Türk turizmine kalite katıyor: Çeşme
Ege Bölgesi’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Çeşme, özellikle yerli turistlerin akınına uğruyor. Tatil denince ilk akla gelen bölgelerden biri olan Çeşme, denizi, kumu ve güneşinin yanı sıra termali, rüzgârı, dinlence ve eğlence hayatı i
le dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor…
Turistik ilçe
İzmir’in turistik ilçesi Çeşme’yi dediğimiz gibi bilmeyen yoktur. Hakkında bilgi sahibi olmayanlar da yaz ayları geldiği zaman magazin basını sayesinde Çeşme hakkında biraz olsun bilgi sahibi olur. Ancak Çeşme, sadece ünlü isimlerin kaçamak yaptığı ya da eğlendiği bir yer değil Türkiye’nin en önemli turizm bölgelerinden biridir.
Farkı büyük
İlk olarak deniz, kum ve güneşi ile dikkatleri çeken Çeşme, diğer turizm bölgelerinden farklı olarak değişik özelliklere sahip. Evet, Çeşme’de deniz, kum ve güneş bulunuyor ama bunların yanında birçok özelliği ile Çeşme farklı bir konumda yer alıyor. Bilmeyenler için Çeşme’nin turizm zenginliğinden biraz olsun bahsetmek istiyoruz.
Çeşme Yarımadası
İzmir’in 94 kilometre batısından yer alan Çeşme, kendi adını taşıyan yarımadanın en ucunda kurulmuş. Ekonomisi turizme endeksli olan Çeşme, yıllardır turizmle iç içe bir yaşam sürüyor. Bu nedenle Çeşme, turistin ne istediğini bilen tatilcilere en rahat şekilde tatil imkanı sağlayan yerlerden biri. Turizm ile iç içe bir yaşam süren yaşan Çeşmeliler bu nedenle çok bilinçli bir yapıya sahip.
Deniz pırıl pırıl
Çeşme yarımadası üzerinde yer alan turistik ilçe 29 kilometre uzunluğunda bir kıyı şeridine sahip. Korunaklı yapısı, bilinçli halkı ve kaliteli turistleri sayesinde Çeşme’deki plajlar oldukça temiz. Pırıl pırıl bir deniz ve kumsala sahip olan Çeşme, güzel plajları sayesinde deniz-kum-güneş tatilini sevenler için güzel bir seçenek sunuyor. Ilıca, Boyalık Koyu, Şifne-BüyükLiman-Paşa Limanı, Ildırı, Dalyan, Sakızlı Koy, Pırlanta Plajı, Çatazmak Plajı ve Eşek Adası denizin tadını çıkarmak isteyenler için mükemmel yerlerdir.
Havası ferah
Çeşme’de Akdeniz İklimi hüküm sürmektedir. Yazları sıcak bir havanın hakim olduğu Çeşme’de devamlı esen rüzgar bölgenin aşırı sıcak olmasını engellerken nem oranını da bir hayli aşağıda tutuyor. Temiz bir havanın hakim olduğu turistik ilçe, deniz kenarında ferah ve bunaltıcı olmayan bir tatil imkanı sağlıyor.
Rüzgar sörfü
Çeşme denince akla gelen en önemli konulardan biri de sörftür. Çeşme sınırları içinde kalan Alaçatı, rüzgar sörfü için Türkiye’de en güzel yerlerden biridir. Dünya genelinde adını rüzgar sörfü ile duyurmayı başaran Alaçatı koyları rüzgarlı ama dalgasız denizi ile rüzgar sörfü tutkunlarının merkezi durumundadır. Sörf yapmak için Çeşme’ye gelenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur.
