bonjour Pastanesi” ilk cafe kavramı ile dondurmayı birleştiren mekân olmuştur. Bojour’un önünde uzun araba kuyrukları yüzünden trafiğin tıkandığı geceler çok olmuştur.</p>
<p>Bugün de dondurma sektöründe “Reyhan Pastanesi” iddialı. Reyhan’da birkaç top dondurma yemelisiniz ki tadı damağınızda kalsın!</p>
<p>BAHAR VARDARLI</p>
<p>BUTİK OTELLER</p>
<p>Begonviller denince aklıma Çeşme’nin butik otelleri gelir. İstisnasız hepsi pembe-beyaz begonvillerle donanmıştır, elbette bahçelerde onlara mavi-beyaz yaseminler ve de kırmızı Japon gülleri ile sardunyalar eşlik eder. Şirin mi şirin, otantik havayı simgeleyen, çoğunluğu taş evlerden oluşan bu butik otellerde kalmayı hangi turist istemez. Yüksek sezon olarak tanımlanan Temmuz ve Ağustos ayları boyunca butik otel sahipleri rezervasyonsuz gelen, otelin şirinliğine kapılıp mutlaka orada kalmak isteyen müşterilere, “Yerimiz yok!” demekten sıkılırlar.</p>
<p>Sıkılırlar diyorum çünkü çoğu butik otel sahipleri için otelde konaklayan her kişi, müşteri değil, bir konuktur. Geleneksel Türk kültüründe ise kapıyı çalan konuk geri çevrilmez. O Tanrı misafiri olarak tanımlanır ve mutlaka eve kabul edilir; gereksinimleri karşılanır. Ne yazık ki değişim çağı olan günümüzde böyle bir davranış olanaksız.</p>
<p>Yukarıda belirttiğim gibi Çeşme’nin butik otellerinde amaç sanki otelcilik değil de konuk ağırlamadır. Eve gelen bir misafir olarak karşılanan yabancı, kendini evinde ve ailesiyle birlikteymişçesine rahat hissetmelidir.</p>
<p>Otel sahibi misafiriyle bizzat ilgilenmekte, onun kişiliğine eğilmekle isteklerini, beğenilerini anlamaya çalışmakta ve ona göre hizmet vermektedir.</p>
<p>Bu ruh butik otelleri yaşatır ve tercih edilmelerine yol açar.</p>
<p>Butik otel sahipleri, belli sayıda oda kapasiteleri, ailece hep birlikte hizmet vermeleri, gece gündüz konuklarını mutlu kılmak çabalarıyla bazen bana Donkişot’çasına davranıyorlarmış gibi gelir. Harcanan o kadar emek, özen ve yorgunluğun maddi karşılığı yeterli midir diye düşünmüşümdür. Görüştüğüm butik otel sahiplerinin bu konudaki fikirlerini sorduğumda onların yanıtlarındaki insan sevgisinin, ülkemiz turizminin olumlu tanıtımında öncü olma çabasının, müşteri memnuniyetinin; maddi beklentiden çok daha öncelikli olduğunu anladım ve maddiyatı ön planda düşündüğüm için kendimden utandım.</p>
<p>Bana butik otelin tanımını sorarsanız; kendine has bir dekora sahip, ilginç veya hayranlık uyandıran özellikleri bulunan, küçük, yerel ve de en önemlisi, dostça davranan aile bireylerinin işletmeciliğindeki sevimli oteller olarak yanıtlayabilirim.</p>
<p>Butik otellerin çoğu sadece oda ve kahvaltı vererek konuklarını ağırlar. Özellikleri olan birkaçının ise deniz sonrasında, akşamüzeri otele aç dönen konuklarını düşünerek beş çayı da sunmakta olduğunu öğrendim.</p>
<p>Sabah kahvaltılarında yöresel börekler elde açılıp, mutfağımıza özel sipesiyaliteler sunulduğu gibi, akşamüzerleri de kurabiyeler, profiteroller, cheesecakelerle konuklara keyifli dakikalar geçirtiyorlarmış.</p>
<p>Bir büyük otel yöneticisi dostumun, “O kadar beğeniyorum ki şu butik oteli, sezon kapandıktan sonra bir gece eşimle mutlaka orada kalacağım,” demesi bana da iyi bir tercih gibi geldi.</p>
<p>BAHAR VARDARLI</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/bir-cesme-asiginin-itiraflari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Herşey dahil otellerde 336 bin ton gıda çöpe gidiyor</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/hersey-dahil-otellerde-336-bin-ton-gida-cope-gidiyor-15-000-tir/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/hersey-dahil-otellerde-336-bin-ton-gida-cope-gidiyor-15-000-tir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 20:47:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Demir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=3046</guid>
