Çeşme Gezisi ( Sedat ve eşi Nedime)
27 TEMMUZ 2005
Çeşme Gezisi – Paparazzi
İstanbul’dan yola çıkan grup, Sedat ve eşi Nedime (CBR XX 100 Süper Blackbird, ne uzun isim), hazzetmediğim grubun üyesi Aktan’ın kuzeni Kemal (VN 800), yine ismi lazım değil grubun üyelerinden Önder Dişli (Ağır Abi) ve eşi Funda (GS 1150) ile Mustafa (Mudotu) ve GS 1150’si, yeni evli çiftimiz Ömer Haluk Elçioğlu ve fahri kzıkardeşim
Kübra (Kız tarafıyım Ömer, bu değişmeyecek) GTI 306 ve elbette ben ve yolların kralı, estetik harikası, dağa tepeye dalabilen, sport ruhlu touring ejderhası DL 650 V Strom (ne motor be!).. Cuma akşam 1800 Yenikapı-Bandırma feribotuna atladık. Feribotta Bandırma grubundan mesja geldi, “Çok sıkı sağanak ve dolu yağıyor tedarikli olun.” Yapacak birşey yok, çıktık yola, ıslanarak ta olsa gideceğiz.
Bandırma’da yemek yeme planı yapılıyor ama ben ve Kemal yol almak istediğim
iz için grubu bırakıp (Sedat’a göre “satıp” ) yola devam ediyoruz. Ama planımız 140 km ilerde yemek molası verip grubu beklemek. Nitekim öyle oluyor, 140 Km ilerde Ceren Tur’da buluşuyoruz.
Yola gelelim. Hava kararmış ve yağmurlu. Aslında çok yorucu değil ama kamyon arkaları berbat. Motosiketler ve üstümüz çamur deryası, kaskın vizörünü eldivenlerle siliyoruz ama yağmur değilki mübarek çamur geliyor. Bu kısımları uzatmıyoruz. Bazı bayanlar Ömer/Kübra ikilisinin arabasına atlıyor, bizler de motorlarla. Ver elini İzmir.
Yağmur ve gece ikilisi kesinlikle tercih edilmemesi gereken bir durum. Yapacak birşey yok, o saatte kalabalık bir grup, yol da kalamayız. Makul bir hızda yolumuza devam edip gece 1:30 gibi İzmir’e varıyoruz. Zafer/Fulya Akçay ailesinde ben ve Sedat kalacak, Oytun/Şebnem Pınar ailesinde ise Önder ve Mustafa kalacak. Şebnem komşusuna fazladan yatak bile açtırmış grup kalabalık olabilir diye. Sedat yeni evlileri bırakmıyor, onalrla birlikte direk Çeşme’ye otele
gidiyorlar. Bizler de Zafer ve Oytun’lara..
Burada komik olan durum şu: Zafer ve Fulya’yı gece 0130’a kadar bekletiyoruz ama İzmir’e varınca
Inv – “Biz Kordon’da takılıcaz geç saatte geliriz”
Zafer – (Çıldırıyor) “Ulan söyleseydiniz yatar uyurduk”
Inv – (Pişkin) “Ee, yine yatın abi.”
Zafer – Peki
Ama 5-6 dk sonra ayıp oldu galiba deyip Kordon’da takılma planını iptal edip Zafer’i arıyorum.
Inv – “Peki kızma geliyoz”
Zafer – “Fesupannallah”
Meğer Zafer bir gün önceden nöbetçiymiş ve hiç uyumamış, Fulya ise sabah 0530 da kalkmak zorunda. O saate kadar bizi bekliyorlar. Geç geleceğimizi öğrenince pijamaları çekip yatıyor, 5-6 dakka sonra “Vazgectik geliyoz” deyince tekrar pijamaları cıkarıp bizi bekliyorlar. Eve vardığımızda Zafer’in suratı görecektiniz. Sırıtıyor ama dişlerini sıkarak . Allahtan Fulya var o beni korur. Nitekim güleç yüzüyle hemen biraları koyup yumuşatıyor bizleri.. 
Sabah uyanıp Önder’lerle buluşup direk kahvaltı. Oradan da Aktan ve Kemal’i de kandırıp asıl güzle yol olan eski yol üzerinden Çeşme’ye. Eski yol üzerinde Tepe Kahve’de mola;
Ardından yolu daha da uzatıp Ildır (Erythrai antik ismi). Ildır’da Sedat ve Ömer’ler ile buluşma. Çaylarımız, ıhlamurlarımız içip hep beraber Çeşme’ye basıyoruz, Önce otele eşyaları bırakıp yanımıza en keyifli eşyalarımzı alıyoruz, şort, bikini, mayıo, havlu, güneş yağı, terlik.. Ohh isimlerini saymak bile keyif veriyor. Dooğru Aya Yorgi koyu ve Paparazzi Beach Club.. Paparazzi girişinde evsahibimiz Bülent bizleri sımsıcak karşıladı.