Termal merkez
Çeşme, denizi içinden fışkıran termal suları ile de dikkatleri çekiyor. Çeşme’ye 5 kilometre uzaklıkta deniz kıyısında bulunan Çeşme Ilıcaları plajı ve ılıcası aynı yerde olan dünyanın en ilginç ve zor bulunur ılıcalarından biri durumundadır. Suların sıcaklığı 58 C dolayındadır. Romatizmanın kronik her şekli, gut şişmanlık gibi metabolizma bozuklukları ile raşitizm, kadın, deri, hastalıkları, karaciğer ve idrar yollarının ağrılı hastalıklarında yararlı olmaktadır. Kaplıca civarında modern konaklama tesisleri mevcut. Ayrıca bu konaklama tesislerinde termal özellikte havuz ve banyolar bulunmaktadır. Ayrıca Şifne (Reisdere) Kaplıca ve Çamuru da romatizma, raşitizm, kadın hastalıkları ve idrar yolları, mide, bağırsak, egzama, kan çıbanı gibi deri hastalıklarında yararlı geldiği bilinmektedir.
Eğlence hayatı
Çeşme’nin bilinen en önemli özelliği ise eğlence hayatıdır. Yaz ayları içinde bölgeye birçok ünlü isim konser vermeye gelmektedir. Bunun yanında Çeşme’deki eğlence mekânlarında yine ünlü isimler sahne almaktadır. Çeşme gece hayatı sayesinde 24 yaşayan bir tatil mekanıdır. Gece hayatının yoğun bir şekilde yaşandığı Çeşme’de asayiş olayları ise pek yaşanmıyor. Son derece güvenli bir eğlence hayatı sunan ilçe özellikle gençler tarafından bir hayli rağbet görüyor.
Tarihi zengin
Çeşme’de ülkemizin tarihi zenginliklerinden payını almıştır. Bölgenin en önemli tarihi eseri Çeşme Kalesi’dir. Çeşme’de 1529 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan iki katlı kervansaray da otel olarak günümüzde hizmet vermektedir. Çeşme’nin tipik Ege mimarisi özelliklerine sahip pek çok yapısının yanı sıra, adını aldığı Osmanlı dönemi çeşmeleri de, bu mimari zenginliğe ayrı bir değer kazandırır. Bölgede bulunan Erythrai antik kenti küçük adacıkları olan güzel bir koyun üzerinde kurulmuştur. Erythrai`den çıkarılan taşınabilir eserlerin tümü İzmir Arkeoloji Müzesi`nde sergilenmektedir.
Ulaşım rahat
Çeşme tüm bunların yanında ulaşımının çok rahat olması ile de dikkat çekiyor. Çeşme`nin ulaşım merkezi İzmir`dir. Kara, hava ve deniz yoluyla gelen turistler önce İzmir`e Çeşme ve Ildırı`ya çalışan otobüslerle turizm mevsiminin en kalabalık günlerinde dahi ihtiyacı rahatlıkla karşılar. Çeşme ilçe merkezi, otobüs ve minibüslerin son durağıdır. Çiftlik, Dalyan, Alaçatı, Reisdere, Ovacık ve diğer plajlara minibüs ile belediye otobüsleri çalışmaktadır.
Yatak kapasitesinin sınırlı
Bu kadar zengin bir potansiyele sahip olmasına rağmen Çeşme, turizmden istediği payı alamıyor. Bölgede yatak kapasitesi sınırlı olduğu için büyük tur operatörleri bölgeye turist getiremiyor. Ancak yatak kapasitesinin sınırlı olması bölgenin bozulmamasını da sağlıyor. Ancak bölgeye yapılacak olan tesislerle nitelikli yatak sayısı arttırılabilirse bölge, turizmden daha fazla pay alacak.
Nitelikli yatak
Yerel yöneticiler ve turizmcilerle yaptığımız görüşmeler sonrasında çıkan ortak düşünce nitelikli yatak sayısının artırılması oldu. Nitelikli yatak sayısı ile hem turist kalitesi düşmeyecek hem de Çeşme’de konaklayan turist sayısı daha da yukarılara taşınacak. Bölge çok eski bir turizm merkezi olmasına rağmen zamana ayak uyduramamış. Bu nedenle yatak sayısı sınırlı kalmış. Tahsis sorunları nedeniyle yatırımcılar da bölgeye yatırım yapamamış.