		<description><![CDATA[Açık büfeli ve her şey dahil otellerde  en lüks yiyeceklerin bile % 80&#8242; ı çöpe gidiyor. Yiyecek özgürlüğünün bir simgesi olan otel büfeleri ve herşey dahil sistemi tam bir israf merkezi. Normal bir insanın yiyebileceği miktar maksimum günde 1.350 gr civarlarındaki iken , büfeli ve her şey dahil otellerde, bu miktarın 3 katı kadar yiyecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-3048" href="http://www.infocesme.com/cesme-haberler/hersey-dahil-otellerde-336-bin-ton-gida-cope-gidiyor-15-000-tir/attachment/cop/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-3048" title="cop" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2010/01/cop-150x150.jpg" alt="cop" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Açık büfeli ve  her şey dahil otellerde  en lüks yiyeceklerin bile % 80&#8242; ı çöpe gidiyor. Yiyecek özgürlüğünün bir simgesi olan otel büfeleri ve herşey dahil sistemi tam bir israf merkezi. Normal bir insanın yiyebileceği miktar maksimum günde 1.350 gr civarlarındaki iken , büfeli ve her şey dahil otellerde, bu miktarın 3 katı kadar yiyecek arz ediliyor. Ne yazıktır ki arz edilen bu miktarın ancak üçte biri kadarı tüketilirken, diğerleri çöpe atılıyor. 2009 yılında ülkemizin tatil otellerinde 134 milyon 500 bin kişi gecelemiş ve 538 bin ton gıda arzedilirken, bu gıdadan yalnızca 200 bin ton kadarı real tüketimde, geri kalan ise tabak ve masalardan çöpe atılmışlardır. İsrafın mali boyutu da çok korkutucu,  Çöpe atılan miktar ile İstanbul&#8217; un veya İsviçre&#8217; nin  tüm gıda ihtiyaçları 15 gün süreyle tamamen  karşılanabiliyor. Bu israfa dur demenin tek çaresi ise yiyecek ve içecek kültürünün Avrupa normlarına taşınması. Ve bu  konuda Dünya Turizm Örgütü başta olmak üzere, tüm sivil toplum örgütlerinin mücadele vermesi. israfın boyutunu anlatması ve bolca toplumu bilinçlendirmesi geçiyor. Özellikle Kültüt ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere, Tarım Bakanlığı, Sağlık bakanlığı konuya el atması  ve bu korkutucu israfı önleyici tedbirler alması gerekiyor. Otellerinde küçük broşürlerle ve özel departmanlar kurarak bu olumsuzluklara  önlenmesine yardımcı olabilir.</p>
<p>Yakup DEMİR/ 01.1.2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/hersey-dahil-otellerde-336-bin-ton-gida-cope-gidiyor-15-000-tir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Travel Turkey İzmir&#8230;</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-den-basina-yansiyanlar/travel-turkey-izmir/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-den-basina-yansiyanlar/travel-turkey-izmir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Dec 2009 21:15:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Demir</dc:creator>
				<category><![CDATA[BASINDA]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=2957</guid>
		<description><![CDATA[Travel Turkey İzmir Fuarı, bu yıl 10 &#8211; 13 Aralık 2009 tarihlerinde İzmir Kültürpark Fuar Alanı&#8217;nda düzenlenecek. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), İZFAŞ ve Hannover-Messe International Istanbul işbirliği ile organize edilecek olan Travel Turkey İzmir Fuarı, firmaların mevcut işbirliklerini geliştirmeleri ve yeni iş bağlantıları kurmalarına zemin olması açısından Türkiye`de gerçekleştirilen en etkin platform olma özelliğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span>Travel Turkey İzmir Fuarı, bu yıl 10 &#8211; 13 Aralık 2009 tarihlerinde İzmir Kültürpark Fuar Alanı&#8217;nda düzenlenecek. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), İZFAŞ ve Hannover-Messe International Istanbul işbirliği ile organize edilecek olan Travel Turkey İzmir Fuarı, firmaların mevcut işbirliklerini geliştirmeleri ve yeni iş bağlantıları kurmalarına zemin olması açısından Türkiye`de gerçekleştirilen en etkin platform olma özelliğini devam ettiriyor.</p>
