ÇEŞME VE FAİK TÜTÜNCÜOĞLU

Fotoğrafın akla getirdikleri… 

Gazetede bir fotoğraf vardı…

Görüntünün ortasında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal… Sağında CHP İzmir İl Başkanı Kemal Karataş, solunda ise Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu vardı. Politika ile ilgilenenlerle, siyasiler bu fotoğrafın önemini bilirler…

 

İzmir ziyaretini gerçekleştiren, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, Dalyan Mahallesi Sahil Çevre Düzenlemesi’nin açılışını yapmak üzere,  Çeşme’ye gelmişti.

 

Baykal toplanan halka, Çeşme’nin yapılan çalışmalarla Türkiye’nin en iddialı turizm kenti haline geldiğini belirterek, “Başkanımız Tütüncüoğlu yapmış olduğu çalışmalarla Çeşme’nin çehresini değiştirdi. Tüm çalışmalarından dolayı kendisini kutlar başarılarının devamını dilerim” dedi.

Başkan Faik Tütüncüoğlu’na yapmış olduğu çalışmalar için teşekkür eden Baykal konuşmasını şöyle sürdürmüştü: “Çeşme’nin alt ve üst yapı sorunları kalmamış. Başkanımız yapmış olduğu çalışmalarla tüm sorunlara el atmış ve çözmeyi de başarmış. Kendisini tebrik ediyorum.” 

Mübarek Ramazan ayında olduğumuzdan, Baykal’ın konuşmasından çıkardığım şu cümleleri de  sizinle paylaşmak istiyorum: “Şimdi tarikatlı tarikatsız tartışması çıkardılar. Bunlar çirkin oyunlar. Bunlar büyük tuzak. Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz. Hepimiz kardeşiz hepimiz Müslüman’ız. Çekil aradan senden mi öğreneceğiz İslamiyet’i Allah’ı.

 

Sana Çeşme’den bir daha sesleniyorum, gel dokunulmazlığı kaldıralım. Tamam Anayasa’dan kaldırmayalım Milletvekillerininkini de kaldırmayalım. Sadece seninle benim dokunulmazlığımı kaldıralım, bak nasıl oluyor temiz eller operasyonu.”.

Bu paragrafların yorumunu da size bırakıyorum. 

 

Çeşme’nin oylarında gözleri var 

Her seçimde olduğu gibi önümüzdeki seçimlerde de, Çeşme’nin oylarında iktidarın gözünün bulunduğunu belirten Başkan Tütüncüoğlu, “Biliyorsunuz, seçim kurulunda mükerrer oyları tamamen ortadan kaldırıyorlar. İki yerdeysen, basıyor bir yere soruyor, olay bitiyor. Burada kötüye yormak istemiyoruz ama bazı seçmenleri, oy kullanmaktan alıkoymaya çalışıyorlar. Bu ise kişilerin en önemli haklarından bir tanesi oy kullanma hakkını, anayasal hakkını elinden alıyor. Çünkü kişi başka yerde de oy kullanamıyor. Çeşme’den çıktıktan sonra ne İstanbul’da, ne İzmir’de ne de Türkiye’nin başka bir yerinde kullanamıyor…” 

 

Orantısız nüfusa rağmen 

Kışın  30 bin civarında olan nüfus,  yaz aylarında 400 bine çıkıyor. 10 kattan fazla.  Yazın cumartesi veya pazar günleri Çeşme’ye 70 bin civarında araç girer, bu otobandan girdiği için sayılabiliyor. 70 bin araç ise 280 bin kişi olarak hesaplanıyor.

 

Tütüncüoğlu söyleşide şunları açıklıyor: “Bu nüfusa karşı Çeşme’deki seçmen sayısı ise 15 bin 300 civarında. Bunun da büyük bir kısmı Sosyal demokrat seçmen. Eğer burada bir silinme olursa, ki bunu dedikodu olarak kabul ediyoruz. Yani CHP’li seçmendir. Öteki partilerden mesela AKP’yi verecek olursak 1300 civarında seçmeni var. Ama 1600 kişi silindiği veya dondurulduğu zaman, bundan en fazla etkilenecek olan sosyal demokratlar, yani CHP etkilenecektir. Bunun da olmaması lazım. Zaten Yüksek Seçim Kurulu da söylüyor, ama ilçe seçim kurulunda böyle bir uygulama var.”