Her şey dahil
Çeşme bir de her şey dahil sistemine gösterdiği direnç ile dikkat çekiyor. Bölgede birkaç otel dışında her şey dahil sistemini uygulamıyor. Bu sayede bölge kalitesini hep yukarıda tutmayı başarmış. Zaten turizmcilerle yaptığımız görüşmelerde her şey dahil sistemine karşı her zaman karşı olduklarını dile getirdiler.
Farklı bir coğrafya
Çeşme hakkında ilk olarak Çeşme Kaymakamı Nazmi Günlü ile konuştuk. Çeşme’nin özel bir coğrafyaya sahip olduğunu belirten Kaymakam Günlü, “Doğası, konumu ve upuzun sahilleri ile ve bir de korunmuş yapısı ile Çeşme yerli turistlerin ilgi gösterdiği bir yerdir. Bunların yanında Çeşme’nin ulaşım konusundaki sıkıntı yaşamaması yerli ve yabancı turistlerin Çeşme’yi tercih etmesine neden oluyor. Çeşme’de turizmle iç içe bir yaşam tarzı var. Bu nedenle eğlencesi, denizi kumu ve yaşam tarzı ile Çeşme hep tercih sebebi olacaktır“ dedi. Ancak bu kadar büyük potansiyele rağmen Çeşme’nin turizmde istediği yerde bulunmadığını söyleyen Kaymakam Günlü, “Çeşme turizmi 2, 2.5 aylık gibi kısa bir döneme sıkışmıştır. Tamamen resmi tatiller ve okulların tatil olmasına bağlı bir turizm var burada. O yüzden yabancı turistin buraya çekilmesi lazım. Yabancı turistin Çeşme’yi tercih etmesi için konaklama olanaklarının daha da artması gerekmektedir. Nitelikle yatak sayısı artmalı“ dedi. Tanıtım konusuna da değinen Günlü, “Çeşme tanıtım konusunda yurt içinde bir sıkıntı yaşamıyor. Çünkü Türkiye içinde Çeşme, çok iyi bilinen bir turizm şehridir. Ancak yurtdışı konusunda aynı şeyi söylemek mümkün değil. O yüzden yurtdışı tanıtımına daha fazla ağırlık vermemiz gerekmekte“ diye konuştu.
Çekim merkezi
Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu da Çeşme’nin çok farklı bir tatil destinasyonu olduğunu söyledi. Çeşme’nin insanlara her türlü tatil imkanının sağladığını belirten Çeşme Belediye Başkanı Tütüncüoğlu, Çeşme’nin denizi, kumu ve güneşinin dışında farklı özellikleriyle de turistleri kendine çektiğini söyledi. Çeşme’nin denizi, kumu ve güneşinin çok güzel olduğunu ifade eden Başkan Tütüncüoğlu, “Çeşme’nin diğer turizm bölgelerinden farklı zenginlikleri bulunuyor“ dedi. Kaymakam Nazmi Günlü gibi Çeşme’nin birçok zenginliğe rağmen turizmden yeterince pay alamadığını belirten Tütüncüoğlu, “Çeşme’de turist sayısını arttırmak için ilk önce turizm yatırımlarının arttırılması lazım. Nitelikli yatak sayısı artarsa turist sayımızda artar“ şeklinde konuştu. Bölgenin tanıtımının da yetersiz olduğunu belirten Başkan Tütüncüoğlu, “Devletin bu konuda öncü olması lazım. Biz elimizden geldiği kadar tanıtım çalışmaları yapıyoruz. Turizmciler de kendi çabaları ile tanıtım yapıyor. Ancak devletin öncü olması lazım. Çeşme önceki hükümetlerce hep ihmal edildi. Yapılacak tanıtım ve yatırım çalışmaları ile Çeşme turizmden daha fazla pay alacaktır“ diye konuştu.
