“Kavun değil ki, koklayıp da alasın”denir ya…

Çeşme kavunu

Çeşme kavunu, o tarife uymaz. Çünkü koklayarak veya altını yumuşaklığına bakılarak alınmaz.

Ne dışa vuracak türden kokusu vardır ne de dibi yumuşak olur.

Bu özelliğinden dolayı uzun süre dayanabilir.

Tavana asılıp, kış aylarında da yenebildiği için yörede “askı” veya “kış kavunu” olarak da adlandırılır.

* * *

Birçok yerel ve geleneksel değer gibi Çeşme kavunu tehdit altında.

Belki de Türkiye’nin en değerli kavunu, bilinçsiz ve daha kısa sürede daha çok kazanma hırsına kapılan üreticiler tarafında yok edilme noktasına getirilmiş durumda.

Bu konuda yerel yöneticiler ve tarım müdürlüğü ile ziraat odalarının ne düşündüğünü veya düşünüp düşünmediğini merak ediyorum doğrusu.

İyi bir üne sahip olduğu için İstanbul ve yurt dışına ihraç edilmeye başlayınca, bir çok üründe olduğu gibi, Çeşme kavunu da sulanma ve suni gübreden nasibini almaya başladı.

Oysaki bu kavun, özelliği gereği susuz yetişmektedir.

Sulama ve suni gübre kullanımı, tadını, aromasını ve dayanıklılığını olumsuz etkilemektedir.

Böylece kavun ilk darbeyi almış oldu. Bilinçsiz üretici bindiği dalı kesti. İhracat ve dış pazarı kaybetti.

* * *

Yörenin havası, toprağı ve güneşiyle kimliğini kazanan Çeşme kavununu başka yerlerde yetiştirme girişimleri başarısız oldu.

Aynı tohum (çekirdek) Ödemiş’te, Manisa’da ve Balıkesir’de aynı sonucu vermedi.

Ancak işin kurnazlığı ve kolaycılığını seçen bazı üreticiler, Çeşme kavununa ikinci darbeyi dışarıdan getirip satarak vuruyorlar.

Sözünü ettiğimiz sulu tarım yapılan yerlerde yetişen ve daha ucuz elde ettikleri kavunları pazarda ve yol boylarında “Çeşme kavunu” diye satarak hem kendi geleceklerine hem de bu ürünün şöhretine zarar veriyorlar.

Ününü duyup alan herkesin yediği kavunun Çeşme kavunu olmadığını anlaması mümkün değil.

Hele bir de tezgahta önceden kesilmiş Çeşme kavunundan bir dilim yiyerek tadına bakanın bu ayrımı yapması mümkün değildir.

Yani yediği kavunla aldığı kavunun farklı olduğunu bilmesi.

* * *

İşin açıkçası Çeşme denince Serdar Ortaç’ın hayranları ile ilişkileri ve Doğa Rutkay’ın plajda değiştirdiği bikinisinin akla geldiği bir ortamda kavunu korumadan söz etmek pek gerçekçi olmayabilir.

Ancak meraklıları için söyleyelim, halen Germiyan Köyü, Çiftlik ve Ovacık’ta gerçek Çeşme kavunu yok olmamak için direniyor.

Görüş / Engin Önen

ege@milliyet.com.tr

Yorum Yap