Eylül`de Çeşme… Yalan oldu!
Çeşme yıllardır İzmir iş dünyasının gündemindedir. Rahmetli Mazhar Zorlu Çeşme`nin İzmir ticaret hayatını eksi yönde etkilediğini o yüzden `yakılması, yıkılması` gerekliliğinden bile bahsetmişti Profesyoneller bile yazın İzmir`de müşteri ziyaret programlarını ona göre belirlerler. Pazartesi erkenden randevu alamazsın. Çarşamba öğlene kadardır. Cuma riskli gündür sabahtan bulabilirsen ne ala.
`Neredesiniz?` Çeşme`deyim. İnanılmaz bir döngüdür bu. Okullar kapanır yavaş yavaş taşınma başlar. Bazı aileler erken taşınırlar ama üniversite sınavı tam bir milattır. O tarihten sonra tam kapasite dolar. Derken Ağustos`un sonu gelir ve o evlere küsülür. Bir hız kapatılan evler sanki bir daha açılmayacakmış gibi terk edilir ve hep denir ki `aslında en güzel ay Eylül`dür. Çok az aile Eylül`de Çeşme`de kalır. Görece Türkiye`deki yazlık yerlerle karşılaştırıldığında Çeşme sezonu en kısa olan yerdir belki de. Suyu mu kötüdür rüzgarı mı serttir?
Hiç biri değildir. Halbuki oksijeni daha boldur denizi daha güzeldir ama nedense alel -acele terk edilir. Bu yüzdendir ki bir çok işletme hemen hemen her yıl sahip değiştirir. Çünkü yapılan yatırımların bir sezonda geri dönmesi neredeyse imkansıdır. Uzun soluklu düşünmek gerekir ama çağımızın bence en büyük hastalığı sabırsızlıktır. İşletmeci sabredememektedir. Bu sabırsızlık fiyatlara yansımakta ve sonuçta bu yaz bir çok köşe yazarının konuyu işlediği gibi Çeşme ve Alaçatı`pahalı` yerler olarak anılır.
Ağustos ayının sonlarına doğru Çeşmeli işletmeciler bu güzel beldenin sadece yaz aylarında değil Eylül`de de çok güzel olduğunu söylediler. Hem de organize olarak Çeşme çarşısında yürüdüler, dikkatleri üzerlerine çekmeyi başardılar. Her tarafı broşürlerle donattılar t-shirt giyip dolaştılar. İlanlar yaptılar, meğer hepsi palavraymış.
Çok arkadaşım beni aradı ne güzel Eylül`de de geliriz dediler. Geldiler ve hep beraber gördük Çeşmeyi Eylülde. 10-11 Eylül hafta sonu plajlar hem otopark hem de giriş parası alıyor. `Kaç kişi var içeride?` diye sordum `6` dedi. `Bu ne parası böyle patrona söylemiyor musunuz?` dedim. `Ağabey söylemez miyiz ama kesin alacaksınız` diyor zaten yarın da kapatıyoruz deyince` yok artık daha neler` deyiverdim.
Hani Eylül`de Çeşme başka olacaktı. İşletmeler açık olacak bizler de görece daha az kalabalıkla çeşmede zamanımızı geçirecektik. Bir de bazı restoranların geçen pazartesi (12 Eylül) kapanacağı duydum ve şöyle bir düşündüm. Eylül`de Çeşme başka olacak diye sokakta yürüyen bu insanlar değil miydi. Bu işletmecilerin basılan broşürlerde isimleri yer almıyor muydu?
Bu davranışı bana sosyologlar mı yoksa psikologlar mı açıklayabilir bilmiyorum ama ne derlerse desinler. Bu kadar inançsızca yapılmış daha başka bir hareket inanın ben duymadım.
16.09.2005