Ekonomi turizm endeksli
Kaymakam ve Belediye Başkanının ardından Çeşme Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Cenger ile konuştuk. Çeşme ekonomisini en iyi bilenlerden biri olan Cenger, Çeşme’de hakim ekonominin turizm olduğunu söyledi. Çeşme’de yıllardır turizm üzerine endeksli bir ekonominin hakim olduğunu belirten Cenger, “Çeşme diğer turizm bölgelerine göre farklı zenginlikleri elinde bulunduruyor. Örnek vermek gerekirse bunların başında termal var. Denizin içinde termal sıcak su fışkırıyor. Bu özelliğimizi daha fazla kullanmamız lazım. Bunu için de termal oteller yaparak bu özelliğimizi daha fazla ön plana çıkartabiliriz. Termalin yanında Alaçatı gibi çok önemli bir sörf merkezimiz var. Üçüncü olarak ise Çeşme’nin rüzgarı çok ünlüdür. Bu özelliği ile yat ve yelken turizmi açısından çok önemli bir kaynak. Tarihi zenginlik konusunda da Çeşme gerçekten çok zengin. Meryem Ana ve Efes Çeşme’ye çok yakın. Çeşme zaten gezme, dinlenme ve eğlence açısından Türkiye’nin en önemli turizm bölgelerinden biridir. Elinde birçok zenginliği bulunan Çeşme gibi önemli bir turizm merkezini daha iyi kullanmamız gerektiğini düşünüyorum. Son yıllarda yabancı turist sayısında düşüş bulunuyor. Ancak Çeşme şu an uyguladığı sistemden vazgeçmiyor. Çeşme her şey dahil sistemini uygulasa daha fazla turist ağırlar ancak Çeşme kalitesinden ödün vermek istemiyor. O yüzden her şey dahil sistemine karşıyız. Biz Çeşme’ye harcama yapmayan 100 turist yerine harcama yapan elini cebine atan 10 turist gelmesinden yanayız. Ancak ben Çeşme turizmine çok güveniyorum. Her turizm bölgesinde olduğu gibi bizim de sıkıntılarımız oluyor ancak ilerleyen yıllarda Çeşme dünya turizminde çok daha iyi yerlere gelecektir“ dedi.
Çeşme’yi yaşayan bilir
Çeşme turizmini en iyi bilenlerden biri olan Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Veysi Öncel de sorularımızı yanıtladı. Çeşme’nin deniz, kum ve güneşi dışındaki ürünleri ile diğer turizm bölgelerinden ayrıldığını belirten Öncel, “Çeşme diğer turizm bölgelerinden farklı olarak, termali, sörf turizmi, eğlence hayatı, huzuru ve ulaşım kolaylığı ile tercih sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor“ dedi. Çeşme’ye bir kere gelenlerin buradan kopamadığını belirten Öncel, “Çeşme’yi yaşayan bilir. Burada tatil yapanlar Çeşme’nin sunduğu farklılıkları yaşar“ şeklinde konuştu. Çeşme’nin bu kadar zenginliğine ve farklılığına rağmen turizmden yeterince pay alamadığını ifade edenlerden biri de Veysi Öncel oldu. Öncel, bunun nedenini ise nitelikli yatak kapasitesinin azlığı olarak gösterdi. Çeşme’nin 6000 nitelikli yatak kapasitesi ile turizme hizmet verdiğini söyleyen Öncel, “Bölgeye nitelikli ve marka otellerin girmesi gerekiyor. Bölgeye girecek yeni yatırımların yanında termal turizm ile bölgenin sezonu uzayacaktır. Böylece Çeşme daha verimli bir turizme kavuşacaktır“ dedi. Sadece Çeşme’nin değil Ege Bölgesi’nin teşvik kapsamına alınması gerektiğini de belirten Öncel, “Ege Bölgesi’nin hak ettiği yere getirilmesi gerekiyor. Türkiye’nin tek turizm bölgesi Antalya değil. Artık insanlar farklı yerleri görmek istiyorlar. O yüzden Ege’ye gereken ilgi gösterilerek Akdeniz bölgesi ile arasındaki farkın kapatılması gerekiyor“ diye konuştu.