<p>İzmir ağırlıklı olmak üzere tüm Türkiye`nin turizm zenginliklerini yabancı turizmcilere ve satın almacılara göstermek, fuarın en önemli hedefleri arasında. Bu amaç doğrultusunda dünyanın çeşitli ülkelerinden tur operatörleri ve seyahat acentelerinden satın almacılar ile turizm basını &#8220;Hosted Buyer Programı&#8221; adı altında fuara davet edilecek.</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-den-basina-yansiyanlar/travel-turkey-izmir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vali Kıraç Yıldızburnu Balıkçı Barınağı sorununu çözmeye geliyor.</title>
		<link>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/yildiz-burnu-balikci-barinagi-sorunu-cozum-asamasind/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/yildiz-burnu-balikci-barinagi-sorunu-cozum-asamasind/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 21:13:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Demir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=2745</guid>
		<description><![CDATA[Nihayet Yıldızburnu Balıkçı Barınağı sorunu çözülüyor. 05 KASIM 2009 günü Çeşme ILICA HOTEL&#8217; de İzmir Valisi Cahhit KIRAÇ başkanlığında toplanacak heyet, Yıldızburnu Balıkçı Barınağının yıllardır çözülemeyen  sorunu çözmeye çalışacak. Öncelikle Balıkçı Kooperatifine devredilmesi gündeminin işleyecek heyetin hedefinde, Barınağın yat Limanına dönüştürülmesi var. 04.11.2009 infocesme.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-2746" href="http://www.infocesme.com/cesme-haberler/yildiz-burnu-balikci-barinagi-sorunu-cozum-asamasind/attachment/yildizburnu-cesme-ilica/"><img class="alignleft size-medium wp-image-2746" title="yildizburnu- cesme-ilica" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2009/11/yildizburnu-cesme-ilica-300x225.jpg" alt="yildizburnu- cesme-ilica" width="210" height="158" /></a>Nihayet Yıldızburnu Balıkçı Barınağı sorunu çözülüyor. 05 KASIM 2009 günü Çeşme ILICA HOTEL&#8217; de İzmir Valisi Cahhit KIRAÇ başkanlığında toplanacak heyet, Yıldızburnu Balıkçı Barınağının yıllardır çözülemeyen  sorunu çözmeye çalışacak. Öncelikle Balıkçı Kooperatifine devredilmesi gündeminin işleyecek heyetin hedefinde, Barınağın yat Limanına dönüştürülmesi var.</p>
<p>04.11.2009 infocesme.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/cesme-haberler/yildiz-burnu-balikci-barinagi-sorunu-cozum-asamasind/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Onu içmeyin, onunla bunu yapmayın demek tehlikeli</title>
		<link>http://www.infocesme.com/haber-arsivi-info-cesme/onu-icmeyin-onunla-bunu-yapmayin-demek-tehlikeli/</link>
		<comments>http://www.infocesme.com/haber-arsivi-info-cesme/onu-icmeyin-onunla-bunu-yapmayin-demek-tehlikeli/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 20:58:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Demir</dc:creator>
				<category><![CDATA[BLOGS]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HABER ARŞİVİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.infocesme.com/?p=2739</guid>