 

Kulislerde, seçmenin oy kullanma hakkının dondurulmasını en kesif olarak yaşayacak yer ise “Çeşme” olarak gösteriliyor.

 

Çeşme’ye 12 ay turist taşıyacak “termal turizm” konusunda ise Başkan’ın söyledikleri şöyle:

“Termal suyumuzun araştırmaları yapıldı. Bir çok hastalığa iyi geliyor, termalin yanında çamurumuz var, her ikisi de güzelleşmede çok yararlı oluyor. Bizde, termal denizin içinde. Dünyada ender görülen deniz içi termal turizmimiz var. Sadece iki ülkede böyle olduğu söyleniyor. Termal turizm Kuzey Avrupa ülkeleri, İsveç, Norveç, Finlandiya, Danimarka, Hollanda, bu bölgeler için bizim termalimiz çok verimli bir yer. Geliyor hem termalde hayatını kazanıyor, eğer bayanlar da gelirse güzelleşiyor, aynı zamanda tatilini de yapmış oluyor ki, bulunduğu yerde harcayacağı paranın yarısını harcamış oluyor.”

 

Geçenlerde evvela Hollandalılar, sonra Ruslar bu güzel kentimize geldi. Termal konusunda yatırım yapmak istiyorlar. Sonra orada bunu sigortalar temin ediyorlar. Muayyen yaştan sonra 15 günlük kür veriyorlar. Bu ihalelere girip alıp bunu yapmak lazım. Onun için de Çeşme’de de termal turizm kür merkezlerini kurmak lazım. Belediye, Çeşme’nin hemen hemen tamamına yakın yerde otellere sıcak suyu, termal suyu verdi. Ama bu noktadan sonra otelcilerimiz, yatırımcılarımız termal tedavi kür merkezini kurup Avrupa’daki sigortalıların, varsa emekli sandıklılarının ihalelerine girip buraya getirmeli… 

 

İzmirli, hep Çeşme’yi seçiyor 

Bir hatırlatma daha yapayım….

İzmir’in duayen sanayicilerinden Selçuk Yaşar bir ara “Çeşme yüzünden İzmir ilerlemiyor…” tezini ortaya atmış ve çok tartışılmıştı. Çünkü; İzmirli sanayiciler ve özellikle çocuklarının tatillerini ve yaz aylarını Çeşme’de geçirmelerini buna gerekçe olarak gösterip, “İşlerinin başında değiller” demişti.

 

Haklı veya haksız, ama bir gerçek var o da şu:

“Çeşme ile İzmir arası en fazla 35 dakika ve riski olmayan bir yol. Üç gidiş, üç geliş. Gayet rahat. Yani bugün İzmir’in içinde Konak’tan Karşıyaka’ya ya da Bornova ve Buca’ya gitmektense, Üçkuyular’dan Çeşme’ye gelmek çok daha rahat.” 

 

Para hep başka şehre gidiyor 

Türkiye’nin bir çok yerlerinde olduğu gibi Çeşme’de de su sıkıntısı var. Bu nedenle Başkan, “ Suyu ikinci defa kullanalım…” diyor.  Bu konuda söyledikleri ise şöyle:

“Turizm Bakanımız Çeşme’de Altınyunus Oteli’nde yaptığı bir toplantıda dedi ki, ‘Ben 36 milyon dolar hibe olaraktan turizme yatırım yaptım.’

Biz de sorduk: ‘Çeşme, turizm merkezi mi?’, ‘Evet’ dedi. Yine sorduk: ‘Öyleyse bize ne yaptınız?’

 

Bütün parayı öğrendiğimize göre Antalya’ya vermiş, Antalya, şehir içinde kullanmış bunu.

Dedi ki; ‘Siz projelerinizi getirin, ben yüzde 50’sini vereceğim.’