Her yaşa uygun
Çeşme turizmi ile ilgili olarak çalışmalarda bulunan derneklerden biri de Çeşme Turizm Derneği (ÇETDER). Çeşme’nin bütün yaş gruplarına seslenebildiğini belirten ÇETDER Başkanı Gülesin Tütüncüoğlu genci yaşlısı herkes için Çeşme’de tatil yapma imkanının bulunduğunu söyledi. Gençlerin gündüz sörf yaptığını gece ise rahat bir şekilde eğlenebildiğini belirten Tütüncüoğlu, “Genci, orta yaşlısı ve yaşlısı her kesimden insan burada güzel bir tatil yapabiliyor. Burası çok huzurlu bir tatil yeri. Güvenlik sorunu bulunmuyor. Ulaşım çok rahat. Havalimanından buraya otoban ile çok rahat bir şekilde gelebiliyorsunuz. Ancak Çeşme turizmde istediği yerde değil. Bunun nedeni ise yatak sayısının azlığıdır. Ancak yatak sayısının azlığının hem iyi hem de kötü sonuçları var. Yatak sayısını az olması burada turist kalitesini yukarıda tutuyor. Yatak sayısı fazla olsa buradaki turist kalitesi de düşecek. Çeşme bazı zenginliklerini kullanarak sezonu uzatabilir. Bunun için de buradaki termal kaynakları kullanmamız lazım. Yani termal kaynakları sağlık turizmi ile birleştirmemiz lazım. O zaman Çeşme’nin 3 aylık olan sezonu 8 aya çıkabilir“ dedi. Tütüncüoğlu ayrıca Turizm Bakanlığı’nın Çeşme’nin elinden tutması gerektiğini de söyledi. Tütüncüoğlu, “Bakanlık sadece Çeşme değil bütün Ege Bölgesi’nin ihmal ediyor. Çeşme’nin turizmden daha iyi faydalanabilmesi için Turizm Bakanlığı’nın Çeşme’nin elinden tutması gerekiyor“ diye konuştu.
Her özelliği güzel
Çeşme’deki bazı otel genel müdürleri ile de görüştük. İlk olarak Grand Hotel Ontur Genel Müdürü Gökçe Kesikçiler ile konuştuk. Çeşme’nin her özelliği ile güzel bir tatil bölgesi olduğunu belirten Kesikçiler, bölgenin birçok özelliği ile turistleri çektiğini söyledi. Çeşme’nin farklı bir turizm bölgesi olduğunu ifade eden Kesikçiler, “Çeşme’nin denizi, yeme-içmesi, gece hayatı çok güzeldir. Zaten havası ayrı bir güzel. Çeşme Kaz dağlarından sonra oksijen oranı en yüksek ikinci bölgedir. Nem de olmayınca burayı tercih eden turistler rahatlatıcı bir havada tatil yapıyorlar“ dedi. Çeşme’nin iç turizmde çok iyi bir yerde olduğunu ve iç turizmden istediği payı aldığını söyleyen Kesikçiler, “Ancak yabancı ülkelerden gelen turist sayısı yeterli değil. Dışarıdan turist getirebilmemiz için sezonu uzatmamız gerekiyor. Bunun için de bölgeye yatırımın olması şart. Bu yatırımları sadece yatak olarak yapılmaması lazım. Sadece yatakla bitmiyor, insanlara burada hoşça vakit geçirebilecekleri mekanlar da yapılması. Tanıtım konusunda da sıkıntılar yaşıyoruz. Maalesef bu konuda devletin Antalya ve Bodrum’a verdiği önem Çeşme’ye için verilmiyor. Biz kendi çabalarımızla tanıtımlarımızı yapıyoruz ancak bunlar bence yeterli değil. Devletin de desteği ile tanıtıma daha fazla önem vermemiz gerekiyor“ diye konuştu.