Paparazzi’ye vardık ama kısaca açıklama yapalım nedir ne değildir diye. Reklama girmiyor kimse merak etmesin, çünkü reklama ihtiyacı olan bir yer değil. Sadece grubumuz üyesi bir dostumuzun böylesine hoş bir mekanı işletmesisinden gururlanıyor insan. Onu paylaşmak istiyorum. Paparazzi, Çeşme’nin en nefis koyu olan Aya Yorgi’deki 2-3 beach clubtan biri. Ama diğerlerinden farkı 1-2 yıl ün yapıp, tüm İstanbul’u kendine taşıyıp sonradan ismi cismi kaybolan bir yer değil. 20 yıldır aynı kişi, Bülent tarafından işletilen bir mekan. İskele ve sahile yerleşmiş iki bölümlü bir restaurant, tüm koya hakim bir bar, kendi kumsalı ve arka bölümünde çimlik alanda güneşlenmeve ense yapma bölümü şeklinde tabir edilecek bir bölüm olmak üzere 4 bölümden oluşuyor. 
Turkuaz mavisi ve beyaz temalı bir mekan, tuvaletlerinden barına, masa örtülerinden şezlonglarına kadar herşey beyaz ve turkuaz mavi. Çok keyifli bir yer. İşte bu yere dalıyoruz,
Bu andan sornası sadece zevk-ü sefa. Brialar geliyor, ufaktan birşeyler atıştırıyoruz, mayoları cekiyoruz üstümüze.. Bir tek şambiyelleirmiz eksik, aslında onlar da topcase içinde hazır ama Bülent’ten utnaıp şişirmiyoruz J Gördüğünüz gibi Gamsız Seyyah Zafer bana karşı sevgi dolu,
Akşam 1730’a kadar çocukalr gibi şen şekilde hoplayıp zıpladıktan sonra otele dönüyoruz.
Akşam Paparazzi’nin nefis yemeklerini ve manzarasını tadacağız. Kızların da motorcu kıyafetleri üstünden de olsa makyaj yapmaları gerekiyor. Otelde üs baş değişip bira Çeşme içi yürüyüş. Sağolsuın Zafer hiç yanlız bırakmadı bizleri. Arından da ver elini Paparazzi, gittiğimizde alacakaranlık basmış, ışıklar yanmıştı. Tüm havası değişmiş inanılma zkeyifli bir ortam doğmuştu. Hemen masamızı boşken çektik. Başında kimse oturmasın diye Aktan nöbet tutuyrodu :- )
Zarif evsahibemiz Özlem’i çekmeden duramadım. Hep mavi motosiklet kıyafetleriyle görecek değilsiniz ya!
Birar duble giriş için bir cin bri de campari atınca aşağıdaki görüntü bambaşka bir hal aldı gözümde,
Yeni evlilerimiz de damatlık ve gelinlikleriyle aramızdaydı elbette.. Tekrar ömür boyu mutluluklar size sevgili dostlarım,
Geç saatlerde artık tamam deiyp evli evine köylü köyüne gitti, çünkü Pazar sabah erkenden bu kez Paparazzi’nin çim keyfini yaşayacaktık.. Sabah Paparazzi’de kahvaltı edenler, hemen orada fırından çıkmış ekmekler, Bülent’İn annesinin yaptığı reçeller. Keyifliydi vesselam..
Çimlere öğlen vaktine kadar yayıldık. Kokteylleirmizi, biralarımız içtik, birazdna bir kısmımız ayrılacğaı için tatsızız ama yapacak birşey yok, Bandırma feribotu beklemez.


Saat 1230 gibi Bülent ve Özlem bizleir yolcu
etti, Önderler, Kemal, Mustafa ve yeni evlilerimiz Çeşme keyifne devam, takip eden gün Bodruma gidecekler. Onalrla da vedalaşıp Zafer ve Sedatlatr ile birlikte yola çıkıyoruz. İzmir’de biraz Kordon sefası ve doğruca Bandırma..
Bir gezimiz daha böylece sonuçlandı. Her dakikası dolu doluydu ve bir kez daha geziye doyamadan döndük.. Bu arada yolların şahı, sol şeritlerin padişahı, dağların hanı, ovaların küheylanı V Strom’um da 9000 km dedi bu geziyle..