		<description><![CDATA[Burcu Galiba (Burrrccuu) B: Balık demişken.. Bir dönem usta yazarların balıkla rakı içilir mi tartışmasında siz biraz çekimser kalmıştınız. Bu konudaki fikriniz nedir? T: Ben pek balık sevmem ondan çekimser kaldım. (Gülüyor) Çok fazla kuralcı olmamak lazım. Balıkla rakısını içmek isteyen içsin. İnsanlara çok fazla kural koymamak lazım. Çünkü yorup sıkıyor o zaman. Bence bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-2740" href="http://www.infocesme.com/haber-arsivi-info-cesme/onu-icmeyin-onunla-bunu-yapmayin-demek-tehlikeli/attachment/onu-icmeyin-raki/"><img class="alignleft size-full wp-image-2740" title="onu icmeyin- rakı" src="http://www.infocesme.com/wp-content/dosyalarikoy/2009/11/onu-icmeyin-rakı.jpg" alt="onu icmeyin- rakı" width="250" height="250" /></a>Burcu Galiba (Burrrccuu)</p>
<p>B: Balık demişken.. Bir dönem usta yazarların balıkla rakı içilir mi tartışmasında siz biraz çekimser kalmıştınız. Bu konudaki fikriniz nedir?</p>
<p>T: Ben pek balık sevmem ondan çekimser kaldım. (Gülüyor) Çok fazla kuralcı olmamak lazım. Balıkla rakısını içmek isteyen içsin. İnsanlara çok fazla kural koymamak lazım. Çünkü yorup sıkıyor o zaman. Bence bu içki işinde hiç kimsenin o kadar otorite olma hakkı yok. Onunla onu yeme! Ya sana ne, benim hoşuma gidiyor, yiyorum işte. (Gülüyor)</p>
<p>Bir kez bana şeyi soruyorlardı, “Jack Daniels mı Jim Beam mi daha iyi?” Alın dedim bir bardağa birine, diğer bardağa birini doldurun. İki üç de buz veya su koyun içine, hangisini beğeniyorsan o daha iyidir. Sen beni niye dinliyorsun ki?</p>
<p>B: Bu konuda otorite olarak kabul ediliyor olmanızdan kaynaklanıyor olsa gerek.</p>
<p>T: Vefa Bey’in de dediği gibi eğer sen konuştuğun kimselere veya okullara neler aranır, hangi tatlar içinde aranır belirtilse&#8230; Ben de hala yeni çıkan şeylerle ilgili okuyorum, araştırıyorum. Okuduğum şarap yazarları var. İnsan bir şeyler kapıyor. Senin tatmadıklarının 10 katını tadanlar var, sen onlardan öğreniyorsun, sen başkalarının 10 katını tadıyorsun&#8230; Böyle zincirleme giden bir şey bu. İçinde normalde aklına gelmeyen fakat algılanması gereken tatlar oluyor mesela. Okuyup onu içtiğinde sahiden bunda muz kokuları var dediğinde insanların da hoşuna gidiyor. Ama onu içmeyin, onunla bunu yapmayın demek tehlikeli. Ben bunu hiç yapmadım.</p>
<p>V: Zaten damak kendi kendini geliştirir. Ne kadar seans yapar, tadıma katılırsanız damağınız o kadar gelişir.</p>
<p>T: Damağın inanılmaz bir hafızası var. Ahmet Örs ile konuşuyorduk geçen gün, o kısa bir yazı yazmış gurmelik üzerine. “Ben gurme değilim.” diye&#8230; Çok güzel bir yazı, her kelimesine katılıyorum. Ben sadece yemek yiyip, içki içmekten zevk alıp duyduğum zevki başka insanlarla paylaşmaya çalışıyorum diyor. Doğru çünkü dikte etmeye çalışmamak lazım, belki bazı şeyleri olduğundan daha fazla ciddiye de almamak lazım. O yazıda şeyi yazmış, gurme olduğun zaman insanlar zannediyorlar ki seni sürekli bir yerlere davet ediyorlar; Bedava seyahat edip bedava yemek yiyorsun. Hiç öyle değil, tamam arada bir davet ediliyorsun ama bu işi yaparken zamanla tattığın, yediğin şeyler o kadar iyi şeyler oluyor ki evinde de onu yemeye çalışıyorsun, e o da ciddi maliyet diyor. (Gülüşmeler) Eskiden içtiğimiz bir sürü şarap vardı Türkiye’de. Şimdi Kayra, Terra gibi pek çok şey çıktı. Şimdi eskisini içebilir miyiz? İçemeyiz çünkü daha iyisine alıştık. Düşünsene ayda üç gün dört gün çağırıyorlar seni, Fransa’da şatolarda şarap içiyorsun, sonra burada kötü bir şarap içiyorsun. Bu ne dersin? Hep onu içmek istersin. Damak o konuda çok nankör çünkü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.infocesme.com/haber-arsivi-info-cesme/onu-icmeyin-onunla-bunu-yapmayin-demek-tehlikeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