Çeşme’de hayat var
Sheraton Çeşme Genel Müdürü Mesut Güven, konuşmasına “Çeşme’de hayat var“ diye başladı. Güven, Çeşme`yi şöyle anlattı, “Çeşme’de aşırı bir sıcaklık yok artı bunun yanında güzel bir esinti hakim buralara. Hayat var, yemek yiyebileceğiniz güzel restoranlar mevcut, eğlence var, güzel beach kulüpler var. Bütün bunlar nedeniyle iç turizmde Çeşme önemli bir yer tutuyor. Bozulmamış doğası ve çarpık yapılaşmanın olmadığı Çeşme, Türk turizminin önemli bölgelerinden biridir.“ Çeşme’nin bu kadar güzelliğe rağmen turizmden istediği payı alamadığından yakınan Güven, “Bunun nedeni ise Çeşme’deki nitelikli yatak sayısının azlığıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı burada tahsis yapmadığı için yatırımcı bölgeye giremiyor. Bu nedenle de büyük tur operatörleri bölgeye turist gönderemiyor. Bölge turizminin daha da ileriye gitmesi için Bakanlığın bölgede tahsislerin önünü açması şart. Bakın burada 5 tane 5 yıldızlı otel, 3-4 tane de 4 yıldızlı otel var. Bu oteller yetersiz geliyor. Tahsislerin yapılarak nitelikli yatak sayısının artması lazım. Nitelikli yatak sayısının azlığı nedeniyle yabancı turist Çeşme’yi çok fazla tercih etmiyor. Dolayısı ile iç turizme hizmet veriyoruz. Bu da turizmin 2 aylık bir döneme sıkışmasına neden oluyor. Sağlık Bakanlığı’nın yasağı ile Haziran ayında kongre turizmi de yapamıyoruz. Ciddi bir iş kaybı yaşıyoruz. Zaten dar olan sezonumuz daha da daraldı“ diye konuştu.
Zenginliği bol
Çeşme Altınyunus Resort Hotel Genel Müdürü Tayfun Başkurt da Çeşme turizminin zenginliklerinden bahsetti. Çeşme’de diğer turizm bölgeleri olan Antalya, Kuşadası, Marmaris gibi deniz, kum ve güneşin bulunduğunu belirten Başkurt, “Denizimiz pırıl pırıl. Bunun yanında bizim diğer turizm bölgelerimizden farklı olarak bir sörf merkezimiz var. Ayrıca Çeşme’de denizin içinden bir termal su çıkıyor. Bu da bizim en büyük zenginliklerimizden biridir. Burada nem oranı da çok düşüktür. Bu saydığım farklı özellikler bizi diğer turizm bölgelerinden ayırıyor. Bunların yanında Çeşme’den havalimanına giderken otoyolumuz var. Güvenli ve rahat bir ulaşıma sahibiz. Bizim de ulaşım konusunda bir sıkıntımız bulunmuyor hatta diğer turizm bölgelerine göre artımız bile var“ dedi. Çeşme’nin birçok farklı zenginliğe rağmen daha fazla turist ağırlaması gerektiğini belirten Başkurt, “Çeşme’de sıkıntı yatak sayısının azlığıdır. Biz çok fazla yatak istemiyoruz. Nitelikli yatak sayımız 30 bin civarında olsa bize yeter. Çünkü biz yarım pansiyon çalışıp kalitemizden ödün vermek istemiyoruz. Burada yatırımcıların Bakanlık tarafından desteklenmesi ile yatak sayımızın artmasını istiyoruz. Yatak sayımızın azlığı nedeniyle yabancı tur operatörleri bölgeye girmek istemiyor. Yatak sayımızı arttırırsak yabancı tur operatörlerini bölgeye sokabiliriz. Bu da Çeşme turizmi için çok daha iyi olacaktır“ diye konuştu.