Bu sözleri bütün basının önünde söyledi… Tekrar ettik ve projelerimizi hemen getirdik. Yılbaşından evvel getirdik. Bugüne kadar da bekliyoruz, hala verecek diye. Vermezse yine burada da söyleyeceğiz. Eğer vermezse, bu demektir ki, ayrı bir uygulama. Biz neyi getirdik? Tam arıtmayı getirdik. Bizim deniz deşarjımız vardı.

 

Bu suyu tam arıtma yaptıktan sonra, golfte kullanacağız. Eğer biz, zengin turistin gelmesini istiyorsak, su yoksa, bu suyu kullanmamız lazım. Bu suyu çim sahalarda kullanacağız…” 

Antik çağda Kyssus adıyla anılan Çeşme’nin bugünkü adını denizcilerin su temin ettikleri “çeşme”’lerden aldığı sanılıyor. Çünkü Çeşme’nin en önemli özellikleri içme suyu ve limanıdır. Son derece korunaklı bir limana sahip Erythrai’nın Mısır, Kıbrıs, ve batı ülkeleri ile ilişki kurduğu ve ticaretini geliştirdiği biliniyor.

 

Çeşme’yi Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri yapmanın birinci amaçları olduğunu belirten Tütüncüoğlu, “Jeotermal Enerjisi, barajı, üniversitesi, altyapısı, yat limanları, feribot iskelesi, plajları ile Türkiye’de ve Dünya’da layık olduğu yere getirme arzusundayız.” Diyor. 

 

Görüntü güzelliği ve halkın ekmeği 

Çeşme’de yolların orta refüjlerine yapılan peyzaj çalışmaları ile güzel bir görünüm kazandırılıyor. Orta refüjlerine dikilen çeşitli bitkiler yollara adeta bir park görünümü kazandırıyor.

 

Eski mezarlık yanındaki Belediye deposunun olduğu alana Çeşme Belediyesi tarafından ekmek fabrikası yapılıyor. Yapımına 12.09.2007 tarihinde başlanan fabrikanın yapımı büyük bir hızla devam ediyor. Ekmek fiyatlarını dengede tutma konusunda etkin bir rol oynaması beklenen ekmek fabrikası 600 m2 alana inşa ediliyor. Günde 40.000 ekmek kapasitesine ulaşabilecek olan ekmek fabrikasının kısa süre içinde bitirilip hizmete girmesi ile halkımıza ucuz ekmek satışına başlanacak. Tabii ki bu da halk tarafından memnuniyetle karşılandığı gibi, bir an önce hizmetin başlaması dileniyor. 

 

Köpekler de emin ellerde 

Yalnız belediyelerin değil, tüm insanlığın en büyük sorunlarından birisi de sokak köpekleri… Daha doğrusu yazın beslenen, kışın ise sokağa bırakılan canlılar.

 

Bir zamanlar bunlar belediyelerce topluca itlaf ediliyor, yani zehirlenerek öldürülüyordu. Şimdi buna yapmak kolay mı? Yalnız “hayvansever”leri değil, bizleri de karşılarında buluyorlar.

 

Bunu da Faik Tütüncüoğlu’na hatırlatarak sorduk ve şu yanıtı aldık:

“Çeşme Belediyemizi; hayvanlara da değer vererek, onlara sahip çıkıyor. Ben sizin aracılığınızla yazlıkçılara şöyle sesleniyorum: çocuklarınıza oynasın diye aldığınız bir süre sonra da sokağa bıraktığınız köpekler şimdi bizim barınağımızda. Onlar her ne kadar iyi bakılsa da terk edilmenin travmasını yaşıyorlar. Lütfen onlara bunu yapmayın. Ölünceye kadar bakacaksanız sahiplenin.”

 Şu anda Sahipsiz Köpek ve Kedi Rehabilitasyon Merkezinde 100’ ün üzerinde köpek bakılıyor…

 Şimdi bu kadar yazı ve konuşmadan sonra boğazımız kurudu, izin verirseniz “Çeşme’ye gidip bir bardak su içeyim…”

 FAİK TÜTÜNCÜOĞLUTabii ki bu da, bizim küçüklüğümüzden beri yaptığımız bir şaka… Yani Çeşme’yi yeni değil, yıllardır bilen ve tanıyanlardanız… 

 

 

Yorum Yap