Cezbedici bir şehir
Çeşme’nin başta denizi ve eğlence hayatı ile ilgi gördüğünü belirten Ilıca Hotel Spa&Wellness Resort Genel Müdürü Yakup Demir, ulaşımı ve güvenli oluşu nedeniyle de Çeşme’nin dikkat çektiğini söyledi. Çeşme’nin insanların tatil ihtiyacını çok iyi bir şekilde karşıladığını belirten Demir, “İlk olarak Çeşme’nin Mavi Bayrak’lı denizi ve renkli gece hayatı insanları cezbediyor. Bunun yanında Çeşme güvenliği ile de dikkat çekiyor. İnsanlar sabahlara kadar eğlenirken hiçbir güvenlik sorunu yaşamıyor. Ayrıca Çeşme diğer turizm bölgelerine göre daha rahat bir ulaşıma sahip. Çeşme’de son yıllarda sörf ve termal turizmi ile de ön plana geldi. Termal konusunda da Avrupa’da ismimiz biliniyor“ dedi. Demir, Çeşme turizminin bu kadar zenginliğe rağmen daha iyi yerlere gelmesi için elindeki değerleri geliştirmesi gerektiğini söyledi. Demir, “Yani Çeşme, elindeki değerleri uluslararası boyuta getirmesi gerekiyor. Bu ürünleri daha da geliştirebilirsek Çeşme turizmi çok daha iyi yerlere gelecektir. Bunun yanında bence Çeşme’de en önemli sorun ecremisil sorunudur. Ecremisil Çeşme’nin önünde kara perde gibi durmaktadır. Çünkü ecremisil bedelleri gerçekten çok yüksek. Bize `Bu işi yapmayın` diyorlar. Turizmimizi geliştirmek istiyorsak öncelikle ecremisil sorununun ortadan kaldırılması gerekiyor“ dedi.
Rahat ve güvenli
Çeşme’nin birçok konuda büyük bir zenginliğe sahip olduğunu belirten Pırıl Hotel Genel Müdürü Gürcan Bilek, “Bunların başında bence Çeşme için en güzel şey ulaşımın rahat ve güvenli olmasıdır. Çünkü havalimanından buraya ulaşım otoban üzerinden yapılıyor. Bunun yanında Tanrı hediyesi özellikleri ile Çeşme yerli ve yabancı turistlerin hayran kaldığı bir turizm bölgesidir. Çeşme’nin diğer turizm bölgelerinden farklı özellikleri bulunuyor. Mesela deniz içinden çıkan termal su Çeşme’nin en önemli zenginliğidir. Termal suyun yanında oksijeni, nem oranı ile de turistler burada bunaltıcı bir tatil geçirmiyorlar. Buraların meltemi gerçekten insanları ferahlatıyor. Sörf için de Çeşme’ye çok ciddi bir ziyaretçi akını oluyor“ dedi. “Çeşme bence turizmden istediği şekilde yararlanamıyor“ diye konuşan Bilek, “Bunun nedeni ise yatak sayısının azlığıdır. Çeşme yıllar önce her tur operatörünün tercih ettiği bir bölgeydi ancak bölge gelişmeye ayak uyduramadı. Şu anda Çeşme tesis sıkıntısı yaşamaktadır. Aslında bu da Çeşme’nin çarpık yapılaşmasına engel olmuştur. Ancak nitelikli yatak sayısını arttırması gerekmektedir. Sanırım Antalya yatırımcıları doyurdu. Yatırımcıların ve devletin yüzü bu tarafa döndü. Ben iddia ediyorum ki Çeşme 5 sene sonra çok çok daha iyi bir yerde olacaktır. Fitil ateşlendi. Çünkü Çeşme’deki farklılıklar hiçbir bölgede yok“ dedi.
Tarih : 27.07.2009
Yazan : Tuncay SEVİN





